İnsan ve İnsanlığın Kalmadığı Bir Gelecek
Puan vermedi·144 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 18:50
Okumakta çok geç kaldığım bu kitap, insanlığın geleceği hakkında hiç düşünmediğim olasılıklar tanıttı bana. En bilinir 1984, yeni cesur dünya gibi distopyalarda en kötü şekilde de olsa insanlığın devam ettiğini ve hatta orada yaşayan insanlar için yine ütopik denilebilecek hayatların olduğunu görüyoruz. Thomas More'un Ütopya kitabında ise bu sefer her şeyin mükemmel olduğu bir düzen görüyoruz. Ancak bu iki büyük türde de hepimizin aklında "insan" deyince oluşan kavramın aynı kaldığını görüyoruz. Hâlbuki Zaman Makinesi kitabında anlatıldığı gibi insan ve insanlık denilen şeyler gelecekte tamamiyle kaybolabilir. İnsan türünün yok olması ihtimali aklıma büyük bir savaş sonrası veya doğal afet sonrasında yer yüzünden silinmek şeklinde geliyordu. Ancak yok olmamız için bunlar tek senaryolar değil. Zaman Makinesi kitabında gördüğümüz canlı türleri 800.000 yıllarında yaşıyorlar ve insanların evrimleşmiş halleri bunlar. Görünüşlerinde insana benzer hiçbir şeyleri yok. Üst tabakada yaşayanların herhangi bir kötü duyguları da yok. Kötü tanımları yok. Nasıl bu tür oluştu, nasıl yer altında yaşayanlar ve üstünde yaşayanlar olarak ayrıldılar hiçbir şey bilmiyoruz. Okudukça ve bu türler hakkında bilgi sahibi oldukça insan olmadıklarını bildiğim için rahatsızlık duydum. Weena isimli küçük Morlock mesela yer altında iyiliği hayatında hiç görmediği için iyilik zaten onlar için var olmadığı için hayatını tamamiyle onu nehirden kurtaran bizim kahramanımıza adadı. Bu çok acı bir durum. Belki de insan olmasa bile içinde var olan, karşı koyamadığı sevgi ve bağlanma isteğini ortaya seriyor bu. Şimdi biraz kitabı anlatayım. Yer altında da üst tabakada da toplumda para, iş, ilişki ve cinsiyet bile hiçbir ayrım yok. Üst tabaka sadece geziyor, eğleniyor, zaman
The Time MachineH. G. Wells · Genç Destek Yayınları · 202537,2bin okunma
İnsanlığın Geleceği ve Sınıf Ayrımı: The Time Machine Yorumu
5/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 22:02
The Time Machine yalnızca bir zaman yolculuğu hikâyesi değil, aynı zamanda insanlığın geleceği ve toplum yapısı üzerine düşünmeye yönelten bir romandır. H. G. Wells, geleceği anlatırken aslında kendi dönemindeki sınıf ayrılıklarını ve sosyal sorunları eleştirmektedir. Romandaki Eloi ve Morlock karakterleri, toplumdaki eşitsizliklerin sembolü olarak görülebilir. Wells, bu iki farklı topluluk aracılığıyla sınıfsal ayrımların insan yaşamını nasıl etkileyebileceğini göstermektedir. Eserin temel mesajı, teknolojik gelişmenin her zaman insanlığın gelişimi anlamına gelmediğidir. Bu yönüyle roman, yalnızca bir bilimkurgu eseri değil, aynı zamanda toplumsal ve felsefi bir eleştiri niteliği taşımaktadır.
