Atalarımızın yüz binlerce yıldır sert yemişleri, meyveleri, etleri ve kökleri çiğneyip sindirerek nice emekle elde ettiği kalorileri, bugün işlenmiş gıdalar sayesinde hızlıca ve zahmetsizce alabiliyoruz. Bizler onlara kıyasla adeta bebek mamasıyla besleniyor gibiyiz. Bu nedenle mesela “yirmilik dişlerimiz” insan popülasyonunun neredeyse yüzde yirmi kadarında artık çıkmıyor bile.
Fabrika ayarlarımız çeşitli ve seyrek besinlere göre ayarlanmışken, tarım sonrasında bizler daha dar bir seçenek aralığında ama fazla miktarda besin üretebilmeye başladık. Bu da belki insan türünün kendi ayağına sıktığı en önemli kurşunlardan biri oldu.