Hangi inanç sistemi ayıracaktı onu bu pisliğin ayak yolundan? Etrafında birçok safsatacı, onurlu bir yaşamdan bahsederken, görünen o ki kendi tahlillerini pek de iyi yapamıyorlardı. Devlet arazilerini satın alıp, imara açılması için avanta dağıtıp, elli yüz katı rant kazananlarla mücadele etmişti mesleğinin ilk yıllarında. Hatta o kadar komik paralara kamu arazilerini, halkın malını yağmalanlarla yüz göz olmuştu ki her geçen gün içi hınçla dolmuştu. Fabrikatör bozması, mafya olamayacak kadar korkak, basiretsiz bir yüzdecinin yaptığı usulsüzlükleri deşifre etmek için gecesini gündüzüne katmıştı ki iş yüksek mevkilere kadar gitmişti. Muhatap olduğu kişilerin elinin kolunun nasıl bağlandığını görünce, içinde bulunduğu durumun acziyetini hemen kavramıştı. Bir yol seçmeliydi ya öğrencilik yılları gibi direnecekti ya da zalimin zulmüne susup, kendi yoluna devam edecekti.
"Bir mafya gibi konuştun." "Teşekkür ederim." "Bu bir iltifat değildi." "Diyene bak."
Sayfa 219·Kitabı okuyor
Reklam
Pek çok şey anlatmak isterdim size, çünkü siz yarının İtalyanları olacaksınız ve çünkü sizin öykünüz çok uzaklardan, farklı topraklardan başlayan bir öykü; anne ve babanızın cesur adımları sonucunda, İtalya'da doğdunuz. Size sürekli çok şanslı olduğunuzu söylüyorum çünkü -And Dağları'nın ve Apenin Dağları'nın eteklerindeki-iki ayrı ülkeye aitsiniz ve iki dünyaya ait olmak büyük bir zenginliktir. Size söylemek istediğim ilk şey, İtalyanların büyük çoğunluğu gibi çok üzgün olduğumdur. Uzun, çok uzun zamandan beri ülkemin bir akıntıya kapıldığını, bu önlenemez sürüklenişte yaklaşacak sağlam bir kıyı bulamadığını görüyorum. Üzgünüm çünkü bizimki gayet görgüsüz bir ülke halini aldı; her türlü mafya davranışının çekirdeğini oluşturan ve umursamazlık yüklü olan aileyi kayırma ahlaksızlığına esir oldu. Çünkü mafya sadece kirli işler ve iktidarın yüksek mevkileriyle işbirliği yapan bir güç olmayıp, aynı zamanda ayrıcalıklar ve ricalar zincirinin her katmana yayılmasına yardım eden ve toplumumuzu felç eden boğucu örümcek ağını yaratan bozukluğun, yozluğun adıdır.
Sayfa 54 - Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla...·Kitabı okudu
Herkesin babası çoktur bu ülkede. Devlet baba, Allah baba, Paşa baba, Mafya babası... Burada kimse babasız yaşayamaz.
Alıntı
Gururun bu hallerini özlemiştim be
Ben şirket, tesisler ve diğer şubelerimizdeki işlerle ilgileneceğim sen de işin karanlık boyutunu üstlenmelisin. Kumarhaneler, mıntıka ve bölge güvenliği sende olmalı.” Bu piç ciddi anlamda sabrımı zorluyordu. Ne halde olduğumu görmüyor olamazdı, bir de liderlik gibi boktan bir işi bana yıkmaya çalışmasıyla alay ederek güldüm. “Sen düzgün iş insanı kimliğine bürüneceksin, ben de bir mafya lideri, öyle mi?” Küfrederek, “Siktir git!” dedim. “Sana güneşli günler, bana kurşunlar, öyle mi, Karun Efendi?” Bu aile için daha fazla kendimi yıpratmayacaktım.
İşte yeniden oluşturduğum öyküm şöyle: Öldüğü sanılan Mussolini’nin gölgesi 1945 yılından günümüze kadar bütün olaylara damgasını vuruyor ve onun gerçek ölümü bu ülkenin tarihinin en korkunç dönemini başlatıyor, stay-behind, CIA, NATO, Gladio, P2, Mafya, gizli servisler, yüksek rütbeli askerler, Andreotti gibi bakanlar, Cossiga gibi Cumhurbaşkanları ve elbette içine sızılmış ve uzaktan idare edilmiş aşırı sol terör örgütlerinin büyük bölümü gündeme geliyor. Moro’nun kaçırılıp öldürülmesinin nedeninin bir şeyler bilmesi ve konuşmaya yeltenmesi olduğunu hiç söylemeyeceğim bile.
Reklam
Reklam