Hayvan Çiftliği.
Puan vermedi·152 syf.··
2026 5. kitabı
George Orwell tarafından oluşturulan siyasi bir hayvanlar dünyasıdır. Diğer adı “Bir Peri Masalı” olsa da yetişkinler için yazılan, oldukça sade ve açık bir dile sahiptir. Karakterler de belirgin ve her biri bir temsil ortaya koyar. İngiliz edebiyatının önde gelen eserlerinden biri olan Hayvan Çiftliği, o zamanların Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin Stalin döneminin eleştirisidir. Aslında yazar için bu eleştiri sadece bir siyasi yöntem ya da siyasi bir yönetici eleştirisi değil, ona yardım eden, boyun eğen yahut her şeye göz yumanların da eleştirisidir. (Durum ve çevre eleştirisi) Bir çiftlikte hayvanların bulundukları yaşam koşullarından ve çiftlik sahibinden şikâyet etmeye başlamalarıyla ortaya çıkan bir romandır. Romanda her bir hayvanın kendine has kişisel özellikleri ve temsil ettiği bir duruş vardır, roman boyunca kendi karakterlerinden hiç şaşmayan bu hayvanlar bir ideolojinin saptırılmasına ve yanlış uygulanmasına zemin hazırlarlar. Her oluşumun, o oluşumun içinde olanlar için etkileyici bir başlangıcı vardır. Bu çiftlikte de hayvanların gözünü açan ve onları ayaklanmaya iten Koca Reis adında bir domuzun söyledikleri ve sonrasında söylediklerini gerçekleştiremeden ölmesidir. Bu bütün hayvanlara bir hırs ve güç verir. Başta birlik beraberlikle, çalışkanlık, azim, hırs ve haklarını arama arzusuyla başlayan bu birliktelik sonrasında aralarından iki tanesinin çıkıp diğer hayvanlara yol göstermesi, plan yapması, emir vermesi ve son olarak hükmetmesiyle çıktıkları; eşitlik, iyi bir yaşam seviyesi, adalet düşüncelerinden sapmalarına neden olur. Diğer hayvanları motive etmek, heyecanlandırmak, onları kendine bağlamak için totaliter yöneticiye dönüşen başlarındaki domuz göstermelik marşlar, bayraklar, bağlılık yemin törenleri yaptırmaya başlar,
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,5bin okunma
Puan vermedi·143 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin dünyasının anlatıldığı 87 Oğuz birçok sınıfta varlığına tanık olduğumuz yaramaz, ama zeki bir çocuk olan Oğuz'un sorumluluk sahibi, arkadaşlarına destek olan ve başarılı bir kişilik haline gelmesinin hikâyesi... Marşlar, müsamereler, yapılan geziler birçok insanı okul günlerine götürecek canlılıkta anlatılmış. Cumhuriyet'in onuncu yılındaki eğitim anlayışını gözler önüne seren roman aslında öğretmenlerin ruh dünyasında çok fazla değişikliklerin olmadığının güzel bir göstergesi...
