Spoiler var
2/10
·448 syf.··
2026 14. kitabı
ikinci kitaba başlarken artık bazı sırların açığa çıkacağını, karakterlerin oturup gerçekten konuşacağını ve yaşananların daha mantıklı bir zemine oturacağını düşünmüştüm. Ancak kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey bunun tam tersi oldu. İlk kitapta beni rahatsız eden birçok unsur devam ettiği gibi bazı noktalarda daha da büyümüştü. Korkunç! Kitap boyunca Mahinev, Ali Asaf'ın onu aldattığını düşünüyor. Açıkçası okur olarak bizim düşünmemiz gereken şey de bu. Çünkü kitap sürekli olarak bizi bu sonuca yönlendiriyor. Ortada Lina var, ortada başka bir kadın var, ortada yıllarca süren sessizlik var ve ortada cevaplanmayan onlarca soru var. Fakat bütün bunların içinde beni en çok rahatsız eden şey Ali Asaf'ın gerçeği biliyor olmasına rağmen hiçbir açıklama yapmaması oldu. Mahinev soru soruyor. Ali Asaf susuyor. Mahinev cevap bekliyor. Ali Asaf yine susuyor. Mahinev acı çekiyor. Ali Asaf hâlâ susuyor. Bu döngü yüzlerce sayfa boyunca tekrar ediyor. Bakın şaka değil yüzlerce sayfa sürüyo. Bir noktadan sonra bu durum gizem yaratmıyor. Sadece hikâyeyi uzatıyor. Karakterlerin yaşadığı sorunları değil, yazarın hikâyeyi uzatmak için karakterleri konuşturmadığını hissetmeye başladım. İlk kitapta da bu vardı ama ikinci kitapta çok daha yorucu bir hâl almış. Nefes aldırmadı.. Lina karakteriyle ilgili de karışık hisler içerisindeyim. Hikâyeye girişini etkileyici buldum. Annesini kaybetmek üzere olan küçük bir çocuğun hikâyesi doğal olarak insanı etkiliyor. Ancak Mahinev'e bağlanma süreci bana fazla hızlı geldi. Evet, travma yaşayan çocuklar hızlı bağ kurabilir ama burada yaşanan bağın yoğunluğu bana yine de yapay hissettirdi. Sanki duygusal etkiyi artırmak için bazı gelişim aşamaları atlanmış gibiydi. Kitabın sonlarına doğru mektuplarla birlikte öğreniyoruz ki aslında Ali Asaf
Mahi 2Tuğba Atıcı Coşar · Pukka Yayınları · 2025185 okunma
Spoiler
7/10
·432 syf.··
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:45
Sonu feci derecede saçmaydı. Saçma bir inat. Erkek karakterin hiç bir hatası olmamasına rağmen ( hepsinin mantıklı sebebi var) yaptıklarının bu kadar uzatmak ve final felan tamamen gözümde bitirdi kitabi.