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,2bin okunma
Reklam
Analysis
9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
What is a truly good person? Who are they, and how can someone become a good person? A Clockwork Orange is a book that questions these questions for us The main character Alex is someone with bad habits who is far from goodness. As a result, Alex, who was imprisoned, was used in an experiment by the government.This experiment is a technique applied to make people better. This technique, which is applied to Alex, raises this question in the reader's mind: Is a person who cannot choose goodness of their own free will truly good? Many people choose to be good because of the fear of being excluded or the desire for social approval. It is debatable how moral this situation is. The book says that humans are like 'clockwork oranges.' A human is natural like a real orange, but a 'clockwork orange' is a human who acts like a machine because of outside pressure. According to this, if a person tries to be good because of social pressure or fear, they are not an organic human anymore; they have become a puppet of society. So, when Alex is 'cured' with this technique, he does not become a good person anymore; he just turns into a machine that is afraid of doing evil. At the end of the book, Alex gets free from this technique and, instead of being evil like before, he decides to be a good person by his own free will. This situation can be interpreted in many ways, such as maturity, a fatigue of evil, or the realization that being evil no longer contributes anything to him. Consequently in my opinion, true goodness is not an action forced by outside pressure; it should come from the heart by one's own free will.
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2025 34. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 21:40
Roman, Prens Rodolphe’un Paris’in varoş mahallelerinde kılık değiştirerek dolaşması ve kötülüğe karşı bireysel bir adalet dağıtması üzerine kuruludur. Rodolphe, hem aristokrat, hem gizli kahraman, hem baba, hem kurtarıcı rolündedir. Yazar, okuru önce şiddet, suç, sefalet ile yüzleştirir, sonra çarpıcı şekilde gelişen olayların hakkında bir hükme varmasını ister. Roman epizodik yapıdadır; her bölüm ayrı bir trajedi sahnesi gibi işler. Bu, onu hem halk için erişilebilir kılar hem de metinde verilmek istenen ideolojik ve ahlaki mesajın dolaşımını hızlandırır. Bu açıdan tezli bir romandır. Yazar, yoksulluğu bireysel ahlaksızlığın sonucu olarak değil, toplumsal bir düzenin ürünü olarak sunar. Yazar için suç bireyin değil, toplumsal düzenin çarpıklığının bir sonucudur. Bu fikir, Marx’ın daha sonra kuramsallaştıracağı yapısal sömürü anlayışıyla çarpıcı bir paralellik taşır. Roman 19.yüzyıldaki kent yoksunluğunu görünür kılmak ister. Ancak bu görünürlük, Marx’ın eleştirel perspektifinden bakıldığında, özgürleştirici değil, aksine ideolojik olarak bir işlev görür. Marx ve Engels’in Kutsal Aile’de ortaya koyduğu eleştiriler doğrultusunda roman, “küçük burjuva sosyalizmi”nin edebi temsillerinden biri olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda Paris’in Esrarı, yoksulluğu teşhir ederken onu devrimci bir bilince değil, yanlış bilince bağlayan bir ideolojik aygıt gibi çalışır. Marx, Engels ve Gramsci romanın okuyucularındandır ve roman için kıyasıya eleştiriler getirmişlerdir. Marx, Sue'yü sosyalizmi yanlış okumakla, Gramsci ise hegemonyanın algılanış biçimi üzerinden romana eleştiriler getirir. Marx’ın “yanlış bilinç” kavramı, ezilen sınıfların kendi gerçek çıkarlarını egemen sınıfların düşünce biçimleri aracılığıyla algılamasını ifade eder. Bu durum, sömürünün maddi koşulları
Edebiyat
