Giriş Yap
Trina hep onunlaydı. Alec, Lana, Darnell ve diğerleri de öyle... Ve şimdi mücadeleleri sona erdiğinde Trina kollarındaydı. Korkunç bir gürültü duyuldu ve yer sarsıldı ama kayaç binaya çarpmadan önce Trina'nın kulağına fısıldadığı kelimeyi duya bilmiştir. "Mark".
Reklam
735 syf.
·
4 günde
·
9/10 puan
Selam.
Canım yazarım Cassandra :) seviyorum bu kadını. Yazdığı kitaplar Sarah yazarımız gibi her sayfası dolu dolu, aksiyonu bol oluyor. Hiç durayım da sıkıldım diye birşey katiyen yok. Yorumum ve düşüncelerim SPOILER barındıracak bence. Sevmiyorsanız okumayınız. Kitap Malcolmun ölümünün getirdiği kargaşayı düzeltmeye çalışmakla başlıyor. Kitap karakterleri hepsi birer başrol.Bunu çok sevdim. Bazı yerleri can sıkdı o yüzden bir puan kırdım. İlk önce Juliandan ailesini orada bırakıb gitmesine çok sinirlendim. Nereye gidiyorsun evladım enstitütüyü Zara gibi(ismini bile unutdum) birine bırakarak. Hiç bir karaktere bu kadar qıcık olmamışdım.Sen kim Magnusa laf söylemek kim. Alecten sonra seni ben döverim:)). Ikincisi Kit yavrumun kalbi ilk önce başka yere kayar gibi oldu ama sonra toparladı. Yazık çocuğuma Emma gibi hep ailesini özleyecek. Sonra en sinir olduğum. Zaten kitaptan bir puanı bu yüzden kırdım. Cassandra neden böyle birşey yaptı bilmiyorum Cristina, Mark ve Kriean arasındakı saçma sapan durum. Neyseki sonunda düzelir gibi oldu. Insan bir aşkı zar zor bulurken kafalarına kürekle vurmak geldi içimden. Bu tamda Volkanın "ikisinide seviyorum"lafına geldi:)). Umarım üçüncü kitapta bu durum hiç olmaz. Kitapın en güzel yanı Ty'in kendini Kitin yanında güvende hiss etmesiydi bence. Birde tabiki Emma ve Julian var. Alec'in babasına, Lvvye üzüldüm:( Son birşey daha baya uzun oldu. Magnus iki gözüm üçüncü kitapta umarım iyleşirsin. Sen olsaydın bunların hiçbiri olmazdı. Gölge avcılarına ve benim hayatıma doğan bir güneşsin:(
400 syf.
·
20 günde
·
8/10 puan
önceki üç kitabı okuduktan sonra ne yalan söyleyeyim bu kitap bana biraz sıkıcı geldi. çünkü önceki karakterlerin hiçbiri yok, adını ilk defa duyacağımız karakterlerle, labirent'in nasıl kurulduğunu anlatan bir kitap olmuş. yarısına kadar sıkılarak okudum fakat sonrasında mark'a, trina'ya, deedee'ye ve özellikle alec'e iyice alışınca tek solukta bitirdim. üç kitap boyuna thomas ve teresa'nın nasıl bir geçmişe sahip olduğunu merak ettiğimden dolayı bu kitap birçok soru işaretime netlik kazandırdı. olaylar bir miktar daha sakin ilerleseydi iyi olabilirdi ama bu anlatım serinin genelinde böyle olduğu için fazla da rahatsız etmiyor açıkçası.
304 syf.
·
Puan vermedi
Yine fantastik bir kitap ile geldim. Başlarda konuya tam giremesemde olayları anlayıp karakterleri ve yaratılan evreni kavradigimda heyecanlı gizemli bir macera beni bekliyordu. Oxonia imparatorluğunun en başarılısı ve yeni yargıç olan Mark. Tamda yargıçlığı ilan edilecekken hafızasını kaybeder. Kimdir nerde yaşıyor ve neden yargıç olmuştur yargic olarak görevi nedir hiçbir şey hatırlamaz. Ona yardımcı olacak Alice ve Mustapha vardır ki herseyi yoluna koymanın yaklaşan tehlikeye dur demenin yolu olarak birlikte victoria'nın mezarını bulmaya çıkarlar. Bir yandan da mezarı bulma yolunda Alec ve Samuel de vardır. Eski yargıcın koruması olan Alec yargıç ölünce perfide ye dönüştürülür. Güçleri olan bir potens olması bilinmezken. Mezarı bulmak ise hiç kolay değildir. Bir sürü engellerin olduğu zorlu yolculuk sonunda mezara ulaşıp kötüleri yenebilecekler mi? Gizemlerin güçlerin dostların düşmanların ortaya çıktığı bu macerada perfideler, ruhani hayvanlar, dev hayvanlar, fida'iyinler gibi varlıklarla da kitap merakla okunuyordu. Her karakter ayrı ayrı anlatmış ki karakterlerin gözünden okumayı hep sevmişimdir. Severek okuduğum bir kitaptı. Şimdi ise macera ogygia'ya doğru devam ediyor. Sonraki kitapta bizi neler bekliyor bakalım
Victoria'nın Mezarı
8.7/10 · 4 okunma
Reklam
304 syf.
·
10/10 puan
#seldokudu #brycg #victorianınmezarı Bir kehanet... "Kavuştuğunda özgürlüğüne eski düşmanlar, Uyanacak tüm lanetlerin sahibi. Saklanan sırları öğrendiğinde ölümün prensi, Her şeyden vazgeçecek kardeşi. Aradığı şeyi bulduğunda, En büyük korkusuyla yüzleşecek kendisi." Oxonia İmparatorluğu'nun en iyi savaş akademisinin birincisi olarak onuncu ve yeni yargıcı Mark Theseus olur. Fakat bir sorun vardır. Tam da herkese ilan edileceği anda Mark hafızasını kaybetmiştir. Hiçbir şey hatırlamaz. Onun için bir çare vardı Victoria'nın mezarını bulup oraya gitmek... Yanında ise onun her şeyi ve koruyucusu Alice de vardır. Ama o yolda yalnız değildi. Onlar da Victoria'nın Mezarı'nda doğru yola çıkarlar... Eski yargıcın en iyi koruyucusu perfide yani hain ilan edilen Alec De Arzco... Eski yargıcın oğlu Samuel... Ama önce mezarın yerini bulmak gerekiyordu. Tabi ki bu mezar kolay bulunmayacaktır. İpuçları olsa da onları çözmek de hüner ister. Üstelik bu yol güllük gülistanlık da değildir. Bu yolda herkes gücünü keşfedecek, yönlerini gösterenleri dinleyecek hedefe ulaşmak için ellerinden gelenleri yapacaklardır... Minotorlar,ruhani hayvanlar, cehennem yazıları, perfideler, potensler, dev hayvanlar, savaşlar daha neler neler... Bu yolda dostlar düşmanlarını, düşmanlar da dostlarını tanıyacaktı... Veeeeee şimdi sıra Ogygia'ya yolculukta... Daha neler neler yazmak isterdim ama söz konusu fantastik olunca hali ile birazcık kendimizi tutmak zorunda kalıyoruz. Fazla karakter fazla olay olduğu ve heyecanın azalmadığı bir kitap ama yazar karakterlerdir üzerinden bölümlendirerek anlatmış ki ben bunu çok sevdim. İşte bu okurken sizi kitaba daha fazla adapte ediyor. Sonuç olarak sevdim ve hemen devamı gelsin dedim
Victoria'nın Mezarı
8.7/10 · 4 okunma
2
17 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42