87 OğuzNimet Çalapala · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 2006441 okunma
Reklam
Koltuk Uğruna Vatanı Pazarlayanlara Karşı Türk milleti ayakta
10/10
·267 syf.··
2026 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 11:16
Birinci PKK açılımı bittikten sonra Türkiye'de yaşanan siyasi atmosfer tamamen terse çevrilmişti. FETÖ darbe girişimi ve sonrasında yaşanan gelişmeler, 2017 referandumuyla Türkiye'nin parlamenter sistemden çıkması ve yaşanan iç siyasi ve ekonomik krizler PKK'nın konuşulmasını engellemiş, uzun süre PKK ve sözde Kürt açılımı gündeme bile gelmemişti. Bu süre zarfında özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da güvenlik güçleri PKK'ya göz açtırmıyor, valiler de aldıkları talimat gereği, terör örgütüne yasalar çerçevesinde yapılması gereken uygulamayı işletiyordu. Ta ki Devlet Bahçeli'nin ikinci açılım sürecini başlatmasına kadar. Bu açıklamadan ve topun Abdullah Öcalan'a atılmasından sonra düne kadar söz sahibi olamayan ve sürekli dışlanan DEM Parti aktör olarak öne çıkartılmaya başlandı. Yine aynı senaryo oynanmaya başlanmış, PKK'lılar açılımdan aldıkları destekle kendilerine göre “şehit” olan öldürülmüş teröristler için anma programları düzenlemeye karar vermişti. Bu anma törenleri terör örgütünü ve onun elebaşı olan Abdullah Öcalan'ı öven sloganlar ve marşlar eşliğinde yapılıyordu. Birçok ilde bu törenler yapılırken valiler güvenlik güçlerine hiçbir şekilde müdahale izni vermiyor, aksine PKK'lıların rahatça eylem yapması için çevrelerinde güvenlik çemberi oluşturulması talimatını veriyordu. Valiler tıpkı birinci açılım sürecinde olduğu gibi yasaları değil, kendilerine yukarıdan verilen talimatların gereğini yapıyordu. Törenler, toplumda tepkiye yol açınca söz konusu törenlerin haberleri gazete ve televizyonlarda gösterilmemeye başlanmıştı. Amaç toplumun rahatsız olmasını engellemekti. Toplum bu sürece alıştırılmaya çalışılıyor fakat bir türlü de ikna edilemiyordu. Hedef belli: Türkiye hamiliğinde bir Kürdistan projesi... **“Osmanlı” sosu, “Misak-ı Milli” makyajı,
T. C. Bize Devlet KursunErdem Atay · Pankuş Yayınları · 202527 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 20:58
•Tarihimizin bu büyük direniş hikayesini ne zaman okusam ya da dinlesem, şanlı geçmişimizle duyduğum gurur bir kat daha artar. Ancak yaşananları, verilen mücadeleleri ve şehitlerimizin o sarsılmaz duruşunu ilk defa bu denli derinden ve tüm detaylarıyla okuma imkanı buldum. Osman Paşa’nın hayranlık uyandıran sakinliği ile birleşen askeri zekasını satır aralarında takip etmek, benim için hem etkileyici hem de büyük bir onur oldu. •Tam 145 gün boyunca her türlü olumsuzluğa açlığa karşı direnen, ancak her şeye rağmen Ruslara geçit vermeyen bir iradeye tanıklık ettim o muhteşem yarma harekatı ve Osman Paşa’nın yaralanışı, vatan müdafaasının ne denli ağır bedellerle yapıldığını bir kez daha idrak etmemi sağladı. Savaşın sonunda Rus Çarı Alexander’ın, Osman Paşa’ya gösterdiği saygılı yaklaşım ve kılıcını iade etmesi düşmanının bile takdirini kazanan ne denli büyük ve kuvvetli bir komutan olduğunu bir kere daha hatırlattı. •Öte yandan savaşın ve merhametsizliğin en acı yüzüyle de bu sayfalarda karşılaştım. Esir alınan askerlerimizin Rusya yolunda maruz kaldığı kötü muamele, ayaklarında ayakkabı dahi olmadan aç ve yorgun şekilde ölüme yürümeleri kalbimde derin bir sızı bıraktı. Binlerce Türk askerinin şehadetiyle sonuçlanan bu süreç, milli bilincin ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdi. Üzerine marşlar yazılan Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’yı ve onun dirayetli askerlerini bir de bu kitaptan okumanız gerek. Tarihe ve milli şuura dayanan bu kıymetli eseri, geçmişin izini sürmek isteyen her okurun kütüphanesine eklemesini dilerim. Başta Gazi Osman Paşa olmak üzere bütün askerlerimize saygı ve minnetle...