Yaralasar - 3Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202110,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İdare eder ama fazla taraflı ve yüzeysel bir kitap
5/10
·128 syf.·
2026 21. kitabı
Yazar ıttihad ve terakki yi darbeci olarak anlatıyo ve işin komik tarafı alman kuklası olduğunu söylüyo Atatürke de alttan alta ingilizlerin çıkarlarını korudu ondan Atatürk döneminde yabancı devletler bizle uğraşmadı gibi şeyler söylüyo başlangıç olarak ordudan bahsediyim ittihat ve terakkiden öncesindeki durumu ve sonraki durumu karşılaştıralım Abdülhamid askerin güçlenmesinin iktidarına zarar vereceğini tahta çıkarken gördüğü için liyakatli olanlar yerine sadık olanları üst mevkilere getiriyo Abdülhamid tarafından bakınca mantıklı ama ittihatci lar ülkenin okumuş kesimi ve oldukça da potansiyeli olan insanlardan oluşuyo liyakatsiz ama sadık insanların onların olması gereken konumlara gelmesini adil bulmuyolar ve de istibdattan bıkmış durumdalar mevcut durumun değişmesini istemeleri gayet normal ve bildikleri önemli bir şey var ordu zayıf olursa Osmanlı asla birarada kalmaz Abdülhamid in İslamcılık politikası kağıt üstünde mantıklı ama o dönemde hilafetin hiçbir gücü yok eğer gücü olsaydi Osmanlı Cihad ilan ettiginde bizim yanımızda kalirlardi ama onlar bizim yanımızda olmayı bırak karşımızda yeraldilar onları savunmaya giden askerlerimize saldırdılar Ümmet treni olayını araplar bayram olarak kutluyor hatta müzede sergiliyolar bizim savaşa girmemize gelince ingilizler kabul etmediler biz de alanların yanında savaşa girdik diye bisey yok almanlar bizi kendi taraflarında istemiyorlar Avusturya Macaristan bizi yanlarında istiyorlar Sırbistan iki tarafta sıkıştırip hızlıca işgal etmek için ve almanlari onlar ikna ediyo ve de bizim savaşa girmeme gibi bir şansımız yok çünkü o dönem rusylarin ihracatı ve ithalatı İstanbul ve Çanakkale üstünden yapılıyo biz boğazları kapatmazsak almanlarla problem yaşardık ve ingilizler bizim asla arkamızda durmazdı kapattığımız için de
Türkiye Cumhuriyeti ve Türk BirliğiMurat Atalay · Bilgeoğuz Yayınları · 20109 okunma
Kilitli Kapı kitap yorumu
8/10
·272 syf.··
2026 15. kitabı
Bu kitap yazardan okuduğum 3. oldu. Açıkçası yazarın diğer okuduğum kitapları gibi yine çok akıcıydı ve gerçekten hızlı bir şekilde bitirebildiğim bir kitap oldu. Belki de diğer kitaplar ile neredeyse peş peşe, birbirine çok yakın zamanlarda okumuş olmamdan kaynaklı genel tekrar eden bazı şeyler fark ettim. Örneğin bazı karakterlerin doktor/ cerrah olması veya olmak istemesi, psikopatik özellikler göstermeleri, ilişkilerinde bağlanma ya da güven sorunları yaşamaları ve sürekli bir ilişki içerisinde bulunmaktan kaçmaları gibi temalar yazarın diğer kitaplarında da bulunan, tekrar ettiğini gördüğüm unsurlar oldu. Açıkçası birbirlerini bu kadar anımsatmasalar bu tekrarlamalara fazla takılmayabilirdim ancak ben biraz takıldım açıkçası. Spoilerlı yorum! Öncelikle kitabın büyük bir kısmında kafamda hiçbir düşünce yoktu. Bir noktada şüphe Nora'ya bir noktada Brady'ye çekiliyordu ki ikisine de pek ihtimal vermemiştim okurken çünkü ters köşe olacağını biliyordum. Buna rağmen Brady'nin asıl suçlu olması kısa bir anlığına mantıklı geldi dürüst olmak gerekirse ancak olmadı tabii. Harper beni gerçekten çok şaşırttı ama Harper'ın asıl suçlu çıkmasındansa Nora ile kardeş çıkmaları asıl şok oldu benim için. Kitabın içinde bir noktada katilin kadın çıkacağına dair sinyaller veriliyordu, o yüzden aklımdan geçirmiştim fakat ihtimal vermemiştim yine de Harper olacağına. Ayrıca Sonny olayı da şaşırtıcıydı. Nora'nın peşine takılan Henry sanarken aslında Sonny'nin olması da ayrı bir ters köşeydi. Bodrum katındaki sahnenin Erkek Arkadaş kitabıyla benzeyen ancak spoiler sayılabileceği için buraya yazmak istediğim bir yönü daha vardı, o da asıl suçlunun diğer karakterimizin yiyeceğine/içeceğine ilaç katarak onu sersemletmeye çalışması. O kısımda aklıma direkt olarak Erkek Arkadaş kitabı
