Tıpkı yayının tahtası gibi esnek olabilen ve karşılarına çıkan işaretleri gözden kaçırmayan insanlarla yakınlaş. Böyleleri aşılmaz bir engelle karşılaştıklarında ya da daha iyi bir fırsat gördüklerinde yollarını değiştirmeye çekinmeyen insanlardır. Suya haiz özelliklerdir bunlar. Kayaların etrafından dolaşmak, nehir yatağına uyum sağlamak, bazen göle dönüşerek havzayı doldurmak ve ardından taşarak yoluna devam etmek... Çünkü su; istikametinin deniz olduğunu, er ya da geç oraya ulaşacağını asla unutmaz.
Asla "tamam bitti artık durmam lazım" demeyen insanlarla yakınlaş. Zira kışın ardından bahar gelir. Her şey döngüseldir, hiçbir şey bitmez. Hedefine ulaştıktan sonra yeni baştan başlamak, her seferinde önceden edinilen bilgileri kullanmak şarttır.
Şarkılar söyleyen, hikayeler anlatan, yaşamın tadını çıkaran, neşesi gözlerinden okunan insanlarla yakınlaş. Çünkü neşe bulaşıcıdır.
Aşk nasıl sizi taçlandırırsa öyle de çarmıha gerecektir. Nasıl serpilmeniz içinse öyle de budanmanız içindir. Aşk hiçbir şey vermez, kendinden gayrı ve hiçbir şey almaz, kendinden gayrı.
Her insan, ruhunda taşıdığı kaos ve cehennemi; çatışma, ayrımcılık, ırk, ideoloji, inanç ve din arasındaki savaşlara dönüştürerek yaşadığı dünyaya taşır.