Karar veren, eylemlerime rehberlik eden, ancak sahici olarak kendisini ifade edebildiğinde beslenen o içsel benliği kaybediyoruz. İç ve dış arasındaki uyum gözden kayboluyor. Kimliklerimizi ve hayatlarımızı son yönelimlere göre tasarlanıp sunulacak markalara dönüştürmek ve böylece pazara sunmak istiyoruz
Artık giderek dünya insanları bana birer fabrika ürünü gibi görünüyor. Tabii bu çok sert bir yargı. İnsanları tanımadan önce kullanılabilecek bir yargı.
Artık giderek dünya insanları bana birer fabrika ürünü gibi görünüyor. Tabii bu çok sert bir yargı. İnsanları tanımadan önce kullanılabilecek bir yargı.
İSA
Bugün geçmişe bakıp anlayabildiğimiz kadarıyla, İsa vaazlar verip hastaları iyileştirmeye çalışarak az sayıda mürit edinmiş tipik bir Yahudi vaiziydi aslında. Fakat İsa öldükten sonra tarihteki en olağanüstü markalaşma kampanyalarından birine konu oldu. Kısacık kariyerinde neredeyse bir elin parmakları kadar mürit toplayan, üstelik sıradan bir suçlu olarak idam edilen bu taşralı guru, ölümünden sonra evreni yaratan kozmik tanrının vücut bulmuş hali olarak markalaştırıldı.
Zihinlerimiz, insan olmayanların zihinleri, sürekli değişen, karmaşık düşünce örüntüleri, ucu bucağı olmayan milyonlarca ağ, baskı ve yayılımın sonsuz değişimleri.Yılanlar, taşlar, amipler ya da bizim gibi düşünmez bir ağaç. "Düşünmek" kelimesi kendisinin ve tüm bu farklı varlıkların ağırlığı altında çatırdayıp parçalanmaya başlıyor.
G.H. böceğin kendisinde uyandırdığı dehşette, her şeyin yaşamak için nasıl da çırpındığını, her yaratıkta ve şeyde kendini örmekte olan varlığı görür . Gerçeklige yön veren şey, G.H nin şimdiye kadar tattığı duygulanımlar, içinde yaşadığı zarafet ya da toplumsal yapılar değil, ahlakla hiç ilgisi olmayan bu güçtür.
G.H. ısıran sürüngen böceklere, her yeri saran işgalci bitkilere değil de sevimli yavru köpeklere ve iç parçalayıcı fok yavrularına karşı nazik olduğumuz sahte dünyayı reddeder. Yaşayan her şeyle kaçınılmaz olan bu daimi yakınlığın idraki,
G.H. için hem ıstırap verici hem de büyüleyicidir.