Taceddin Çakmak

Künhü zâhir antlar ve anıtlar... bir grup çilekâr ve nefsi mazbut delikanlılar... işgüzar bir kalbin ve zihnin muhafızları... Derine dalmak, derinde olmak ve derinde boğulmanın aslı metruk bir mahpushaneden farksızdır. Siz kendinizi kuyuda Yusuf zannedersiniz lakin ne lütfa mazhar rüyalarınız vardır ne itaat etmeye müsait halklar. Zira ayak izlerinden ibaret koca bir sahradır geçmişte bıraktıklarınız. Adımlarınız, tekrarı sabit onca yolda, artık, tüm izleri hatırlamaktan ziyade burada, neden sadece kendinin olduğuna isyan ederek ilerlemiştir yıllarca. Bir grup çilekâr ve nefsi mazbut delikanlilar... Lutfe mazhar bir rüyanız yoksa, bu arayışta kuyuda ölmek halka boyun eğdirmekten daha evladır.
Reklam
Atadan kalma ödlekliğimizin bize önerdiği çözümler, entelektüel edebinden yan çizmenin en beter yollarıdır. Yanılmak, kandırılmış olarak yaşamak ve ölmek; İnsanların yaptığı budur. Ama bizi tanrının içinde yok olmaktan koruyan ve bütün anlarımızı, hiç etmeyeceğimiz dualara dönüştüren bir haysiyet de vardır.
Sayfa 17
Hayata Dair
Aşırı hassas yalnızlıklarımız ötekiler için ne cehennemdir! ama hep onlar için, bazen de kendimiz için icat ederiz görünümlerimizi.
Hayata Dair
Bizi çevreleyen şeylere, onlara isim verdiğimiz - ve ötelerine geçtiğimiz- ölçüde tahammül ederiz. Ama bir şeyi bir tanımla benimsemek ne kadar keyfi olursa olsun -ne kadar keyfi ise o kadar da vahimdir. çünkü bu durumda ruh bilginin önüne geçer- o şeyi dışlamaktır; onu yavanlaştırmak ve yersizleştirmektir, yok etmektir.
Sayfa 14
Hayata Dair
Bir inanç için acı çekmiş olandan daha tehlikeli varlık yoktur: En büyük zalimler kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar. Acı, güç iştahını azaltmak şöyle dursun, onu azdırır. Zihin de kendini bir soytarının meclisinde kurbanınkinden daha rahat hisseder. Onu bir fikir için ölünen gösteriden daha fazla tiksindiren hiçbir şey yoktur.
Sayfa 12
Hayata Dair
Reklam