Taceddin Çakmak

Seni çağdaş olmamakla suçlayacaklar. Çağın bazı gerekliliklerinin kabile kültürüne uymadığının farkında ol. Fakat kabilene de sıkı sıkıya bağlı kalma; düşmanın da kılma. Çağı da yakala hem; büsbütün bulanma, içinde erime. Seni, kabile mensubiyetin var diye kışkırtacaklar, geri kalmış belleyecekler, aldanma. Kabilen seni itecek kalbinden, farkettiğin an kapıda seni kucaklamaya çalışan birileri olacak, peşine düşme. Hülasa, bil ki zaman çağdaşın da kabilenin de umrunda değil. İki taraf da kalabalık görünmek zorunda. Zorundaki seni aldatabilsin, cepheye sürebilsin. Zira kabilen de çağdaşın da zamana hükmedebilmenin makul izahını kalabalık olmakla ölçüyor.
Hayata Dair
Reklam
Sır sahibi olan kişi sırrı öğrenmek isteyen kişiye karşı dikkatli olmalı ve sırrını ona vermemelidir. Çünkü emanet edilen bir şeye talip olan kişi haindir.
Sayfa 636
Hayata Dair

Taceddin Çakmak

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
6/5 kitap - %120 tamamlandı
6 kitap okudu
5 kitap
2.468 sayfa
0 inceleme
30 alıntı
İnsan uzay ile iştigal ettiğinde büyüklüğü karşısında dehşete düşüp alem tasavvurunun ne kadar noksan olduğunu idrak ediyor. Bunun yanında Dünyadan hareketle gökyüzünü hesap etmeye kalkışan biri imanını tazelerken; gökyüzünden hareketle dünyayı anlamlandırmaya çalışan ise inkarı için nice deliller sıralıyor. O kadar ince bir çizgi ki bu! İlahın bunca galaksi ve yıldız içerisinde dünya yaşamını mevzu etmesi ve insanı muhatap alması sadece imtihanla açıklanabilir bir şey değil. Müthiş sancılardan, sorgulamalardan insanı geçirerek onu, ilahi bir mertebeye çıkarması olarak da okunabilir. Fakat bu muhatap alma imkanını reddetmek, yalnızca bir nesne formu üzerinden değerlendirmek, ruhtan ve manadan ayırmak insan için daha bunaltıcıdır. Bu sebeple aynı sancı ve dehşetten geçen insan, sırf inkarı yüzünden alemi anladığı şekilde, yani nesne yahut bir beşer olarak değerlendirilip yok olmasına hükmedilmesi de mümkündür. Cehennem işte budur. Cehennem, ilahiliği reddetmenin yanında bunu arzulamama halidir.
Din
Özgürlük, bir bütün olarak insanın belli bir alanda, değerler alanında gerçekleştirdiği bir şeydir. İnsan bu alan içinde ve değerler karşısında "seçme" ve "tercihte bulunma" olanağına sahiptir; bu olanağı kullanıp kullanmamakta da serbesttir. Bu olanağı kullanmadığı sürece bir doğal varlık olarak kalır; "karar vermeye" "seçmeye" "tercihte bulunmaya" ve böylece değeri gerçekleştirmeye başladığı anda ise artık özgürdür.
Sayfa 99
Felsefe