Gramatoloji

Jacques Derrida
Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
480
Basım Tarihi:
Şubat 2011
Yayınevi:
Bilgesu Yayıncılık
Orijinal Adı:
De la Grammatologie
ISBN:
9789944795302
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·480 syf.·
2022 45. kitabı
Yarım bırakmamak için resmen kendimle savaş verdiğim bir kitap oldu. Kötü bir kitap değil, sadece aşırı derecede ağır. Ayrıca ciddi anlamda dil üzerine tez falan yazan veya Rousseau, Saussure, Levi-Strauss vb gibi isimleri araştıranlar için ek kaynak niteliğinde bir eser. Gelelim eseri incelemeye… Eseri incelemeden önce Derrida’nın birkaç kavramını bilmek gerekir. Özellikle öteleme ve yapısöküm. Bu kavramlarında içini açmadan önce Derrida neyi savunuyor ona bakalım. Derrida’ya göre yüzyıllardır söz, yazının her zaman üzerinde oldu. Yani söze, yazıdan daha fazla öncelik verdik. Belki de ta Platon’dan beri. İşte sözün yazın karşısındaki önceliğine Derrida dur der. Mevcudiyet metafiziği diye eleştirdiği şey tam da budur. Platon’dan beri süregelen Batı anlayışı. Buna da “Sözmerkezcilik” ismini verir ve eleştirir. İşte bizim kitabımızın Birinci Bölümü de burada başlar. Saussure’ün gösteren/gösterilen ikiliğini ele alarak şöyle bir çıkarım yapar: “Gösterilen, gösterene bağlı olamaz. Çünkü anlam tek değildir ve anlam sınırlandırılamaz.” Her bir anlam bizi başka bir anlama gönderir. Böylece asıl söylenmek istenen şey hep ertelenir, yani ötelenir. (Differance) İşte meşhur öteleme, erteleme kavramı ile anlatmak istediği budur. Dil madem ki sürekli değişiyor ve anlam belirsizleşiyorsa, o halde Derrida’ya göre anlamı inşa etmek yerine gelin hep birlikte sökelim. Yani yapısökümünü yapalım. İşte Derrida’nın tüm derdi budur. Gramatolojide de yapmaya çalıştığı şey metinlerin bir çözümlemesidir. İlk bölümde Saussure üzerinden giriş yapan Derrida, İkinci Bölüm’de özellikle Rousseau ağırlıklı metin incelemeleri yapar. Zaten İkinci Bölüm başlığıda “Doğa, Kültür, Yazı”’dır. Levi-Strauss’un bir kültürdeki yazı ve söz incelemesi üzerinden çözümlemeler yapar. En fazla yeri ise J.J.
GramatolojiJacques Derrida · Bilgesu Yayıncılık · 201154 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2013 207. kitabı
Tüm zamanlarda egemenliklerini sürdürenler, yalnızca dilsiz olanlardır... Dil ceza demektir. Her şey dile geçmek zorundadır ve her şey, suçuna ve bu suçun kapsamına göre, yine dil içersinde yitip gitmek zorundadır."
GramatolojiJacques Derrida · Bilgesu Yayıncılık · 201154 okunma
Derrida in da House!
Puan vermedi·480 syf.··
2023 7. kitabı
·
657 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2023 14:12
Hegelci diyalektikten sıkıldınız mı? Geçmişin yazılı ya da görsel eserlerini "metin-anlam" bağlamında yeni bir perspektiften okumak mı istiyorsunuz? Tıpkı komünist toplumlarda olduğu gibi içinde yaşadığımız zamanın geçmişimizi yeniden yorumlamasını mı arzuluyorsunuz? Post-modern liberal misiniz? Ya da hiçbir şey bilmeden sadece "herşey dilde başlar" veya "toksik eril dili" gibi kelimeleri kullanmayı mı seviyorsunuz? O zaman bu kitap sizin için iyi bir başlangıç olacak gibi duruyor. Okumanızı tavsiye ederim. Okuyun kardeşim! Bilip bilmeden sağda solda "toksik" falan demeyin.
