muhammed ali

muhammed ali
@malilili
Burada okuduklarınız veyahut okuyacak olduklarınız kendini uyanık zanneden bir uykucunun düşünceleridir.
En az   Michelangelo 'nun "Cennetten Kovuluş"u kadar güzel..
Sus, kimseler duymasın,    Duymasın, ölürüm ha.    Aymışam yarı gece,   Seni bulmuşam sonra.   Seni, kaburgamın altın parçası.   Seni, dişlerinde elma kokusu.  Bir daha hangi ana doğurur bizi?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dil ve Mâna Üzerine
9/10
·226 syf.··
2024 11. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:12
Unuttular!   Kelimenin kabuğu ağızlarında kalmak şartıyla içini Unuttular!     Diye söyleniyor Necip Fazıl.Haklı da.   Evvelden yalnızca söylediklerimizin gelişi güzel ağızdan dökülen kelimeler olduğuna yanıyorduk. Çok zaman geçti tabi.Kabuğu dahi kalmadı artık.Oradan, bir şeyleri içselleştirip mânasını kavramaktan çok uzağız.   Aradan geçen bu zaman birçok şey gibi dili ve ona anlam kazandırıp içini dolduran mânayıda alıp götürdü bizden.   Evvela bir dil devrimi.Sanırım suyun gözesini burası oluşturmakta.Dilin türkleşmesi adına, her şeyi kısaltma, hızlandırma amacı güderek kelimelerin ufaltılması parçalanması ve yok olması.   Malum hız çağında yaşıyorduk, daha gidilecek çok yolumuz ve yetişeceğimiz bir grup muasır devlet var idi.   Bu yüzdendir ki;   Sanayileşmenin olanca bir hızla yol aldığı devirde bizler geri kalmışlığın faturasını yüzyıllardır bu topraklarda yer etmiş dini ve kültürel temellere kestik. Devamında fazlalık olan, bizleri çağ dışı bir karanlığa çeken birçok şeyin yanında, kelimeleride budamamız ve en yakın yerde sırtımızdan indirmemiz icap etti.   Budanan kelimeler yerine hakkıyla bir şey getiremeyince kelimenin kendisi gibi mânasıda tozlu raflar arasında kaybolup yitti.   Mânadan uzaklaşmamız, kelimenin kabuğundan daha derine inemeyişimiz. Bir selamlaşmada, bir hâl hatır sormada belli ediyor kendini.Aynı tabağa kaşık saldığımız adamdan bir haber yaşadığımızı fark ettiğimizde anlıyoruz bunu.     Programlanmış bir hayvan gibi yalnızca görevini yerine getirmek amacı güdüyor sözde sohbetlerimiz.     Dilin birkaç bin kelimeye sıkıştırılıp içinin boşaltılması bizi sosyal hayatta lâl etmekle kalmaz.Aynı zamanda fikir ve düşünce dünyamızıda derinden sarsar ve iğdiş edilmiş bir hayvan misali kısır bir döngüye sürükler.   Bu kısır döngü bizi;   Akıl ve
Hayat ve İnsan
Omurgasızlaştırılmış TürklükŞ. Teoman Duralı · Dergah Yayınları · 2013353 okunma
BİR KÖRÜN RÜYASI  
Puan vermedi·287 syf.··
2022 9. kitabı
·
85 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2022 21:35
Gündemimizde oldukça yer tutan cinayetler ve sapkınlıklar   Ve bunların hepsini kuşatan bir ahlaki yozlaşma   Yıllar önce yazılmış eserleri okuyunca bu günlere ha deyince gelinmediğini, bunların o günlerde dahi gören gözler için tahmin edilmesinin güç olmadığını farkettim.   Bir cinayette dahi bunu fark etmek artık şaşırtıcı değil (ne yazık ki)   Yaşanan bu çöküşün, bu felaketin bu yozlaşmanın farkındayız ve bundan rahatsızda oluyoruz.Öyle değilse dahi öyle varsayıyor öyle umud ediyoruz.   Peki ya;   Toplumun yapı taşı olan biz bireylerin En azından bir birey olamaya çalışan bizlerin, neden elinden bir şey gelmez, neden sesimizi duyuramayız.Kendimizle bir başa kalamayız.Bu hengamade durup düşünemeyiz.   Çünkü bizler;   Bırakın mağaranın dışındaki gerçekliği daha zincirlerini kıramamış.Buna yeltenmemiş her yeltendiğinde deli yaftası vurulup alaşağı edilmiş  insanlar olarak Yanı başımızdaki adama dahi konuşmaktan imtina ediyoruz Bizler bu durumdan rahatsızken, yanımızdakini rahatsız etmekten çekiniyor dahası korkuyor ve korkak insanlara dönüşüyoruz.   Karalanmış bunca sayfayı kendimize günah keçisi seçiyor ve vicdanımızı mı rahatlatıyoruz?     Birkaç cümle kurmak, kendimizi kandırmak, kaçmak, kabuğumuza çekilmemiz ve perde.   Şu kör gözler ile bakınca dahi deney tencerelerinde yavaşça pişen kurbağalara benzediğimizi söylemek yanlış olmaz sanırım   Yalnız aradaki fark, bizler suyun gittikçe kaynayacağını ve acı sonun ne olacağını biliyoruz.   Ne acıdır ki uzun bir zaman ellerimize kollarımıza vurulmuş zincirleri kıracak gibi değiliz.   Buna bir çözüm sunmak bu çözümü dar sığ kalıplara oturtup dile getirmek oldukça güç ve anlamsız.   Yalnız buna bir çözüm bir çıkış yolu aranacaksa bu çözüm biz müslümanlar için pek aşikar. Fakat buda çetin bir yol ve belkide başka bir
Hayat ve İnsan
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,676 okunma
❝Şu olan bitenlere demir olsam dayanamazdım, erirdim, çürürdüm. Taş oldum da dayandım.❞
Sayfa 149 - Yapı Kredi Yayınları 69.Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
Bu nasıl bir dünyâ, hikâyesi zor; Mekânı bir satıh, zamânı vehim. Bütün bir kâinat muşamba dekor, Bütün bir insanlık yalana teslim.
Sayfa 86·Kitabı okudu