Göğün iniltisini duyar gibi oldum. Belki gök, o hançeri kendi elleriyle kalbine sokmuştu. Kıyamet, dünyanın kederinden mavisi solan gökyüzünün intiharıdır.
Anladım ki bu dünyanın tek hakikati insanın yalnızlığıdır, ötesini anlamaya çalışanların kalbinde sadece yorgunluk kalır. Didişmeyi bıraktım ve teslim oldum. Ne kadar küçük düşürücü de olsa kendime yenildiğimi kabul ettim. Yalnızlık insanın bu dünyada ödediği ağır bedeldir. Cehennemin bu dünya olduğuna inanmıştım, kalbim hayal kırıklıkları ve yıkıntılarla doluydu.
Eğer huzurun bedeli bilincinizi zayıflatmak ise, eğer sessizliğin bedeli canlılığınızı ve uyanıklığınızı yitirmek ise, o zaman onlara sahip olmaya değmez
Mükemmel bir kitap yazarın zekasına her sayfada hayran kaldım. Uzun zamandır bu kadar etkilendiğim bir kitap okumamıştım. İlk sayfalarda nereye bağlandığını çözememişken sonrasında aslında gerçekten de bir yere bağlanmayacağını keşfedip hastanenin en ufak bağı olduğu tüm insanların hayat hikayelerinde kayboldum. Ayfer Tunç’a sadece şapka çıkartıyorum