Ya hayat, iki yüzlü Janus’sa?
“Hayatı fazlasıyla ciddiye alıyorsunuz, Bu da hayatı size zehir eder …”
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Elleri Parker’ın futbol burslu çıplak ve tertemiz poposunu kavramış ve ağzına alabileceği her şeyi Nazi posteri kılıklı köşeli çeneli yüzüne çeken Manus yaptığı işten on üzerinden on alıyor! Hırıldayan ve öğüren Manus’un zorunlu emekliliğinden geri dönüşü muhteşem oluyor.
Reklam
Konuşşş kızz Neriman!
Sen öylesin zaten! Çok konuşmazsın, kendi kendine kurarsın, anlatmazsın, anlatılırsa dinlemezsin, kendinden başkalarına güç inanırsın. İnat!
Alıntı
26 - Düşüşü ve ölümü
Eisehower ikinci basın toplantısının sonucunu öğrenince, Patton'ın ya yaptığı hataların farkına varmadığını, ya da artık gözden düşmek istediğini düşündü. Dört gün sonra Patton, Eisenhowerın Frankfurt'ta bulunan IG Farben binasındaki karar-gahına çağrıldı. Kalabalık bir gazeteci topluluğu merakla dışarıda beklerken, Patton tam 2 saat Başkomutan'ın odasında kaldı. Dışarı çıktığında rengi sapsarıydı ve hırsından titriyordu. Eisenhower sonunda Patton'ı, çok sevdiği Üçüncü Ordu Komutanlığı'ndan almıştı! Bundan sonra Patton, "Kağıt Ordusu" olarak tanımlanan ve Patton'ın da büyük rol aldığı Avrupa harekatının ayrıntılı tarihini yazmakla görevli Onbeşinci Ordu Komutanı olarak iki ay daha yaşa-yacaktı. Kasım ayıyla, birlikte Patton' ın altmışıncı yaşgünü de geldi. O gün anılarında şunları yazdı: "Hakkımı almak için son fırsatı da kaçırmış oldugumu düşünmek beni çok üzdü." Patton bundan sonra vaktini, ordusunun önceki yıl özgürlüğe kavuşturduğu Fransa, Belçika ve Lüksemburg'da birçok kenti ziyaretle ve meraklı olduğu av partileriyle geçirmeye başladı. Gittiği her yerde daima sevgi gösterileriyle karşılandı. 9 Aralık 1945 tarihinde soğuk bir kış sabahı Patton, sadık yaveri General Gay'la birlikte, 38 no.lu karayolunda Mannheim'a doğru arabasıyla gidiyordu. Amaçları, Speyer kenti yakınlarındaki koruda kuş avlamaktı. Şoförleri Horace Woodring adında genç bir askerdi. Kentin kuzey kesimindeki demiryolları kavşağını geçtikleri sırada saat tam 11.30'du ve her zaman olduğu gibi konuşmalara Patton hakimdi. Bir yıl önce savaşa katılmış olan General Patton: - "Savaş ne kadar korkunç. Şu sahipsiz araçlara bakın," dedikten sonra, başını yolun öteki tarafına çevirerek ekledi: - "Ve hele şu hurda yığınlara bak!." 23 yaşındaki şoför, elinde olmayarak başını çevirip generalin işaret ettiği
Sayfa 126·Kitabı okudu
Alıntı
İLBER HOCA'NIN TAVSİYE ETTİĞİ 26 YABANCI FİLM
1. Potemkin Zırhlısı - Sergey Eisenstein (1925) 2. Aleksandr Nevsky - Sergey Eisenstein (1938) 3. Bir Kuşak - Andrzej Wajda (1955) 4. Wesele - Andrzej Wajda (1957) 5. Küller ve Elmaslar - Andrzej Wajda (1958) 6. Vaatler Ülkesi - Andrzej Wajda (1975) 7. Waterloo - Sergey Bondarçuk (1970) 8. Dünyayı Sarsan On Gün - Sergey Bondarçuk (1983) 9. Constans - Krzysztof Zanussi (1980) 10. Macarlar - Zoltan Fabri (1978) 11. Mephisto - Istvan Szabo (1981) 12. Albay Redl - Istvan Szabo (1985) 13. Taraf Tutmak - Istvan Szabo (2001) 14. Teorema - Pier Paolo Pasolini (1968) 15. Dekameron'un Aşk Öyküleri - Pier Paolo Pasolini (1971)
Sayfa 190
çatladım
the rest of the space is filled with wooden shelving units. they don’t look professional, so maybe dad built them himself. i vaguely recognize some of the games, like warhammer, from dad’s apartment. there are tons of d&d manuals and figurines, boxes of pokémon and magic cards, and displays of brushes and paints in every color for the tabletop game models dad loves to collect.
Alıntı
Reklam
Reklam