İnsanın annesi ölünce, o güne kadar kapandığını sandığı bütün yaraları
yeniden açılıyor, kanamaya başlıyor. Bağışıklık sisteminin çökmesi gibi
bir şey; artık bütün hastalıklara açık hale geliyorsun. Her şey öldürücü
olabiliyor kalbin için. Seni hayatın zehirli yüzlerine karşı korunaklı kılan
bütün dirençlerini yitiriveriyorsun. Öyle bir şey.
Gece her şeyin üzerini örter, diye düşünür insan. Oysa gecenin
örttüğünden çok hatırlattıkları vardır. Hatırlatırken sarstıkları, sarsarken
suskunlaştırdıkları, suskunlaştırırken acıttıkları.
Artık kimseyle konuşmam gerekmiyor. Ben bu şehri susarak yaşama
bilgeliğine eriştim. Bu şehri susarak yaşayan mutsuz azınlığa dahil
olmaktan hiç gocunmuyorum. Gece ateşler içinde, kimsesizlikten
kıvranırken, alnımdan, koltuk altlarımdan, boynumdan, kasıklarımdan
kelimeler döküldü. Arkadaşımın memleketten getirdiği dışı mavi saten
kaplı ağır, apağır yorgan kelimelerimden sırılsıklam oldu sabahlara kadar.