schop

schop
@marcelprous7
weltschmerz.
Kendi deyimiyle, ‘ömür boyu süren kutsal hastalıklardan’ birini taşımayanları daima aşağılamış, onları daima en düşük kategoriye dahil etmişti ve onlarla ilişki kurmak, özellikle de zihinsel ilişki kurmak kendisi için küçültücü, kirli olmasa da en azından daima karakter zayıflatıcı bir şey olmuştu. Sağlıklı denilen insanlara acıyordu, çünkü onun kanaatine göre bu insanlar asla mutlak zihin körlüğü çukurundan çıkamazlardı ve ne olursa olsunlar, ne yaparlarsa yapsınlar, ömür boyu bu bayağı zihin körlüğü içinde kalmaya mahkûmdurlar ve kendisi onları açıkça aşağılıyor, bu ‘zavallı’, ‘değersiz’, ‘zihne zarar yaratıkları’ aşağılamaktan her seferinde zevk alıyor gibi görünüyordu, ki bunu bana bir keresinde gerçekten açıkça ifade de etmişti.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gerçek şu ki Koller çok erken yaşta ve muhtemelen lise döneminden çok önce zihin istikametini seçmişti, benim içinse böyle bir durum söz konusu değildi. O daima bir zihin insanı ve göz hastasıydı, bense onun tarafından daima, birlikteliğimizin dönüm noktalarında sık sık ve tekrar tekrar sadece duygu ve eylem insanı şeklinde niteleniyordum, beni sağlıklı, kendisini ise çoğunlukla hasta şeklinde niteliyordu, sık sık da ‘zihin hastası’ şeklinde, ama bunu, kendisine daima sıradan ve neticede anlaşılmaz gelen benim gibi insanlar karşısında bir meziyet sayıyordu, kendisi için kullandığı ‘zihin hastası’ ifadesiyle gerçekten daima benim karşımda elinde (ve kafasında), zaman zaman bana acımasızca davranabilmesini sağlayan bir silah oldu.
Edebiyat
Doğa ve kendi şanssızlığı tarafından biçimi bozulduktan sonra pes eden birçok kişi tanırız ama şanssızlığı onu zafere, kendisinin de bir kere söylediği gibi, zihinsel zafere götüren pek az insan vardır.
Edebiyat
Sakladığı takma bacağı incelercesine göz hapsine alarak bununla ilgili bir şeyler düşündükleri de Koller tarafından doğal olarak hemen fark edilmiş. Ama Koller’e göre onların merakı, kendisi gibi insanların her yerde sürekli karşılaştıkları, en haince ve utanmazca şekline maruz kaldıkları ve teslim oldukları o son derece yaygın, pis ve itici merak değilmiş.
Edebiyat

schop

, bir kitap okudu
Puan vermedi·376 syf.·
2020 59. kitabı
Hasan Ali Toptaş
8.4/10 · 5bin okunma