George Orwell1984 Devletsiz Toplum anlayışını birçok düşünür ve filozof geçmiş yıllarda bunları sayfalara kitaplara dökerek bizlere aktarma gayreti içerisinde bulunmuşlardır , pek çoğumuz bunlara uygun kılıf bularak ütopya olduğunu bilmemize rağmen sempati ile yaklaştık.
Bu seferde ters bir anlatım şekliyle baskılı ve otoriter devletli toplum anlayışının bizlerden ne kadar uzak ve insan yapısına zor gelen yanlarını George Orwell bizlere 1984 kitabında büyük bir trajediyle gözler önüne seriyor. Kapitalizm ve sosyalizmin adeta mutlak güç olma arzusu ile dünyaya saldığı ideolojik fikirlerin birbiriyle çekişmeli savaş döneminde George ; her iki ideolojinin de birbirinden farkı olmadığını her ikisinin de insan doğasına yapılmış açık bir savaş olduğunu tüm cesareti ile gösterme gayretinde bulunmuştur .
Tüm ideolojiler gibi güncel olayların ve ortaya çıkan yeniliklerin bu ideolojilere dönüştürme fikirleri o gün ve bugün devam etmektedir, kitabı sosyalizm yanlıları ve kapitalist düşünürler kendi lehine yazıldığına dair kanılar ortaya atsa da Orwell her iki ideolojinin de insanların zararında öte olmadığını söylüyor.
Geleceğin teminatı olan geçmişi silmek sadece iktidarı ayakta tutan bir eylemden başka bir şey değildir . Kelimelerin anlamlarıyla oynamak geleceğe müdahale olduğunun farkına varan Winston ( kahramanımız ) müdahil olduğu mevcut durumdan sadece küçük not defteri ve düşüncelerinin olduğunun farkına olan ama umudunu asla yitirmeden elinden kalan sadece düşünceleri ve hisleriyle tüm bu sistemi ortadan kaldırmaya kendine söz vermiştir , küçük bir not defteri ile neler yapabilirdi ki.?
Julıa ile tanışana kadar güven duygusunu kaybetmek üzere olduğunu dahi anlayamayacak kadar baskılı bir otorite karşısında ne yapabilirdi =?
Düşünmenin bile suç sayıldığı bu ortamda tek