Zarların demir gibi düştüğü bu dünyada , yazgıya karşı zırhlı ve insanlara karşı silahlı , demir gibi bir akla gerek vardır.Çünkü tüm yaşamımız bir savaşımdır , attığımız her adımda çatışma çıkar ve Voltaire haklı olarak , ''İnsan dünyada elinde kılıcıyla varlığını sürdürür ve elinde silahla ölür'' der.Bu yüzden bulutların bir araya kümelendikleri ya da ufukta görüldükleri anda , ezilip büzülen , ümitsizliğe kapılan ve sızlanmaya başlayan birisi , korkağın tekidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nasıl ki aslanlar pençeler ve dişleri , filler ve domuzlar azı dişleri , boğalar boynuzları , mürekkep balığı suyu karartan mürekkebimsi sıvı ile donatılmışsa tabiat , kadınlarında kendilerini korumaları ve savunmaları için ikiyüzlülük yahut rikayakarlık melekesiyle teçhiz etmiştir.Tabiat erkeklere fiziki güç ve akli meleke biçiminde bahşettiği kabiliyetin tamamını kadınlara bu şekilde bağışlamıştır.
Cinsel birleşme esas itibariyle erkeğin işi , gebelik bütünüyle kadının işidir.Çocuk babadan iradeyi , yani kişiliği ; anadan aklı yahut zekayı alır.Bu sonuncusu kurtarıcı , ilki bağlayıcı , esir edici ilkedir.Zamanda yaşama iradesinin sürekli mevcudiyetinin işareti , akıl sayesinde aydınlamada gerçekleşen bütün ilerlemeye rağmen cinsel ilişkidir.Bu iradeye bir kez daha sunulan ve ona kurtuluş imkanını açık tutan bilginin ve esasen yüksek açıklık seviyesidneki ışığının işareti yaşama iradesinin insan olarak bir daha dünyaya gelmesidir.
Birdenbire de gelseler , bu acıların çoktan beri yolda olduğunu biliyorduk biz, onlara kendimizi hazırlamıştık , ama gene de dert , bir kabus gibi üzerimize çökünce bir tür yalnızlığa kapılıyorduk; başka insanlarla paylaştığımız zaman mutlu olacağımızı sandığımız umutsuz ve vazgeçilmez bir yalnızlık.