Sonra çevreme bakındım, her şey her zamanki gibiydi...gri ve koyu renkli.Hep aynı mürekkep lekeleri, hep aynı masa ve evraklar, ben bile aynıydım; nasıl öyle aynı kalabilmişti her şey...Pegasos'un sırtına binip gitmek varken burada işim neydi? Nereden çıkmıştı bütün bunlar? Gökte duran güneş'in ayartması bundan mıydı?
Beden-nefs varlıklarıyla ortada çırılçıplak bırakıverilmiş, zerreleştirilmiş bireylere ne sunarsanız onu yerler. Ötesini düşünmeğe mecallere bile kalmaz artık. Onlar, toplumu, hele hele ümmet kudretindeki bir toplumu asla oluşturamaz; olsa olsa domuz yahut tavuk çiftliğinin manzarasını sunarlar.