"Kunt." Bir kez daha fısıldadım ismini, bir kez daha göz göze geldik.
Sertçe yutkundu, bakışlarını kaçırırken cümlelerini toparlamaya çalışıyordu. "Karaca... Bak, biz, deneyemez miyiz tekrardan? En azından deneyemez miyiz? Benim... " Doğru kelimeleri arıyordu. Altın hareleri benimkilere değdirmişti ki , buldu da. "Benim sensiz gücüm yok."
"Hem canın yansın istiyorum hem de yanan canına rağmen bana gelmeni bekliyorum. Bana itaat et istiyorum ama karşı koyman da hoşuma gidiyor. Bana hem uzak hem de yakın ol istiyorum. Seni öldürmeyi delice istiyorum ama buna rağmen gözlerimin önünden ayrılmanı da istemiyorum. Aslında ne istediğimi ben bile bilmiyorum."
E. A.: Folklorun bizde şu bakımdan bir önemi var: Toprağımızın tapusunu saklamak… Malum ya, çünkü bir gün yine çıkarlar karşımıza, “imperium romanum” derler, orası benimdir der İtalya. Atatürk tarih tezini bu iki millet yüzünden; biri “megali idea” yüzünden, öbürü de “mare nostrum” veya “imperium romanum”²⁸ iddialarıyla gelen faşizm ve diğer cereyanlara karşı çıkarmıştır. Bir bakıma bunun için kurmuştur Tarih Kurumu’nu. “Toprak sizin mi?” Hayır, Hattilerindir, biz de onların varisleriyizdir…