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,656 okunma
8/10
·552 syf.··
2026 49. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:18
“Umut kayıp değil, yalnızca yanlış yerde aranıyor..” Ve seri biter.. Final her ne kadar acele gelmiş olsa da çok severek okuduğum bir seri oldu.Yazarın anlatım tarzı, karakterlerin derinliği, içsel sorgulamalar hepsi çok iyiydi.Kurgu harikaydı.Bu kadar uçuk şeylerin bir tek bana aşırı mantıklı geliyor olmasını kesinlikle kabül etmiyorum :D Bence hepimize mantıklı göründüğü anlar vardı.İki puan kırmamın sebebi Goddard (ismini yanlış yazmış olabilirim) karakterinin her yaptığı şeyden yırtmasıydı.Böyle olunca da o karakter benim gözümde gerçekliğini yitiriyor. Yani hadi ama.Bir tane adam yahu.Bir orduyla falan da dolaşmıyor.Bir taneniz de bırakın indirmeyi teşebbüs bile etmediniz ya.Şaşıp kalıyorum.Tamam yine kazanan kötü olsun ama o kadar da kolay olmamalı her şey.Bi diğer sebep ise sonunun çok oldu bittiğe gelmiş olması.Yazar biraz daha uzatabilirdi.Ya da biraz daha yaymayı tercih edebilirdi.Ama öyle olmadı maalesef “Dur bi dakika ne oldu öyle, ay sakın yapma, aa gitti..” falan derken kitap bitiverdi.Olsundu.Çok daha zayıf seriler gördüm onlar bunun yanında solda sıfır kalır. Ne olursa olsun bu seriyi şiddetle tavsiye ediyorum.Mantık çerçevesinden çıkmayan, anlatımı güzel bir bilimkurgu arıyorsanız hiç düşünmeden bu seriyi alın.Pişman olmayacaksınız.
İnceleme
ÇanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2025321 okunma
#okudumbitti #12
10/10
·308 syf.··
2026 16. kitabı
Bir cinayet romanında en sevdiğim şey, olayların ilk başta göründüğü gibi çıkmamasıdır. Bir Sırrım Var da tam olarak bunu yaptı. Serinin 12. kitabını bitirmiş olmama rağmen, hâlâ ters köşe olmak beni muazzam etkilemekte... Kitap, birbirinden tamamen alakasız görünen ölümlerle başlamaktadır. Bir korku filmi yapımcısı, sıradan bir muhasebeci... İlk bakışta bu insanların yollarının kesişmiş olması bile mantıklı görünmemektedir. Ancak Rizzoli ve Isles soruşturmayı derinleştirdikçe, bütün düğümlerin yıllar öncesine uzanan ortak bir noktada toplandığı ortaya çıkmaktadır. Roman boyunca en çok hoşuma giden şey, Gerritsen'in ipuçlarını acele etmeden dağıtması oldu. Olaylar bir anda pat diye açıklanmamakta. Her yeni bilgi, önceki bölümlere farklı gözle bakmamızı sağlamakta. Özellikle geçmişte yaşananların bugünkü cinayetlerle bağlantısının kurulma şekli oldukça başarılıydı. Jane Rizzoli ve Maura Isles ikilisini artık serinin bu noktasında eski dostlar gibi okumaya başladım. Bu yüzden sadece cinayetleri değil, onların olaylara yaklaşımını da merak etmekteyim. Kitap boyunca soruşturmanın bilimsel ve polisiye yönü dengeli bir şekilde ilerlemekte. Benim için Bir Sırrım Var, serinin en çarpıcı kitaplarından biri olmasa da merak duygusunu sonuna kadar koruyan, sağlam kurgulanmış ve kendini rahat okutan bir romandı. Özellikle olayların birbirine bağlandığı bölümlerde gerçeği öğrenme konusunda sabırsızlandım ve kısa sürede bitirdim.
Edebiyat
Bir Sırrım VarTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20252,590 okunma