"Orada, geleceğin hiçbir önemi yoktu. Geçmisse yalnızca tek bir dersi içeriyordu: sevgi insana zarar veren bir hatadır; işbirlikçisi yani umutsa tehlikeli bir yanılsama."
Ağrı dağının öfkesi...
Ahmet diye bir delikanlının kapısına güzeller güzeli bir atın gelip durması devamında Ahmet'in atı uzağa götürmesini rağmen evinin kapısına tekrar gelmesiyle birlikte bu bana yadigârdır ne paşa ne padişah gelirse bunu alamaz der çünkü dağın adeti böyledir. Lakin atının Ahmet'te olduğunu öğrenen Mahmut paşa atını ister Ahmet atı vermez can verilir at vermez der ve dağa çekilir. Paşa en sonunda Ahmet'i zindana atar. Zindan Ahmet için bir son gibi görünür ama asıl kaderi bu at vesilesi ile başlar.
Paşa'nın kızı Ahmet'e sevdalanır ve onun kaçmasını sağlar. Paşa kızını zindana atar bunu duyan halk dört bir yandan akın eder ve kızı kurtarır. Mahmut paşa türlü tehditler gönderir. Böyle olmayacağını anladığı zaman Ahmet'e teklif gönderir Ağrı dağının tepesine çıkıp ateş yakarsa kızını vereceğini söyler. O güne kadar dağa çıkıp sağ gelen olmamış bu yüzden çevresi Ahmet'i vazgeçirmeye çalışır ama Ahmet dağa çıkıp ateşi yakma işini mutlulukla kabul eder ve dağın yolunu tutar. Dördüncü gün umutlar tükenirken yakılan ateş görülür ve govendler çekilir.
Efsanede bir çok mesaj yer alıyor. Bunlardan biri de aşk olayı kitabın sonunda Ahmet ile Gülbahar'ın aşkı mı yoksa Memo nun Gülbahar'a olan aşkı mı daha ön planda sorusu akıllara takılıyor. Memo hiçbir karşılık beklemeden bir tutam saç için canını feda ederek Ahmet'i kurtarıyor. Ahmet Memo'nun bunu neden yaptığını düşünür durur içini kemirir
O günden sonra Gülbahar'a dokunmaz son kısımda Gülbahar dayanmaz yine sorar ama Ahmet'e Memo nun bir tutam saçı için kendisini kurtardığını söylemez hiçbir şey istemedi der. Belki de Memo'nun bu denli sevgisinin Ahmet'i eninde sonunda daha çok sokacağını bildiği içindir kim bilir.
Kitap ayrıca halkın birlik olduğu takdirde gücünün her şeye yeteceği alt mesajını da bize
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Yazarın okuduğum ikinci romanı, ilk okuduğum roman olan Roger Acroyd romanını da beğenmiştim. Kitap ilk başta bize karakterleri tanıtarak başlıyor 8 karakteri olduğu için karakterlere alışmak biraz zaman alıyor. Daha sonra bu 8 karakter ve iki hizmetçi kendilerine gelen mektuplar gereğince adaya gidiyorlar her biri adaya ilk defa gitmekte ve kendilerini ne beklediğini bilmeden gitmektedirler. Adaya vardıkları zaman Owen denilen adanın ve onları mektupla çağıran kişi adada yoktur sonradan geleceği hizmetçiler tarafından iletilir. Kitabın asıl girişi misafirlerin hepsinin oturduğu bir anda bir gramofondan çalan kayıt ile başlar. Bu kayıtta her karakterin ve hizmetçilerin eskiden karışmış oldukları, yasa nezdinde suçsuz görünen ama aslında suçlu oldukları cinayetler açıklanır. Bu kayıttan sonra birbirini takip eden ölümler gerçekleşir ve katilin içlerinden biri olduğuna karar verirler. Katil kim? Bulunabilecek mi yoksa sadece herkes kendi olum sırasını mı beklemektedir. Ölümler herkesin odasına yazılı olan On Küçük Zenci şiirine paralel olarak gerçekleşmektedir.
Kitap akıcı ve merak uyandırıcı bir havaya sahip . Katili tahmin etmek zor olabilir çünkü herkes katil olma potansiyeline sahip.
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,7bin okunma