bookslawer

bookslawer
@maivekan
Mütemadiyen okur, kitapkolik.
8/10
·320 syf.··
2021 87. kitabı
“Engeller, aşılmak içindir; tehlikelere gelince, kim onlardan kaçmakla övünebilir ki?” Merhabalar! Yeni bir kitap, yine bir macera. Jules Verne’in olağanüstü yolculuklar koleksiyonunun ilk yapıtı olan ‘Balonla Beş Hafta’ yorumu geldi! Yenilikçi bir bilimsel icat, gerilim ve sürprizlerle dolu girift bir olay örgüsü, bilinmeyene yapılan bir yolculuk… Afrika’nın iç bölgelerinin dünya atlaslarından eksik olduğu yıllarda oraya giden kâşiflerin hastalıklarla, açlıkla, ilkel kabilelerle mücadele ettiği haberleri tüm İngiltere’ye yayılmıştı ve gidenlerden çok azının döndüğü bu yolculuğa çıkmak delilik olarak görülüyordu. Maceraperest ve gözüpek bir bilim insanı olan Dr. Samuel Fergusson ise doğudan batıya bütün Afrika’yı kat etmeyi ve daha önce hiçbir gezginin ayak basmadığı bölgeleri keşfetmeyi arzulamaktaydı. Üstelik diğer kâşiflerden farklı bir şekilde: Afrika’yı karadan değil, ‘Victoria’ adını verdiği sıcak hava balonu ile havadan gözlemleyerek. Dr. Samuel Fergusson, becerikli bir avcı olan dostu Richard Kennedy ve sadık uşağı Joseph Wilson; beş hafta sürecek olan yolculuklarında zorlu iklim koşulları, açlık, susuzluk, ateşli hastalık, vahşi hayvanlar ve onlardan çok daha vahşi ilkel topluluklara karşı mücadele etmek zorundalar. Bakalım kahramanlarımız hedefe sağ salim ulaşabilecekler mi? Usta yazar Jules Verne’in olağanüstü hayal gücü ile başarılı anlatılıcılığının birleştiği harika bir roman okudum: Balonla Beş Hafta. Yazarın aynı zamanda ilk romanı, gezi günlüğü. Bez balonla uçuşun henüz yaygınlaşmadığı bir dönemde yazılmış olması bu romanı benzersiz kılan yönlerinden sadece birisi. Bilimsel verileri öne çıkaran bir roman olması hasebiyle başlarda okumakta zorlansanız da daha sonra su gibi akıp gideceğinden emin olabilirsiniz. Yolculuk boyunca üç kafadarın
Edebiyat
Balonla Beş HaftaJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
…kötülük yapma ve yayma konusunda insanla yarışabilecek yaratık yoktu.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Edebiyat
8/10
·520 syf.··
2021 110. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2021 15:02
“… Bir canlı sonsuza dek ömür sürmez Ölü adam hiçbir zaman dirilmez En yorulmuş nehir bile dinlenmez Denize ulaşmadan salimen.” Merhaba kitap dostlarım! Birkaç gün önce okuma grubumuzla Jack London’un yarı otobiyografik roman özelliği taşıyan ünlü klasiği “Martin Eden”i okumaya başladık. Mücadele ruhu yüksek bu kitap hakkındaki incelememi de nihayet bugün sizlerle paylaşıyorum. İşçi sınıfından bir gemici olan eğitimsiz, kabadayı genç Martin, aristokrat bir ailenin kızı olan Ruth’a umarsızca âşık olur. Ruth, Martin’in hayatına girdiği andan itibaren ona sürekli eğitim alması gerektiğini, her şeyin eğitimle mümkün olabileceğini anlatır. Ait olduğu aşağı tabakadan kurtulup Ruth’un yanında zirveye yerleşmenin hayallerini kuran Martin ise bu uğurda gecesini gündüzüne katarak kendisini edebiyata, felsefeye ve yazmaya verir. Okuduğu kitaplarla birlikte fikirleri de gelişen Martin, aşkı uğruna başarılı ve rafine bir yazar olmayı hedeflerken dergiler tarafından sürekli reddedilen hikâyeler ve şiirler yazmaktadır. Çevresinin aksine o, bu durum karşısında inancını yitirmez, deyim yerindeyse canını dişine takıp olanca gücüyle savaş verir. Artık hikâye “zengin kız, fakir oğlan” klişesinden sıyrılmış; temelden bir insanın kendini inşa etme, bulma yolculuğuna dönüşmüştür. Jack London, dönemi çok güzel yansıtmış: soylu kesimin yozlaşması, maskelerin ardındaki gerçek yüzler, statü ve servetin amerikan toplumundaki önemi, burjuva hayatının sahteliği gibi konular kitapta mükemmel bir biçimde işlenmişti. Kitap bir yönüyle aşk romanı gibi gözükse de, aşk teması kitabın ana fikrini ortaya çıkarmak için kullanılan bir araç. Kitaptaki dil, betimlemeler o denli güzel ve akıcıydı ki kalınlığı gözünüzü asla korkutmasın. Kendimce eleştirebileceğim tek nokta, yazarın kitapta verilmek istenen
