Selamun aleyküm dostlar;
Biyografi kitaplarını sevmeye MalcolmX'in biyografisini okumakla başlamıştım. Daha sonra roman şeklinde birden çok karakteri okudum ve okumaktan büyük bir zevk duydum öğrendiğim de çok şey oldu. Kişinin şahsında doğruları görmek yaşanabilirliğine olan inancımı artırıyor ve dahi bu konudaki umudumu yeşertiyor. Çünkü tarihimizden koptukça, eski ile aramızda mesafeler dağ oldukça iyiliğe, doğruluğa olan inancı da bir süre sonra insan kaybediyor. Bu yolda bence otobiyografik, biyografik eserler bu toplum için önem arz ediyor. Nurettin Topçu'nun hemen öncesinde Mahir İz'i okudum yine kişiliği ve öğretmenliğine hayran kaldım. Zaten kendilerinin aynı zamanda yaşayıp birbirleriyle de tanıştığını duyunca kitap bana da daha da tanıdıkmış gibi geldi:).Hemen ardından Nurettin Topçu'nun hayatına, bir öğretmenin mesleğini ciddiyetle yapmasına şahit olmak bana çok şey kattı. Hem bir öğretmen hem bir insan olarak. Kaldı ki Nurettin topçu hem zeki hem çalışkan hem de söylediğini aynı zamanda uygulayan ve din hakkındaki nokta atışı fikirleri hasebiyle de çok dolu bir ilim adamı ve öğretmeni idi. Fakat Kitapta ailesine başlarda yer verip sonrasında pek yer verilmemesi acaba ailesinden kopuk bir hayat mı yaşadı gibi algılanmasına sebep oldu fikrimde.
Kitabın diline gelecek olursak sohbet havasında, sade, anlaşılır ve abartılı olmayan bir dille yazılmış. Gereksiz övgü, yersiz tekrarlar yapılmamış bu da kitabı biçim olarak objektif yazılmış olarak gösteriyor. Genel havasına bakarsak zaten sadece Nurettin Topçu'yu anlatma çabası olduğunu görmüş oluruz. Sonuç olarak zaten kendisi gereksiz bir övgüye ihtiyaç duymayacak kadar dolu, vicdanen rahat olabileceği bir ömür geçirmiştir. Çok zorlukla karşılaşmış, çok haksızlık yaşamiş fakat duruşundan ödün vermemiştir.
Paul Auster, 4321 hacmi büyük bir roman.
Yazar romanında, kahramanı Ferguson'un hayatını konu edinmiş, bir bakıma kendi hayatını.
Yazarın kendi hayatı ya da olmasını istediği hayatı şeklinde olduğu düşüncesi hakim oluyor okurken.
Salt düz bir anlatı değil. Romanda yazar ayrıntı konusunda mübalağa yapmış diyebiliriz.Gereksiz çok fazla ayrıntı kitabın hacmini şişirmiş.
Okurken biraz akıştan koparacak kadar duygularını , düşüncelerini, mekan tasvirlerini, Ferguson'un konuştuğu, karşılaştığı tanıştığı herkesle ilgili ayrıntı vermesi hem konu hem isim karmaşasına neden olmuştur.
İzlediği filmler, okuduğu kitaplar, hocalarının isimleri, arkadaşlarının isimleri, akrabalarının isimleri gibi..
Ferguson'un ailesiyle ilgili giriş, isim sorunu, ABD' ye nasıl yerlestikleri konusuyla başlayıp, anne babasının tanışma ve evlenmeleri anlatılıyor. Burada Ferguson annesinden gördüğü ilgi, alaka, yakınlık, sevgiyi babasından görmemesi, babasından uzaklaşmasına neden oluyor. Babasının sürekli işleriyle meşgul olması, yazarın onu iş yerinde yakarak öldürmesiyle bitiyor. Diğer bölümler de " babası ölmeseydi nasıl olurdu?" diye devam ediyor ve yeni hayat ve aile tasvirleri yapılıyor.
Ferguson yazar olmak istiyor ve kitap yazma çalışmaları yapıyor.Yazdıklarını arkadaşlarıyla, okuduğu okul hocasıyla paylaşıyor ve kitapları basılıyor. Kitaplarında ailesinin hayatını ele alıyor.Ve kendi yaşamını.
Hem okuyor hem gazetecilik yapıyor ve başka işlerde de çalışıyor.
Gazeteciliği annesinden geçen bir meslek ve onun yardımıyla başlıyor.Ferguson annesini tapacak kadar seviyor.
Romanda çok fazla ayrıntı ve cümle kalabalığı olmasına rağmen oldukça akıcı ilerliyor.
En can alıcı noktası kitabın son bölümünde yazarın 4 tane Ferguson ya da Archie ile ayrı ayrı hayat hikayesi oluşturduğunu ve
Bütün uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yeter. "MalcolmX"
Herşeyin farkında olmak gerektiği gibi insanlara zarar verecek bir olay varsa insanları uyandırmak gerekiyor. Bunun en güzel örneği MalcolmX...
Siyahların DramıAbdulbaki Keskin · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 201325 okunma
Seyyid Kutub…Mısırlı Bir âlim..Kitabının bir bölümünde kurmuş olduğu ‘’Lâ ilâhe illâllah bir yaşam tarzıdır"cümlesinden dolayı idama mahkum edilmiş.
Aklıma Malcolmx'in "zulüm, kısmak istediği sesi nâra yapar ve bazı ölüler yaşayanlardan daha yüksek sesle konuşur "sözü geliyor.Yıllar sonra o ses kalbime dokundu.Noksanlığımı ,acizliğimi hissettim iliklerime kadar.Günümüz insanının etrafını saran tağutlarla olan mücadelesini getirdim gözümün önüne.Sonra insanın insana kulluk olma zilletine nasıl kapıldığını...Seyyid Kutub, yolumuza ışık tutacak Kur’an rehberinde yol işaretlerini bizler için yazıya dökmüş.Hayatımıza ilham olması duasıyla…
Kısa sürede okuduğum, akıcı bir dille, heyecanlı bir şekilde yazılmış bir eser . Yazar dan Allah razı olsun. Gerçekten bilmediğim bir çok konuya değinmiş . Ve okurken heyecanla diğer sayfayı merak ettiğim kısımlar oldu . Bir ara işim olduğu halde kitabı bırakamadım ki zaten 1.5 günde bitti yoğun olmasam daha kısa sürede biterdi ;) özellikle eleştiri yöntemine bayıldım. Sanki benim düşüncelerimi, sözlerimi kitapda okumuş gibi oldum . Bu kitabin daha çok okunması için fazla fazla satın alıp çevremdeki sevdiklerime hediye etmeyi düşünüyorum.
Bir söz ile incelememi bitirmek istiyorum.
Bütün uyuyanları uyandırmak için bir tek uyanık yeter. MalcolmX
Harun Kardeşimize bizi uyandırdığı için çok teşekkür ediyorum.