Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey
Puan vermedi
​Düğün günü yaşanan trajik bir kayıptan sonra, tüm hayatın ve planların altüst olmasıyla başlayan, gizem dolu ve sıra dışı bir hikaye... ​Kitaptaki o baba-kız didişmesi, birbirlerini hiç dinlememeleri ve kendilerini ifade etmelerine izin vermemeleri beni okurken çok rahatsız etti (sanırım benim tam olarak rahatsız olduğum, hassas noktam burasıydı... ). ​ Kesinlikle okumaktan çok keyif aldığım bir kitap oldu.
Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca ŞeyMarc Levy · Artemis Yayınları · 20241,210 okunma
Etkileyici, sürükleyici
Puan vermedi·288 syf.··
2026 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 16:55
“Sizi Tekrar Görmek”, yalnızca bir aşk romanı değil; zamanın, özlemin ve insan ruhunun derin boşluklarının anlatıldığı duygusal bir yolculuk… Marc Levy, bu eserinde tesadüflerin bazen kader kadar güçlü olabileceğini hissettiriyor. Kitap boyunca insan şunu düşünüyor: Bazı insanlar hayatımıza bir kez girmez; gider, kaybolur, yıllar geçer ama ruhumuzun bir köşesinde yaşamaya devam eder. Lauren ve Arthur’un hikâyesi, mantıkla açıklanamayacak kadar içten; ayrılıkların bile tamamen bitiremediği bağları anlatıyor. Özellikle finali, okuyucunun içine sessiz bir hüzün ve umut bırakıyor. Akıcı dili, duygusal geçişleri ve insanı geçmişiyle yüzleştiren atmosferiyle uzun süre etkisi kalan bir roman. Bazen bir kitabı okumazsınız… içinde kendinizi bulursunuz.
Sizi Tekrar GörmekMarc Levy · Artemis Yayınları · 2024445 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Spoiler içermez.
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 16:25
Her şeyden önce, Çok sevdim bu kitabı. Hikayesini, karakterlerini ve hissettirdiklerini. Bir süredir iyi ki okumuşum dediğim bir kitap olmamıştı bu kitapla o durumu aştık. Bana duygusal olarak çok fazla şey hissettiren, okurken hem ağlayıp hem gülümsediğim, benim için çok kıymetli dediğim ilk 5 kitaptan birisi oldu. Kitaba gelecek olursak: Hikaye, Almanya'nın Westerwald bölgesindeki küçük bir köyde geçiyor. Selma rüyasında ne zaman bir okapi görse 24 saat içinde yaşadığı köyde birisi vefat ediyor. Şunu belirteyim ki, ölüm, hayatın akışı içindeki kaçınılmaz bir durak gibi veriliyor. Karakterlerin yas tutma biçimleri, birbirlerine tutunma çabaları boğazınızı düğümlese de sizi kahretmiyor; aksine iyileştirici bir etki bırakıyor. Evet gelelim tekrar konuya. Kitapta Selma'nın yine okapi rüyası gördüğünü anlatmasıyla başlıyor. Bu rüyanın görüldüğünü duyan köy halkı o gün işlerine devam etmekte bir hayli zorlanıyor, korkuyor ya da saklanmaya çalışıyor. Hikayeyi baştan sona Selma'nın torunu olan Luise'nin gözünden okuyoruz. Kitap boyunca bütün karakterleri tek tek benimsiyorsunuz, hepsini ayrı ayrı anlıyorsunuz ve hiçbirine mesafeli kalamıyorsunuz. Karakterler birbirlerini her zaman tam olarak anlamasa da, bir şekilde birbirlerinin hayatına dokunuyorlar her defasında. Hikayelerini öyle güzel yedirmiş ki yazar, kitabın sonuna geldiğinizde hepsiyle iyi ki tanışmışım diyorsunuz. Ayrıca karakter gelişimlerine de tanık oluyorsunuz. Misal ana karakterimiz Luise'nin küçük bir çocukken nasıl büyüdüğüne, hissettiğine ve düşündüğüne şahit oluyoruz. Martin, Frederik, Selma, Gözlükçü, Palm, Elsbeth, Marlies, Alaska, Luise'nin anne ve babası, Alberto, Bakkal, Postacı, Andreas, Bay Rödder... Her bir karakteri ayrı ayrı sevdim, aklıma kazındı. (Aralarından bazılarına başta sinir oluyordum
1000Kitap
Buradan Gördüğümüz KadarıylaMariana Leky · Siren Yayınları · 2024105 okunma
Bana bir masal anlat baba içinde tüm sevdiklerim olsun
6/10
·328 syf.··
2026 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 23:45
