Hayatın her saniyesinde upuzun bir ağlayan insan kervanı, bir de daha küçük bir gülen insan kervanı var. Ama üçüncü bir kervan daha var - artık ağlamayanların ve gülmeyenlerin-ki. Üçü arasında en hüzünlü olan da o. Ondan söz etmek istiyorum.
Kimi zaman insanda "hayvanca" bir zalimlik olduğundan dem vurulur, ama hayvanlara yapılan korkunç bir haksızlık, bir hakarettir bu. Bir hayvan asla insan gibi zalim olamaz; böylesine ustalıklı, böylesine sanatsal bir zalimlik insanda olur sadece. Bir kaplan yalnızca parçalayıp kemirir. İnsanları kulaklarından duvarlara çivileyip gece boyunca öylece bekletmek, bunu yapabilecek olsa bile aklının ucundan geçmez.
Ama yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince, bunun yarın yapılabileceği söylenir, ama bu da berbat bir şeydir, çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz?
Köprü
bir kolye gibi
duruyor üstünde
ırmağın.
Irmak
azgın bir köpek
köprü tasması onun...
Eşeğine binmiş bir köylü
geçiyor köprüden
salına salına.
Bütün benzetmelerin
canına
okurcasına.