Çin astronomisinin modern bilimde rol oynayan bir yönü de, Güneş lekelerinin ortaya çıkmasıyla ilgilidir. Normal şartlar altında insanlar çıplak gözle Güneş' e bakamazlar. (Asla bunu yapmaya çalışmamalısınız.) Ancak Kuzey Çin' de, ışığı Güneş diskinin gözlemlenmesine izin verecek kadar engelleyen toz fırtınaları vardır ve yaklaşık M.Ö. 200'den itibaren Güneş'te görülen lekelerin kayıtları bulunabilir.
Sayfa 44 - Ketebe·Kitabı okudu
Alıntı
BÜYÜKLERİN EN BÜYÜĞÜ “GAZİ M. KEMAL"E
Yüzyıllarca süre zavallı Türk, gaddar sultanların ökçeleri altında ezilmiş, galip geldiği zamanlarda fethettiği beldelerde bile kötü idarelerin perişanlığından ve acz ve gafletten mağlup zilleti çekmeye mahkûm bırakılmıştı. Bütün hayatında bir kürek mahkûmu sefaleti ile beli bükülmüş, uğursuz baskı zinciri ile sürüklenerek tek bir nefes alamamış, tek bir gün görememişti. Nihayet son savaşın feci hezimeti onu bütün bütün kırdı, bütün bütün yıktı. Hiçbir milletin görmediği kahredici medetsizlikler, yırtıcı çaresizlikler göğsüne yığıldı. Öyle belalar ki en metin, en dayanıklı milletleri hemen yıkarlar ve mutlaka ezerlerdi. Türk'ü de pençeleri altında baş aşağı ve hayatsız bıraktılar; harap ve kahrolmuş yere serdiler. Artık tükenme ve dağılma mutlak ve muhakkaktı... İşte doğar doğmaz etrafına harikalar ve mucizeler saçan güneş gibi sen o zaman bu karanlık içinde doğdun; ve ancak o zamandır ki başında bir kahraman görünce tarihin kaydetmediği büyüklükleri hiç yoktan ortaya koyacak bir tabiatta yara- tılmış Türk kendini sana kavuşunca buldu. En kuvvetli milletleri yıkmış, harap etmiş bir savaş ve mağlubiyetten sonra bir işaretinle tekrar canlandı; bir emrinle tekrar dikildi ve nefes alamayacak sanılırken tekrar savaşa başlayarak muzaffer oldu. Yokluktan varlıklar çıkardın. Dahiyane usüllerinle düşmanı avucunun içinde kıstırarak ezdin ve mahvettin. İşte Türk bu ilahi zaferinle vücut buldu ve senin sayende yaşıyor. Bizi kurtaran sensin ve bugünkü Türk'ü tam olarak sen yarattın. En hakikî ve en sade anlamıyla bir mucizenin üstün eseri olan bu kurtuluş ve zaferi ileriki nesillerin hafızasına işlemek ve tespit arzusuyla yazdığım bu romanın ilk sahifesine perestişkârın ve minnettarın bir yazar sıfatı ile takdis makamında senin yüceltilmiş ismini yazmaklığıma izin ver sevgili
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Büyüklerin En Büyüğü Gazi M. Kemal'e...
Alıntı
A r a ç v e A m a ç . - Sanatta amaç, aracı kutsallaştırmaz: ama kutsal araçlar amacı kutsallaştırabilirler.
KAPIYA KADAR GELİP GERİ DÖNENLER...
(...) Ve Bernard Shaw: “Eğer İngilizler dünya üzerinden insanlığı felâkete sürükleyen idealleri kaldırmak, insanlığı felâkete ve sefalete çeken çirkinlikleri önlemek isterlerse, bir tek çareleri kalmıştır: Hazret-i M…….‘e sarılmak, O’nun izini takib ederek Kur’ân ahkâmına sahib olmak…” Bunlar, Batı’nın içinde, zaman zaman görünüp kaybolan ışıklar; söylendiği ânda çok büyük etkiler yapmayan, belki o ân için unutulup giden, ama yıllar sonra, yüzyıllar sonra tesiri görülmeye başlanan sözler… Yüzyıllar içinde birçok Batılı, İslâm’ın kenarına kadar gelip gelip geriye döndü: Goethe‘den Kaptan Cousteau‘ya, Cervantes‘ten Carlyle‘a kadar niceleri… Hiçbiri kapıyı aralayıp da içeriye giremedi. Ama 20’nci yüzyılın ikinci yarısına, tam da İslâmiyet'in yok olduğunun sanıldığı çağa gelince, birden sökün etti İslâm'laşma…
İSTİKBÂL İSLÂMINDIR -Denenmemiş Tek Nizâm-, 18 Aralık 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Batının Buhranı
Gerçek bende nefes darlığı yapıyor. E. M. Cioran
Alıntı