Məhəmməd İmanov

Mantık öyle bir alet-i kanuniyedir ki onun ilkelerine riayet eden kişiyi fikri bakımdan hataya düşmekten korur. Öyleyse bir kimsenin amacına ulaşabilmesi ve kalbinde hakikatlerin tecelli etmesi için bu kanunları ve de tefekkür yollarını iyice bilmesi gerekmektedir. Çünkü ilimler istidlale, itibara ve nazara ihtiyaç hissedilmeksizin tahsil edilebilen birşey değildir. Bilakis tahsil edilmiş ilimlere bağlı kalınarak katıştırılmış yüklemli, şartlı, muttasıl ve munfasıl gibi kıyasi verilerin malum olduğu üzere kullanılmasından elde ediler.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Hayata Dair
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İfrat ve tefrit halinde adalet değil, bilakis onun karşıtı olan cevr zuhur eder. Tertiblik ve tertibsizliğin ortası yoktur. Yani birşey ya adildir, ya da adil değildir. Bu iki şıkkın haricinde üçüncü bir ihtimal yoktur.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Nikahta amaç oyun ve eğlence değil, çocuk edinmek ve zinadan korunmaktır. Eşlerin birbiriyle oynaşması ise eşler arasında ülfet peyda eder, hüsn-ü sohbete sebep olur, evliliğin yürümesini sağlar. Evlilikte diğer bir önemli nokta da çok eşle evliliktir. Çok eşle evlilikte erkeğin eşlerinin hukukunu korumaktan aciz kalmaması gerekir. Eğer onların hukukunu koruyamayacaksa böyle bir harekete girişmemelidir. Bu, evliliğini kolayca yürümesini sağlar. Bu hususta kişinin kendisini Peygamber Efendimizle mukayese etmemesi lazımdır. Çünkü onun çok evliliği onu Allah'ın zikrinden alıkoymuyor, bu evliliğin yürümesi için dünyalık kazanması gerekmiyordu. Resulullahı etkilemeyen, ona zarar vermeyen bu halin kendisine de zarar vermeyeceğini zanneden kimse, denize düşen pislik nasıl onu kirletmiyorsa, ondan alınan bir bardak suya da bu pisliğin düşmesiyle bardaktaki suyun kirlenmeyeceğini vehmeden kimseye benzer. Kendilerini peygamberle, melekleri de kapıcılarla (haddadin) mukayese ederek helake sürüklenen nice ahmaklar vardır. Biz böyle basiretin körelmesinden Allah'a sığınırız. İşte tüm bu söylenenler iffetin hükümleridir.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Hayata Dair
Peygamber Efendimiz: "Hud Suresi ve kardeşleri beni kocanı" hadisi ile: "Emrolunduğun gibi dostoğru ol" ayetini kasdetmiştir. Zira, iki tarafında ortasında, yani sırat-ı müstakimde olmak çok güç bir iştir. Çünkü o kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tıpkı ahiretteki sırat köprüsü gibi. Dünyadaki sıratta müstakim olan kimse ahiretle de müstakimdir. Çünkü bir kimse nasıl yaşamış ise öylece ölür. Nasıl ölmüş ise öylece haşrolur. Bunun için namazın her rekatında Fatiha Suresinin okunması vacibtir: "Bizi sırat-ı müstakime ilet." Çünkü sırat-ı müstakimi talep eden kimse için en mühim iş ona ulaşmaktır.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Din
Az yemenin faydaları sayılamayacak kadar çoktur. Mesela insanı masiyete çağıran şehveti ve nefs-i emmareyi kırar, uykuyu kovar böylece kişinin daha çok uyanık kalmasını sağlar. Az yiyen kimse ibadet vazifesini kolaylıkla eda eyler, böyle kimselerin bedeni sıhhatli olur, hastalıklara yakalanmaz. Çok yeme ibadetlerin yapılmasını engeller, fikirleri durağanlaştırır. Böylece fikirler bulanır. Buna karşılık az yiyen kimsenin zihni açılır, kuvvetlenir, berraklaşır. O kimse ibadetlerini huzur içinde eda eyler. Az yiyen kanaatkar olur. Böylelikle kimsenin minneti altında kalmaz. Böyle insanlar izzet ve ihlas sahibi olur, cömerttir, gönlü toktur, alicenaptır hoşgörülüdür, yetim ve miskinlere yardım elini uzatır. Kısacası, zühdün, iffetin, takvanın anahtan az yemek ve şehveti öldürmektir. Dünyaya rağbetin ve kötülüklerin anahtarı ise şehveti kendi haline bırakmaktır.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Din