Ruhumu Sardı Bir Telaş
Ruhumu sardı bir telaş, İnsanlık ölüyor yavaş yavaş. Bu ne öfke, ne sinir arkadaş; Bu dünyada kalan mı var? Ay doğsun diye güneş batar, Cehennem ateşi yürek yakar. İnsan, ne hikmet edip de hâşâ, Kula tapar; Rab’den başka bilen var mı? Sarılır aklıma fikrim, şükrüm kadar, Ne çalışırsan çalış, yazılan kader var. İnsan, fikri ve zikri kadardır; Dilsiz şeytan olup mutlu olan var mı? Ekmek almaya başladı eken biçenden, Hesap sorulur oldu hak için serdengeçenden. İnsan olur mu kendini bilen susandan? Suskun denizde dilsiz olan var mı? Hakikatin üstüne perdeler çekilmiş, Vicdanın terazisi çoktan eğilmiş. Nice doğru, eğri yolda tükenmiş; Eğrilikten hayır bulan var mı? Bir gün gelir, son nefeste durulur, Defter açılır, hesaplar görülür. Mal da mülk de bir avuç toprak olur; Kabirde makam soran var mı?
Şiir
Cân illerinden gelmişem fânî mekânı neylerem Ol mülke meylim salmışam ben bu cihânı neylerem 'Aşkın şerâbın içmişem dil gülşenine göçmüşem Ben varlığımdan geçmişem nâm ü nişânı neylerem Dünyâya geldim gitmeye 'ilm ile hilme yetmeye 'Aşk ile ân seyretmeye ben în u ânı neylerem Devr-i zamândan doymuşam kevn ü fesâdı koymuşam Dârü'l-emânı duymuşam bu sicn-i cânı neylerem Hep i'tibârı atmışam 'âşıklığa el katmışam Ben nefsi dosta satmışam bu düşmânânı neylerem Aşkın şarabın içmişem dil-şenine göçmüşem Ben varlığımdan geçmişem nam ü nişanı neylerem 'Aşkı tabîbim kılmışam derdinde dermân bulmuşam Ben lübb-i hikmet bilmişem yunâniyânı neylerem Enfâs-i 'aşkı dârikem mâl ü menâli târikem Genc-i nihâne mâlikem nakd-i revânı neylerem Taht-ı tevekkül bulmuşam mülk-i kanâ'at almışam Mahfîce sultân olmuşam câh-ı 'ıyânı neylerem Her ne gelirse yahşîdir zîrâ o dostun bahşıdır Çün cümle anın işidir ben bed-gümânı neylerem
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK: Hegemonya, Kontrol ve Maddi Sınırlar Üzerine Dokuz Eksenli Bir Analiz Robin Hood efsanesinin 12. yüzyıldan günümüze evrimini takip eden bu çalışma, muhalif kültürel figürlerin kapitalist sistem tarafından nasıl absorbe edildiğini ortaya koymaktadır. Dokuz eksenli metodoloji aracılığıyla, bu dönüşümü sadece kültür-politik değil, aynı zamanda termodinamik yasaları ile fiziksel altyapısının çelişkileri bağlamında analiz edilmektedir. Kültürel Termodinamik olarak adlandırılan bu çerçeve, Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi tarihsel figürler üzerinden test edilmiş ve evrensel bir geçerliliğe sahip olduğu gösterilmiştir. Son olarak, simülasyonun maddi sınırları ve kodlanamaz yaşamın direniş potansiyeli incelenerek, kapitalizmin kaçınılmaz fiziksel çöküşü ve insanın kuantum belirsizliği aracılığıyla direniş olanakları tartışılmıştır. GİRİŞ: "MASKENİN" TARİHİ VE "HARD WALL"IN KAÇINILMAZLIĞI Bir efsanenin tarihsel metamorfozunu incelemek, aslında o efsanenin yazıldığı dönemin güç ilişkilerini, sınıfsal kaygılarını ve egemen ideolojisini deşifre etmek demektir. Robin Hood, 12. yüzyılda sözlü anlatım geleneğiyle ortaya çıkmasından bu yana, her çağda farklı bir maske takmıştır. Ancak bu maskelerin altında, aynı bir gerçeklik yer almıştır: Muhalif enerji, sistem tarafından sürekli olarak absorbe edilmiş, estetikleştirilmiş, soyutlaştırılmış ve sonunda paraya tahvil edilmiştir. Bu makale, Robin Hood efsanesinin bu yolculuğunu takip ederken, aynı zamanda muhalif kültürel figürlerin dönüşümünün bir termodinamik yasası olduğunu iddia etmektedir. Sistemi yok edemeyeceğimiz için, hatta sistem onu her saldırısı karşısında güçlendireceği için, direncin son kapısı—paradoksal olarak—fiziksel yasalardır. Elektrik kesilir, çip krizi yaşanır, nehirler kurur.
