O halde bu kondisyonları elimine ederek insan yaşamının sınırsız bir şekilde mükemmelleştirebileceğine mi inanmaktaydı ?
İnsan bütünselliğinin temel bölümleri olarak insanların vazettiği kanunlardan farklı,doğanın koyduğu genel koşullar mevcuttu:
beslenmenin idamesi için kıyıma olan gereksinme:insan varoluşunun uç noktalarındaki,doğumun ve ölümün dayanılmaz acıları:primatların ve özellikle)insan dişilerinin ergenlik çağından menapoza dek süren tek düze adet görme hali:deniz,madenocakları ve fabrikalarda kaçınılmaz kazalar:kimi pek ıstıraplı hastalıklar ve bunların neticesinde yapılan cerahi ameliyatlar,fıtri akıl hastalıkları ve doğuştan alma suçluluklar,insanları kırıp geçiren salgınlar:korkuyu insan zihninin temel yaklaşımı haline getiren yok edici felaketler:merkezleri kesif kalabalık bölgelere rastlayan deprem felaketleri:bebeklikten olgunluğa ve zevale dek büyüme gerçeği
insan,kendi saldırganlık gereksinimini,kendi yakınlarının zararına olarak doyurmaya girişmiştir.karşılığını ödemeden emeğini sömürmüştür.,onayını almadan cinsel açıdan kullanmıştır.mallarını ele geçirmiş,onu küçümsemiştir.
Tüm zamanlarda egemenliklerini sürdürenler, yalnızca dilsiz olanlardır... Dil ceza demektir. Her şey dile geçmek zorundadır ve her şey, suçuna ve bu suçun kapsamına göre, yine dil içersinde yitip gitmek zorundadır."
Aslında kötü bir alışkanlıktır okumak, öteki bütün kötü alışkanlıkların yerini tutabilecek ya da onların yerine herkesi daha bir yoğun biçimde yaşamaya itebilecek bir alışkanlıktır, delicesine bir yaşam biçimidir, insanı yiyip bitiren bir tutkudur. Hayır, uyuşturucu kullanmıyorum, kitapları kullanıyorum...”