Yaprak Dökümü
Puan vermedi·160 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2025 13:19
Ali rıza bey aldığı maaşıyla kıt kanat geçindirmeye çalışan altın yaprak anonim şirketinde altmışiki lirayla geçinemeye çalışan bir memurdur Fakat aldığı maaş iki küçük kardeş ve hastalıklı annesine yetmeyeceğinden dolayı istafa eder. Daha sonra dahiliye kalemlerinde 30 yaşına kadar çalıştı… Belkide ölünceye kadar orda kalacaktı fakat annesini ve kardeşini 2 ay arayla kaybetti bundan dolayı İstabula göç etmiştir. Evlendiği zaman kırkına yaklaşmıştı Hayriye adında ağır başlı bir hanımla izdivaç kurmuştu arada yedi sene geçti birbir ardı sıra beş çocuk dünaya geldi.. Aradan zaman geçer oğlu Şevket müsakabayı kazanmış yüz lirayla bir bankaya memur olmuştu. Bunun şerefine önceden söz verdiği hindiyi kestiler mutlu bir akşam yemeği yediler babası Bende sonra tahtıma sen geçireceksin değip oğlumu başa Almıştı bile.daha sonra Şevket ve Ali rıza bey konuşur benim maaşım artık yetmiyor yardımcı olurmusun der oğluda memnuniyetle değip baba oğul sarılır aradan zaman geçe şevket ferhunde hanımla evlenir eve yerleşir Ali rıza bey şevketi evlendirdikten sonra kızları Fikret,Leyla,Neclayı hayırlı kısmet bulmak için arayışa geçer Fikret’i adapazarılı biriyle Evlendirir. Ev dahada sakinlemiştir fakat ferhunde asla durmaz sürekli gürültü çıkartmaya çalışır ortalığı bozar daha yetemezmiş gibi kocasın hırsızlık yaptırıp şevketin 1.5 yıl hapse düşmesine sebep olur.. Daha sonra dışarıya gidip gelmemeye başlar o gün mektup yazıp şevketi terk eder..leylayı’da suriyeli yaşından çokça büyük Abdülvehhap adında birine nişanlarlar fakat bir gün yolda yürürken erkeklerle münasebet etti diye araları açılır ayrılır Abdülvehhap bu seferden kardeşi neclayı ister aile bunu kabul etmez lakin kızı necla kabul ettiğini babasına iletir Leyla bunun üzerine bayılır evde gürültü patırdı eksik olmaz necla
Kitap Alıntısı
Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 201636,2bin okunma
Puan vermedi·460 syf.··
2023 4. kitabı
İnsani anlama ve yorumlama açısından ele alınacak bilimlerden biri de şüphesiz ki antropolojidir. Hatta antropoloji yer yer tehlikeli bir bilim haline bile gelmektedir. Hal böyle iken insanların antropoloji hakkında doğru bilgi sahibi olması oldukça elzem bir durma gelmektedir. Kitap esas itibariyle kadını konu almıştır. Kitabın hemen başlarında dimorfizm terimi göze carpmaktadir. Dimorfizm türleri şekilleriyle ayırt etmek anlamına gelir. Kitapta dimorfizm örnekleri daha önce sahip olduğumuz genel geçer bilgileri biraz sarsıcı nitelikte. Misal büyük, güçlü vs vs bireyler dişiler tarafından daha da uygun görülmektedir algısı. Elbette bu tür bireyler dişlerin ilgisini çeker lakin bu durum genelleme olarak karşımıza çıkamaz. Nitekim primat sınıfındaki bazı hayvanlarin dişileri güçlü büyük olan alfaya karşı ilgi göstermezler (cinsel birleşme bağlamında) onun yerine kendilerince uygun erkeği seçerler. Alfa olan büyük güçlü olan tür bireyi sadece kendi klaninda koruyucu görev üstlenir. Dimorfizm yüzünden eşlerin büyük ve güçlü olana meyil göstermesi kitapta yanlışlanan durumlardan biri. Avcı toplayıcı döneme değinen kitapta kadınların toplayıcı erkeklerin ise avcı olduğu kanısı eleştirilmektedir. Ele alınan makalede böylesi bir yargının yanlış olduğu dile getirilir. Böylesi bir ayrımın yapılanmayacagini dile getirir. Böylesi bir ayrımın zaman icinde kadını ikinci plana ittigi dile getirilir. Bu durumun dile bile yansımasına şahit olmaktayiz. Günümüzde bile sen erkeksin yaparsın sen kadınsın otur oturduğun yerde gibi söylemleri zaten hepimiz biliyoruz. Bu durumun nesiller boyu devam ettiğini dile getiren kitap bu şekilde kadınlari tahakküm altına aldığını dile getirir. Dilin sosyolojiye ve kültüre yansıma biçimi olarak insanlar yanlışlarıni devam ettirmektedir. Yazar
Kadın AntropolojisiRayna R. Reiter · Dipnot · 201440 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ve belki de sen kitapları okuyarak, yaşadığına inanıyorsun!
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2022 21:12
Küçük kitapları sevmemin sebeplerinden biri de gereksiz büyüklüklere baş vurmamaları.küçük kitaplar hiç büyümezler hep aynı kalırlar.büyüdükçe bir şeylerin çirkinleştiğini biliyorum.. Küçük bir kaç hikayeden oluşuyor.sancılı bir varoluş sıkıntısı geçen bir gencin yaşamın anlamsızlığını,her şeyi,yarın için diyen insanların bu iki yüzlülüğünü gördükçe kendi içinde kendisini nasıl yok edebilecek düşüncesiyle içsel bir savaşın azabını çekiyor,intiharın bir uçurumdan atlamak,yada silahla kafasına sıkmak olmadığını.bu şeylerin insanın hayatını sevmediğiyle değil beğenmediğiyle alakalı.kafada kendini öldürmenin hazzı başka bir şey, hiç gelmemişsin hiç varolmamışsın evet bunu yapabilirim! “kendimi kafamda silerek yok edebilirim” bedenime ve yaşama ihtiyacım yok…sizin bu kaçan aynaya doğru koşuşunuza yalnızca şeytanlar güler! KİMSİN SEN Eğer yaşamım size böylesine gerekliyse," dedi, "onu size anlatmakta hiç güçlük çekmeyeceğim, tam anlamıyla yalın olduğu için daha da kolay olacak bu. Otuz beş yıl önce,hali vakti yerinde, dürüst, hakkında iyi düşünülen bir ana babadan doğdum. Babam memurdu, annemin düşük bir geliri vardı. Tek çocuktum, altı yaşımda okula başladım. On bir yaşımda ne çok ne az çalışarak ilkokulu bitirdim. On bir yaşımda ortaokula girdim, onaltımda liseye, on dokuz yaşımda üniversiteye gittim, yirmidördümde ne fazla zeka ne de umarsız bir aptallık belirtisi göstermeden mezun oldum. Mezun olunca babam demiryollarında bana iş buldu, nişanlımı tanıştırdı benimle. İşim günde sekiz saatimi alıyor, birazcık bellek, biraz da sabırdan başka bir şey gerektirmiyor. Maaşım her altı yılda bir kendiliğinden iki yüz liret artı-yor. 64 yaşıma geldiğimde, 3453 liret 62 kuruş geçecek ellime. Nişanlım bana uygundu, onunla bir yıl sonra evlendim. Aramızda hiçbir zaman gereksiz
Kaçan AynaGiovanni Papini · Kırmızı Kedi Yayınları · 20161,639 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2021 18. kitabı
Merhabalar, Nereden başlasam bilemiyorum çok fazla söyleyecek söz var. Öncelikle kişisel gelişim kitaplarını pek okumadığımı çünkü okuduklarımın bana pozitif enerji değil de nötr hatta zaman kaybı olarak görürsem negatif enerji verdiğini belirtmek isterim. Bu kitabı yazar insanı ileriye taşıyacağını düşünerek meditasyonlar, kendi içsel sesi dinleme, sevdiğin işi yapma gibi tavsiyelere bol bol ağırlık vermiş. Evet gerçekten söylediklerini yaparsanız bence de iç huzuru yakalayabilirsiniz. Kitap diyor ki 'sen çok yoğun çalışsan dahi 10 dk bile olsa kendini rahatlatacak bir şekilde içine dön'. Hayatını buna göre ayarla diyor pozitif ol diyor. Ve sevdiğin işi yap diyor. Sevdiğin işi yap cümlesine kıl oluyorum. Bu cümle Türkiye'de çöp gibi bir cümledir. Çünkü en yakın örnek kendimden vereyim. Ben sevdiğim bölümü okuyup kendi mesleğimin işini yapıyorum, böyle olması benim yüzümde bin bir çiçek açtırmıyor ama ne yazık ki. Sevdiğiniz işi yaparken işveren kaprisi, müşteri kibri, maaşım bu ay yetecek mi, faturayı ödeyebilecek miyim gibi şeyler düşünüyorum sürekli. Kendi işini kurmak da eh malum çok kolay değil. Neden eleştiriyorsun bu kadar diyen çok insan oluyor. Ben şu cümleyi kuracağım; her kitap her coğrafyaya uygun değildir. Özellikle bu tarz kişisel gelişim kitapları :) Yazım dili ve içerdiği bilgiler açısından kötü herhangi bir cümle kuramam. Sadece bana hitap etmediği için size tavsiye ediyorum ve ya edemiyorum da diyemiyorum. Eğer ki en büyük sorununuz içsel huzura kavuşmak ise evet tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