GramatolojiJacques Derrida · Bilgesu Yayıncılık · 201154 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2025 211. kitabı
Gramatoloji 1930-2004 arasında yaşamış Fransız filozof, edebiyat eleştirmeni ve yapısökümcülük olarak bilinen eleştirel düşünce yönteminin kurucusu Jacques Derrida tarafından yazılmış ve değeri de okunması kadar zor olan bir kitap. Yazıbilim olarak kabul edilen Gramatoloji kavramını açınlayan Derrida yazının nasıl geliştiğini, yaznın düşünmenin önüne nasıl geçtiğini, yazı ile özgür düşünce arasındaki ters orantıyı, yazının insanı asıl olan fenomenlerden nasıl uzaklaştırdığını, yazı ile İnsan’ın araştırılmasından nasıl vazgeçildiğini ve İnsanlar’ın incelenmenyemeye başlandığını anlatıyor. Yazı öncesi insanların daha özgür olduklarını ve yazı ile insanın kayıt altına alındığını ve yazının kullanılmaya başlandığı anın insan için temel kabul edilmesinden dolayı İnsan’ın ilerlemesinin dumura uğratıldığını söylüyor. Yapısöküm yöntemini esas alan Derrida, hiçbir yapının karşımızda anlık olarak durduğu şekliyle sağlam bir yapıya sahip olmadığını yapıyı söke söke bize göstermeye çalışmıştır. Çok güzel bir kitap. İnsan düşüncesinin, kültürünün, dilinin, medeniyetinin anlaşılması açısından son derece değerli bir kitap bence. Tanıtım bülteninde de şöyle geçiyor: Bu incelemenin Birinci Bölümü, “Yazı Yazı Olmadan Önce”, ana çizgileriyle kuramsal bir matris çiziyor. Bazı tarihsel nirengi noktalarına işaret ediyor ve birkaç eleştirel kavram öneriyor. Bunlar İkinci Bölümde, “Doğa, Kültür, Yazı”da, sınanıyor: bu bölüm bir bakıma örneklendirme aşaması. Bunu da Rousseau’nun Dillerin Kökeni Üzerine Deneme adlı kitabı üzerinden yapıyor. Rousseau’nun metninin yorumlanma biçimi, Birinci Bölümde ileri sürülen önermelere sıkı sıkıya bağlı. Bunlar bu okumanın, hiç olmazsa ekseni itibarıyla, tarihin kategorilerinin dışına çıkmasını gerekli kılıyor: elbette düşünce tarihinin ve de edebiyat
GramatolojiJacques Derrida · Bilgesu Yayıncılık · 201154 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Jacques DerridaYazar · 25 kitap
Fransız Filozof, Edebiyat Eleştirmeni ve Yapısökümcülük Olarak Bilinen Eleştirel Düşünce Yönteminin Kurucusu 1960 başlarından beri çok sayıda yapıt üretmiş Fransız filozofu Jacques Derrida, şaşırtıcı bir tempo ile yazmaya devam etmekte, İngiliz yazarı Geoffrey Bennington'un dediği gibi, yazılarında bulunan "felsefe geleneğinin büyük isimlerine denk zenginlik", batı dünyasında çeşitli tartışmalara yol açmaktadır. Derrida, 15 Temmuz 1930'da Cezayir'in banliyösü El-Biar'da, yazlık bir evde, Yahudi bir anne-babanın ikinci oğlu olarak dünyaya geldi (asıl adı Jackie Derrida idi; Paris'te ilk kitabını yayımladığı sıralarda "Jacques" adını almıştır). Çocukluğu ve orta eğitimi sırasında El-Biar'ı hiç terk etmedi. İkinci Dünya Savaşı'nın ve Yahudi düşmanlığının kötü izler bırakan etkilerini burada yaşamış (bu yüzden okuldan atılmış, başka bir okula gitmek zorunda kalmıştır) ve buradaki eğitimi sırasında Gide, Camus, Valery, Nietzsche, Rousseaui Bergson, Sartre gibi büyük edebiyat ve felsefe yazarları ile ilk olarak tanışmıştır. Derrida, o sıralarda, çok erken yaşta bütün Gide'yi okuduğunu, Dünya Nimetleri'ni, sanki İncil gibi ezbere bildiğini söylemektedir. Derrida, 1957'de mezun olduktan sonra bir burs kazanır ve özel olarak Harvard Üniversitesi'ne, Husserl'in yayımlanmamış mikrofilmlerini incelemek üzere gider. Orada Joyce okur. 1960-1964 yılları arasında, Sorbonne'da S. Bachelard ve P. Ricoeur'un asistanlığını yaparak genel felsefe ve mantık dersleri verir. 1968'de Derrida, Mayıs 68 hareketlerinin bazı yönlerine karşı çekimser kalır. Halbuki ENS'de ilk toplantıyı o düzenlemiştir. 1983'de "College İnternational de philosophie" kurulur. Derrida, kurulun ilk başkanı seçilir. Nelson Mandela için adlı yazarlar komitesinde yer alır. "Sosyal Bilimler Yüksek Araştırmalar Okulu"nda araştırmalar yöneticiliğine seçilir.