Felsefe
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK: Hegemonya, Kontrol ve Maddi Sınırlar Üzerine Dokuz Eksenli Bir Analiz Robin Hood efsanesinin 12. yüzyıldan günümüze evrimini takip eden bu çalışma, muhalif kültürel figürlerin kapitalist sistem tarafından nasıl absorbe edildiğini ortaya koymaktadır. Dokuz eksenli metodoloji aracılığıyla, bu dönüşümü sadece kültür-politik değil, aynı zamanda termodinamik yasaları ile fiziksel altyapısının çelişkileri bağlamında analiz edilmektedir. Kültürel Termodinamik olarak adlandırılan bu çerçeve, Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi tarihsel figürler üzerinden test edilmiş ve evrensel bir geçerliliğe sahip olduğu gösterilmiştir. GİRİŞ: "MASKENİN" TARİHİ VE "HARD WALL"IN KAÇINILMAZLIĞI Bir efsanenin tarihsel metamorfozunu incelemek, aslında o efsanenin yazıldığı dönemin güç ilişkilerini, sınıfsal kaygılarını ve egemen ideolojisini deşifre etmek demektir. Robin Hood, 12. yüzyılda sözlü anlatım geleneğiyle ortaya çıkmasından bu yana, her çağda farklı bir maske takmıştır. Ancak bu maskelerin altında, aynı bir gerçeklik yer almıştır: Muhalif enerji, sistem tarafından sürekli olarak absorbe edilmiş, estetikleştirilmiş, soyutlaştırılmış ve sonunda paraya tahvil edilmiştir. Bu makale, Robin Hood efsanesinin bu yolculuğunu takip ederken, aynı zamanda muhalif kültürel figürlerin dönüşümünün bir termodinamik yasası olduğunu iddia etmektedir. Sistemi yok edemeyeceğimiz için, hatta sistem onu her saldırısı karşısında güçlendireceği için, direncin son kapısı—paradoksal olarak—fiziksel yasalardır. Elektrik kesilir, çip krizi yaşanır, nehirler kurur. Entropi artar ve sistem, kültürel manipülasyonlarını başarıyla sürdüremez. BÖLÜM I: ROBIN HOOD'UN ORİJİNAL TORTUSu VE "SISTEM-DIŞI" MUHALEFET A. Ortaçağ Efsanesinin Sınıfsal Temellendirilmesi Robin Hood'un
Felsefe
"Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? " (Tevbe, 38) Bir avuç toprak için ebedî sarayları mı sattınız? Fani zevke kanıp baki cenneti ucuz mu gördünüz? "Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? " (Tevbe, 38) Damlaya talip olup deryayı mı unuttunuz? Üç günlük misafirhaneyi, sonsuz vatana tercih mi ettiniz? "Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? " (Tevbe, 38) Gölgeye aldandınız da güneşi mi inkâr ettiniz? Emanet mal ile mağrur olup asıl Mülk Sahibi’ni mi unuttunuz? "Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına mı razı oldunuz? " (Tevbe, 38) Hesap var, mizan var, sırat var dediler; duymazdan mı geldiniz? Nefes sayılı, ecel gizli dediler; umursamaz mı oldunuz? ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
Sonsuza Kadar
Sonlu olan biz faniler için sonsuzluğu kavramak zor. Gündüzün gecenin aldığımız nefesin canlı olan her şeyin bir sonu var. Bu dünyada zaman diye bir şey var. Ben hala aklıma oturtamıyorum sonsuzluğu:) Hal böyle olunca insan Ahirette ne yapıcaz diye düşünüyor sonsuza kadar. Cehennem tamam sonsuz azap peki ya cennet. Irmaklar meyveler tarlalar tamam ama sonsuzluğun yanında hala bunlar zihnimdeki boşlukları doldurmuyordu. Sanırım bizim en büyük ödülümüz Allah ın katında onun çehresinde sevdiklerimizle sonsuza kadar bulunmak olucak. Öyle ki sevdiğiniz bir insanla deniz kenarında oturduğunuzu hayal edin sanki sonsuza kadar onunla orada huzur dolu oturabilirsiniz bir eyleme maddeler ihtiyacınız yokmuş gibi. Bir de bunu Rabbin huzurunda çehresinde olduğunu düşününce boşluklar doluyor. Bu bir farkındalık meselesi kimini mal mülk huriler tatmin eder kimini Hakk ın varlığı. Rabbim tabi herkese hitap etmiş avama da arife de. Avam burda genel, ortalama manasında kötü bir mana içermez. Rabbim bizi farkındalığı yüksek olanlardan eylesin. Vesselam
Din