Ferrari'sini Satan BilgeRobin Sharma · Goa Basım Yayın · 200523,7bin okunma
7/10
·76 syf.··
2021 79. kitabı
İnsan unutandır ve insan unutulmaya mahkum olandır. Sayfa yedi. Annem çok sevinmelerin kadınıydı. Sayfa 12. Kuyruk sallardı, annemden kalma maaşım her üç ayın sonunda. Sevinirdi, kocaman bir kara kediyi okşamış gibi ellerim. Sayfa 15. Ama yazgısını yaldızlı çok amel kağıtları gibi, tırnaklarıyla düzeltemiyor insan. Sayfa 17. Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım! Sayfa 23 Uzaklara gittim uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin. Uzaklar seni ister, bak uzaklarda aşktan anlar bayım! Sayfa 24. Sözler… Bir yağlı urgandı acıyı boğmaya yarayan. Sayfa 29. Secde eden anlımı, bir şarap içen dudağımda öpmek istedim. Sayfa 37 Bazı yaralar yararlıdır buna inan,. Bazı yaralardan hızlandı kanla, kum geleceğin yıkanır. Sayfa 52. Cennete gitmek isterdim otostopla, cinnete kadardı tüm yollar oysa. Sayfa 53
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,4bin okunma
8/10
·590 syf.··
2021 97. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 14:40
Ahmet Ümit'ten 5-6 yıl önce Beyoğlu'nun En Güzel Abisi kitabını okumuştum. Fakat romanların siyaset veya siyasi düşünceler içermesini sevmediğim için bir daha okumamaya karar vermiştim. İstanbul Hatırası çok popüler olduğu için son olarak bir de onu okuyayım dedim. Kitap polisiye bir roman. Yazarın pek çok kitabının da(sanırım 7 kitap) başkarakteri olan Nevzat Başkomiser başkarakterdir. Yan karakterler Ali Komiser ve Zeynep(komiser olarak geçiyor mu tam hatırlayamadım ama polis). Nevzat ve Zeynep karakterlerini sevdim lakin Ali karakterini hiç sevmedim. Düşünceleri, peşin hükümlü olması, önyargıları olsun hiç mi hiç sevmedim. Olaydaki seri cinayetlere gelirsek, sonunu hiç beklemiyordum. Az buçuk polisiye roman okuduysanız, başta değinilen hiç bir şüpheli asıl suçlu olmaz. Bu düşünceyle olayı çözmeye çalıştım ama çözemedim. Daha dikkatli okusaydım belki çözebilirdim, bilemiyorum. Bir polisiye romana göre çok uzun geldi bana. Diğer okuduklarım genelde 350-400 olur ama bu kitap 560 sayfaydı. Oku oku bitmedi :D İstanbul'a hiç gitmedim, gidemedim. Gitmediğim bir yerin tarihini okumak sürekli gidip görme isteği uyandırdı bende. Keşke orada olsaydım okudukça olayın geçtiği yere ben de gitseydim dedim. İnşallah maaşım olunca giderim :) İstanbul'un ilk isminin de Byzantion olduğunu bilmiyordum, bu kitapla öğrendim. Geçen tarihi mekanların tarihlerini de bilmiyordum, efsanelerini veya hikayelerini okumak hoşuma gitti. Aslında ben tarih derslerini ve tarihi anlatan kitapları sevmem ama artık sevmeye başlıyorum sanırım. Güzel bir polisiye romandı, tavsiye ederim. İyi okumalar.
Edebiyat
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma