"Senin yaşında bir kızım var. Seni ilk getirdiklerinde her yanına iğneler, tüpler sokuluydu, hep merak ettim: Senin gibi güzel, genç bir kız, önünde bütün bir hayat varken, neden kendini öldürmek ister, diye. Derken bir- takım dedikodular dolaşmaya başladı: bıraktığın mek- tup... ki gerçek nedenin o olduğuna hiçbir zaman inan- madım... çaresi olmayan bir kalp hastalığı... öyle şeyler söylendi. Kendi kızım hiç aklımdan çıkmıyordu: Ya o da böyle bir şey yapmaya kalkarsa? Bazı insanlar neden do- ğaya aykırı davranırlar? Ne olursa olsun yaşama savaşı vermektir doğal olan."
Sahibinin ölümünü en son köpeği kabullenir. Homeros'un Odysseia'sından bildiğimiz gibi, onu en son unutan da odur. Yirmi yıllık yokluğundan sonra, kanıta ihtiyaç duymadan kahramanı ânında tanıyan tek varlık Odysseus'un köpeğidir, zayıflayıp güçten düşmüş ama sonuna kadar beklemiş ve sadece kuyruğunu sallayacak gücü kalmıştır - seni bekledim, buradan hiç ayrıl- madım, şimdi artık ölebilirim.
Ben kimi za-man düşünüyorum ve düşünmüşüm, neden tanrı beni böyle yarattı ve neden şiir adlı seytanı içimde canlandırdı ki ben sizi memnun edemedim ve hiçbir zaman sizin sevginizi ala- madım.
Sahibinin ölümünü en son köpeği kabullenir. Homeros'un Odysseia'sından bildiğimiz gibi, onu en son unutan da odur. Yir-mi yıllık yokluğundan sonra, kanıta ihtiyaç duymadan kahrama-mânında tanıyan tek varlık Odysseus'un köpeğidir, zayıflayıp güçten düşmüş ama sonuna kadar beklemiş ve sadece kuyruğu-nu sallayacak gücü kalmıştır - seni bekledim, buradan hiç ayrıl-madım, şimdi artık ölebilirim.