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
8/10
·207 syf.··
2021 79. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2021 17:23
“Çok sayıda kitapla çevrelenmiş olduğum halde, yalnızca bir kitabın içinde bile sınırsız bir dünyanın var olabileceğinin farkına bile varmamıştım.” See-lammm dostlar! Yepyeni bir kitap yorumu ile karşınızdayım. Bu sefer rotamızı Uzak Doğu’ya çeviriyoruz. Zira elimizdeki eser Sosuke Natsukawa’nın kaleminden çıkma, Japon edebiyatına ait fantastik bir roman: ‘Kitapları Kurtaran Kedi.’ Sıradan bir lise öğrencisi olan Rintaro Natsuki, birlikte yaşadığı ve şehrin kıyısındaki küçük bir kitabevinin sahibi olan dedesinin ölümünden sonra bir başına kalır. Natsuki Kitabevi’nin tavana kadar tıka basa kitap dolu raflarının arasında mutsuz ve umutsuz geçirirken günlerini, nereden geldiği bilinmeyen konuşan bir kedi çıkar ortaya ve her şey birdenbire değişmeye başlar. Kitabevinin koridorları arasında ortaya çıkan gerçeküst labirentlerle birbirinden fantastik maceralar onu beklemektedir. İlk labirentte, kitaplara aşık olduğunu iddia edip onları kilit altında tutan bir adam, ikincisinde onları kesip kırparak daha hızlı ve herkes için okunabilir kıldığını iddia eden bir profesör, üçüncüsünde ise ucuz özetler ve yalnızca ana hatlardan oluşan kitapların çok satılmasından kâr eden bir kitabevi ile karşı karşıyadır. Son olarak yüzleşeceği gizemli kadının beraberinde kitapların kaderi, Rintaro ve bu acayip kedinin elindedir artık… Yediden yetmişe herkese önerebileceğim, özellikle de çocuklara ve kitap okumaya yeni başlayanlara rehber niteliğinde gördüğüm, “Nasıl daha verimli kitap okuyabilirim?” sorusuna cevap veren bir kitaptı. Dili oldukça sade. Eğlenceli bir yolla arka metinde ders veren ve duygusal bir hikaye barındıran kurgusuyla gayet akıcı. İçinde beğendiğim birçok alıntı oldu. Post-it yapıştırmaktan helak oldum. Özellikle Rintaro’nun dedesinin özlü sözleri kitapta verilmek
Edebiyat
Kitapları Kurtaran KediSosuke Natsukawa · Turkuvaz Kitap · 20203,518 okunma
8/10
·413 syf.··
2021 90. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 23:55
“Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur…” Merhabalar! Ben, #cengizaytmatovla1sene okuma grubumuz sayesinde bambaşka bir Aytmatov kitabıyla karşınızdayım. Aklımsa; beni hatıralardan söylencelere, sade mutluluklardan acılı ölümlere, maddi yoksulluklardan manevi zenginliklere, geçmişin özünde ve kıyılarında dolaştıran bu yolculukta hâlâ. Son sayfayı çevirdim, kapağı kapattım ve bir süre boşluğa baktım. Sahi; bir güne kaç hatıra, kaç yaşanmışlık, kaç hikâye sığdırılabilir? Aytmatov, geriye dönüş tekniğini kullandığı bu eserinde dört yüz on üç sayfa boyunca yalnız bir günü anlatıyor. Kitabın adı bundan olsa gerek, ‘Gün Olur Asra Bedel.’ Sarı-Özek Bozkırındaki ücra Boranlı köyünde geçen romanda, tren aktarma istasyonunda çalışan baş kahramanımız Yedigey, otuz yıldır birlikte iş gördüğü emektar arkadaşı Kazangap’ın cenazesini mezarına götürürken, kendisinin ve milletinin geçmişini, acı-tatlı, düşündürücü yanlarıyla bir bir gözlerinin önünden geçirir. O gün, “asra bedel bir gün olur” onun için. Geçmiş, bugün ve yarın; bilim-kurgu, gerçek ve efsane bir arada… “Demiurg” uzay araştırmaları programı neticesinde keşfedilen bir uygarlık, ‘mankurt’ kavramının ardında yatan tüyler ürpertici vahşet ve Kazangap’ın götürüldüğü efsanevi Ana-Beyit mezarlığının yürek paralayan hikayesi… Aytmatov, tıpkı bir madalyonun diğer yüzünü çevirir gibi içimizdeki ‘öteki’yi gözler önüne sermeyi başarmış. Bu esnada, milletinin temel mülkü olan millî hafızaya ait efsane, destan, masal, hikâye ve türküleri ve bunların meydana geldiği şartları, ardındaki hikâyeleri de paylaşmaktan geri durmamış. Bu kitabın, benzerine kolaylıkla rastlayamayacağınız müthiş bir anlatım tarzı var bir
Edebiyat
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma