Küçük kitapları sevmemin sebeplerinden biri de gereksiz büyüklüklere baş vurmamaları.küçük kitaplar hiç büyümezler hep aynı kalırlar.büyüdükçe bir şeylerin çirkinleştiğini biliyorum..
Küçük bir kaç hikayeden oluşuyor.sancılı bir varoluş sıkıntısı geçen bir gencin yaşamın anlamsızlığını,her şeyi,yarın için diyen insanların bu iki yüzlülüğünü gördükçe kendi içinde kendisini nasıl yok edebilecek düşüncesiyle içsel bir savaşın azabını çekiyor,intiharın bir uçurumdan atlamak,yada silahla kafasına sıkmak olmadığını.bu şeylerin insanın hayatını sevmediğiyle değil beğenmediğiyle alakalı.kafada kendini öldürmenin hazzı başka bir şey, hiç gelmemişsin hiç varolmamışsın evet bunu yapabilirim! “kendimi kafamda silerek yok edebilirim” bedenime ve yaşama ihtiyacım yok…sizin bu kaçan aynaya doğru koşuşunuza yalnızca şeytanlar güler!
KİMSİN SEN
Eğer yaşamım size böylesine gerekliyse," dedi, "onu size anlatmakta hiç güçlük çekmeyeceğim, tam anlamıyla yalın olduğu için daha da kolay olacak bu. Otuz beş yıl önce,hali vakti yerinde, dürüst, hakkında iyi düşünülen bir ana babadan doğdum. Babam memurdu, annemin düşük bir geliri vardı. Tek çocuktum, altı yaşımda okula başladım. On bir yaşımda ne çok ne az çalışarak ilkokulu bitirdim. On bir yaşımda ortaokula girdim, onaltımda liseye, on dokuz yaşımda üniversiteye gittim, yirmidördümde ne fazla zeka ne de umarsız bir aptallık belirtisi göstermeden mezun oldum. Mezun olunca babam demiryollarında bana iş buldu, nişanlımı tanıştırdı benimle. İşim günde sekiz saatimi alıyor, birazcık bellek, biraz da sabırdan başka bir şey gerektirmiyor. Maaşım her altı yılda bir kendiliğinden iki yüz liret artı-yor. 64 yaşıma geldiğimde, 3453 liret 62 kuruş geçecek ellime. Nişanlım bana uygundu, onunla bir yıl sonra evlendim. Aramızda hiçbir zaman gereksiz