Fransız yazar Marc Levy tarafından kaleme alınan Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey , baba-kız ilişkisi ve geçmişin gölgesinde kalan sırlar üzerine kurulu duygusal bir hikâyedir. Bir baba ve kızını yeniden buluşturan bir aşk masalı... Zamanında engel olunan bir aşk yıllar sonrasında bu aşk için büyük ve etkileyici bir dokunuş. en etkilendiğim alıntılardan biri "Yaşamının ilk yıllarını unutacağını, ileriki yıllarda ise hiçbir şeyi doğru yapamamakla suçlanacağını ve günün birinde, özgürlüğüyle gurur duyarak kendisini terk edeceğini bile bile insanın hayatını bir çocuğa vakfetmesi, yalnızca onun için yaşamayı öğrenmesine büyük bir sevginin mucizesidir düşün bir." sizce de öyle değil mi? Julia’nın babasıyla olan sorunlu ilişkisi... Neredeyse hiç görüşmez, çok az haberleşir ve konuştukları nadir durumlarda pek anlaşamazlar. Julia, her bir özel gününde babasına onun da olması için bir not bırakır ancak sekreter dönüşü "babanızın şehir dışında planı var" her zaman ki müsait değildir. Ama bu son davet julia için çok önemli bu davete cevap düğününden üç gün önce babasının sekreterinden bir telefon alır. Tıpkı Julia'nın tahmin ettiği gibi babasının düğüne katılamayacağı bildirilir. Ancak Julia ilk kez babasının mazeretinin kusursuz olduğunu kabul etmek zorunda kalır. Çünkü babası ölmüştür. Bir anda evlilik hazırlıkları yerini cenaze planlamasına bırakır. Görünüşe göre Anthony Walsh mezarına doğru yol alırken bile kızının hayatını altüst etmek için kendine has etkili bir yöntem bulmuştur. Ancak cenazesinin ertesi günü Julia, babasının kendisi için son bir sürprizi olduğunu keşfeder: devasa bir kutu, geçirebilecekleri 6 koskoca gün, itiraflar, söylenmemiş sözlerin zaman bulması, yıllar sonrasında kavuşma... Sayfaların birbiri ardına sıralandığı bölüm de burada başlar. “Evlenmek önemli iştir,” dedi
Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca ŞeyMarc Levy · Artemis Yayınları · 20241,210 okunma
Bir Hayat
7/10
·328 syf.·
2026 56. kitabı
İnsanların birbirlerine söyleyemedikleri çok şey vardır. Bu yüzden kimi zaman vasiyetname kabilinden notlar bazen bir kitap şeklinde varise bırakılır. Söylemin bazen çok yoğun olması kısa ve özlü nasihatlerin hayat tecrübesi denilen heybenin içine koyulup talibine verilmesindendir. Fakat iş bununla kalmaz iyi yaşanılmış bir hayat sadece öyküsüyle bile yeri geldiğinde türlü manalarla bile akılda yer eder. Fransız yazar Marc Levy’nin eseri ilk aşamada akla bunları getirir. Günümüzün havasına bürünmüş bir anlatıyla okurun karşısına çıkan Levy masalsı ve romantik hikayesiyle sevenlerin sevdiklerine kavuşabilme ihtimalini dile getirir. Farklı kıtalarda değişik zaman ve kırılma anlarında uzun yılları kapsayan bu hikaye akıcı bir dille sunulur. Hikaye adeta denize yaklaştıkça menderesler çizecek şekilde bol varyasyonlu bir hal alsa da okurun merakı her daim diri tutulur. Basit, sıcak ve yalın bir anlatım her satırda kendisini gösterir. Dizi filmi tadında bir okuma tecrübesi isteyenler okuyabilirler… ** zafer saraç Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca Şey Zafer Saraç Marc Levy**
Edebiyat
Birbirimize Söyleyemediğimiz Onca ŞeyMarc Levy · Artemis Yayınları · 20241,210 okunma
Marc Levy / Keşke Gerçek Olsa
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Muhteşem akıcı ve sade bir dili olan harikulade bir kurgu roman. Mimar adam bir ev kiralıyor ve bir gün banyoya girdiğinde kiraladığı evin sahibi kadının hayali ile karşılaşıyor. Kadın doktordur be trafik kazası sonucu komada yatmaktadır. Mimar adam zamanla bu hayale aşık oluyor. Komadan uyanmayan doktor ev sahibi kadının annesi ise ötenazi istiyor. Bunu duyan mimar, kadını hastaneden kaçırıyor evine getiriyor. Ama daha sonra polis peşine düşüp yakalıyor. Uzun bir müddet bir hayal ile aşk yaşayıp sevişiyorlar. Daha sonra ise hayalet kız ben ölüyorum diyor ve uçup gidiyor. 10 gün sonra hastane polisi arıyor ve kızın kendine geldiğini söylüyor. Mimar adam hastaneye gidiyor ama komadan uyanan kız malesef ki adamı tanımıyor… Marc Levy Keşke Gerçek Olsa
Keşke Gerçek OlsaMarc Levy · Can Yayınları · 20171,181 okunma