İbrahim

İbrahim
@maavim
Ey Allah'ım! Senden bizleri, kendilerini seçip tercih ettiğin, doğru yola ilettiğin ve hidayete erdirdiğin kullarından eylemeni dileriz. Bizleri zikrini ilham edip ismini unutturmadığın kimselerden kıl. Nefsinin şerrinden koruduğun, senden başkasını tercih etmesine izin vermediğin, yalnızca sana ibadet etmesi için kendine seçtiğin kullarından eyle. Allah'ın salat ve selamı, insanların en hayırlısı Efendimiz Muhammed Mustafa'nın ve ümmetlerin en hayırlısı olan ümmetinin üzerine olsun.
Sayfa 86
Din
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir süre tek tek insanları izledim. Şeriata uymakta ihmâlkâr davranan birine şüphesini sordum, inancını ve sırrını araştırdım. Ona dedim ki "Neden dinin emirlerini yerine getirmekte ihmâlkâr davranıyorsun. Eğer âhirete inanıyorsan ve onun için bir hazırlık yapmayarak dünya karşılığında âhiretini satıyorsan bu tam bir ahmaklıktır. Çünkü sen normalde iki liralık malı bir liraya satmazsın. Peki, nasıl oluyor da sonsuz olan âhiret hayatını sayılı günlerden ibaret olan dünya hayatına karşılık satarsın? Yok, eğer âhirete inanmıyorsan, o hâlde kâfirsin! İman talebinde ne kadar samimisin kendini gözden geçir. Bak, gizli küfrünün sebebi nedir? Zira bâtınen tuttuğun yol budur; zâhiren de cüretinin sebebidir. Her ne kadar mümin geçinerek güzel görünmek ve şeriatın adını anarak şereflenmek amacıyla küfrünü açıkça söylemesen de!"
Sayfa 73
Hayat ve İnsan
Eğer bir kimse keşfin sadece kitaplarda yazılı delillere bağlı olduğunu zannederse Allah'ın geniş rahmetini daraltmış olur. Hz. Peygamber'e (sallallâhu aleyhi ve sellem) "Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar" âyetindeki "açma (şerh)" kelimesinin manası sorulduğunda: "O, Allah'ın kalbe bıraktığı bir nurdur" diye cevap vermişti. "Bunun belirtisi nedir?" denildiğinde ise "Aldanma yurdu olan dünyadan sakınıp ebediyet yurduna, âhirete yönelmektir" demişti. Yine Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu konuda şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah mahlûkatı karanlıkta yarattı, sonra üzerlerine kendi nurundan serpti." İşte keşf bu nurdan istenmelidir. Bazı zamanlarda bu nur ilâhî cömertlikten dolayı taşıp akar. Böyle zamanları gözetlemek gerekir. Nitekim Hz. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) "Hayatınızın bazı günlerinde Rabbiniz'in kerem meltemleri eser. Dikkat edin ve bu lütuftan yararlanmaya bakın" demiştir.
Sayfa 26
Hayat ve İnsan
Oh, oh... Duyan da bir ordu geliyor diyecek. Kim konuştu? Dönüp bakıyorum. Karanfillerden biri. Kokusunu bilemiş, kızgınlıktan morarmış gözlerini belertip duruyor. Besbelli burnundan soluyor. Sesimi çıkarmayınca üsteliyor: - Sen daha dur. Başına neler gelecek. Otur bekle, parmağını kıpırdatma. - Ben aciz bir adamım, beli bükülmüş bir adam. - Eeee... - Ne yapabilirim ki?... - Mızmızlanma, hadi kalk, ezan vakti yaklaştı, minareye çık da şöyle bir ezan oku. - Okuyorum ya! Her zaman okuyorum. - Bizden başka sesini duyan yok, kimbilir nasıl okuyorsun. ................... - Ciğerini parçala, gözlerinden kan akıt, sesini değil kendini havaya savur. Bu karanfil delirmiş. Beni ne sanıyor? Çiçekleri bile zor zaptediyorum. Bıraksam hemen fırlayıp köşedeki bankaya saldıracaklar, önlerine çıkan arabaların camlarını tuzla-buz edecekler.
Sayfa 44
Hayat ve İnsan