Paris EsrarıEugene Sue · Dorlion Yayınevi · 20226 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2025 19. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2025 11:36
Bazı şeyler bir tek bana mı acayip geliyor?” (s.14) Yönetmen olma hayaliyle yola çıkıp, kendini sansürcü olarak bulan bir kurgu operatörünün hayatının kontrolünü kaybetmesiyle, mesleğinin yan etkisi olduğunu düşündüğü tuhaflıklara dair başkarakterin sadece kendine değil, aslında yazarın direkt okura da sorduğu bir sorudur bu, kitabı bitirdiğinizde cevaplamanız gereken… Hem Gabriel Garcia Marquez’in de ifade ettiği gibi, “Kitaplar inanılmak için değil, sorgulamalara konu olmak içindir.” Silinmiş Sahneler güvensiz bir anlatıcının gözünden aktarılan, başı sonu belli olmayan, başkarakterin kafası gibi karışık bir kurguyla tekinsiz bir atmosferde ilerleyen ve tuhaflıklarla dolu bir roman… Bu esere dair analize geçmeden önce, ekseriyetle yazar odaklı* okuma yapan biri olarak, (*Hilmi Yavuz‘un Okuma Biçimleri’nde belirttiği üzere “üç farklı okuma biçimi” vardır: Yazar merkezli okuma [intentio auctoris], metin merkezli okuma [intentio operis] ve okur merkezli okuma [intentio lectoris]. Kısaca okuma, yorumlama ve anlamlandırma uğraşı, ya o metnin yazarının metne verdiği anlamın ne olduğunu (yazarın niyetini) bularak, ya yazarından bağımsız olarak metnin kendi anlamını (metnin niyetini) ortaya koyarak, ya da okurun o metni nasıl yorumladığına (okurun niyetine) bakılarak gerçekleştirilebilir.) kitaplarını okuduğum yazarların öncelikle nasıl yazmaya başladığını, en çok nelerden ve kimlerden etkilendiklerini, eserlerine yansıttıklarının kendi hayatlarında karşılığının olup olmadığını hep merak ettiğimden ötürü, bu hususla ilgili bazı bilgileri paylaşmak
Kitap Simyacıları
Silinmiş SahnelerHakan Bıçakcı · İletişim Yayınları · 0361 okunma
Geleceğin Gölgesinde Bir Çatışma
9/10
·272 syf.··
2025 77. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 14:42
İç Savaş II bana göre ilkinden daha güçlü bir hikâyeydi. Çünkü alt metni çok daha dolu, sürükleyici ve tahmin edilmesi zor gelişmelerle ilerleyen bir kurgusu vardı. Sayfaları çevirirken “Sonu nereye gidecek?” diye merak ederek okudum. Yine ortak tema, kahramanların bir fikir ayrılığı üzerinden ikiye bölünmesi ve bu fikirler uğruna savaşmalarıydı. Ancak bu kez tartışmanın zemini çok daha ilginçti. Hikâyenin merkezinde, geleceği görme yeteneğine sahip yeni Inhuman Ulysses bulunuyor. Onun bu gücü sayesinde olası felaketleri önceden görmek ve engellemek mümkün hale geliyor. Daha önce “Keşke olaylar olmadan önce önlemenin bir yolu olsa” diye dile getiren Captain Marvel için Ulysses adeta bir armağan niteliğinde. Ancak işler düşündüğü kadar basit olmuyor. Bir görev sırasında, bu vizyonlardan biri yüzünden James Rhodes (War Machine) hayatını kaybediyor. Bu kayıp, hem Captain Marvel’ı hem de yakın dostu Iron Man’i derinden sarsıyor. Ancak ikisi de bu ölümün ardından farklı yollara sapıyor: Captain Marvel, geleceği önceden görüp engellemenin tek çare olduğuna inanırken; Iron Man, “Henüz yaşanmamış olaylara göre karar vermek daha büyük felaketlere yol açabilir” diyerek itiraz ediyor. Ben açıkçası bu noktada Iron Man’in tarafındayım. Bunu en basit hâliyle şöyle açıklayabilirim: Bir falcıya gidip geleceğiniz hakkında bir şey duyduğunuzda, çoğu zaman hayatınızı buna göre şekillendirmeye başlarsınız. Belki kendi hâlinde yaşayacağınız bir hayatınız varken, bu söylenenleri gerçekleştirmek için farkında olmadan adımlar atar, sonucu kendiniz hazırlarsınız. İşte Ulysses’in vizyonları da böyleydi. Olası bir ihtimal, uğruna savaşırken gerçeğe dönüştürülüyordu. Dahası, henüz yaşanmamış bir gelecek için kahramanların tutuklanmaya çalışılması (örneğin, Spider-Man’in Captain America’yı
1000Kitap
İç Savaş 2B. Michael Bendis · Marmara Çizgi Yayınları · 201761 okunma
Reklam
Reklam