1000Kitap
PlevneOsman Pamukoğlu · İnkılâp Kitabevi · 202527 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 15:02
Herkese merhaba Bugun tarihimizde ilk defa bir yenilgiye marş yazdırmış olan ,büyük bir müdafaa örnegi Plevne kitabıyla geldim .Bu müdafaayı Osman Pamukoglu hocamdan okumak çok büyük ayrıcalıktır. 1877-1878 yılları arasında Osmanlı Imaparotorlugu ve Rusya arasında Kırım Harbi yaşanır. Rumi 1293 yılında olması nedeniyle 93 Harbi olarak anılır. Tuna Nehrinin kuzey kısmı Romanya .Rus orduları güneyi işgal etmeye başlar.Nigbolu kalesini kuşatırlar .Plevne'ye Osman Paşa komutasındaki ordu gönderilir. Günlerce yürüyüşten sonra oraya ulaşırlar. Halk fakir ,yiyecek ekmek bile yok .Günlerce peksimetle idare ederler .Temmuz sıcağında yapılan bu yürüyüş sonrasinda 19 temmuz dan 10 Aralığa kadar ,yani tam 145 gün boyunca savunma devam eder .Bu süreçte Rus ve Rumen ordular tarafından üç kez taarruza uğrar ve püskürtürler.Cephane ve yiyecek bitmiştir, Üstelik soğuk hava can almaktadır. Ve sonunda Ruslara teslim olunur . Ama bu müdafaa o kadar kahramancadır ki ,her zaman zaferler yazılan marşlar bu yenilgiye için yazılır. Osman Paşa 'ya Gazi ünvanı verilir ve 68 yaşında da hayatını kaybeder . Ecdadımızın vatan savunması,yaşadıkları zorlukları okurken tüylerim diken diken oldu .Onlara minnettarız.. Vatanımızın kıymetini bilelim ... Kitapla kalın dostlar... Plevne Osman Pamukoğlu
PlevneOsman Pamukoğlu · İnkılâp Kitabevi · 202527 okunma
Kapital
Puan vermedi
​Das Kapital! (Namıdiğer Kapital) ​Karl Marx ​Tarihsel materyalizmin perspektifiyle modern toplumun ekonomik işleyişinin analizini ve eleştirisini içeren bu kitabı 1867 yılında yazmıştır. Diğer ciltler, hamisi Engels’in tefrikalarıdır; kendisi bu ciltlerin yayımlandığını görememiştir. ​Kapital; sanıldığı gibi otlu peynir, köy tereyağı ve yanında tandır ekmeği ile çeşni yapılıp "Tamam, oldum, hakikati buldum!" dedirtecek bir masal değildir; balyozdur, balyoz! ​Kapital, Marksizmin başucu kitabı gibi düşünülür ama aslında ilahi kitapların anlamı bilinmeden okunması gibi, müritleri tarafından neredeyse hiç okunmamış; okusa bile asla anlaşılmamıştır. Zira anlaşılacak kadar da ayan beyan bir kitap değildir. ​Karl Marx, temelde Yahudi kökenlidir; dedeleri arasında "trilyoner" hahamlar vardır. Annesi ve babası Yahudi iken sonradan Hristiyanlığa geçmiş, burjuva bir ailenin delişmen, iri kıyım bir evladıdır. Berlin’de hukuk fakültesine devam etmiş, babası gibi avukat olması beklenirken filozof olmuş ve dünyayı kökünden sarsmıştır. ​Marx’ın ailesi, Philips şirketinin sahipleri ile akrabadır. Hatta geçmişinde darda kaldığı zamanlarda bu aileden yüklü miktarda borç almıştır. Marx’ın hiç yayımlanmamış romanları vardır: Akrep ve Felix. Sevgilisi ve sonradan sadık eşi olan (Marx bu sadakate, hizmetçisinden olan oğluyla karışık bir karşılık vermiştir) Jenny’ye hitaben yazdığı şiirleri bulunmaktadır. ​Marx hakkında şahsen en kapsamlı malumatı, Galina Serebryakova’nın onun hakkında yazdığı 5 ciltlik roman olan Ateşi Çalmak serisini keşfederek öğrendim. Şiddetle olmasa da "orta şeker" tavsiye ederim. Bu yazının muhatabı tabii ki Karl Marx değil, onun cebi hiç gülmemiş evladı Kapital’dir. ​Üstat Marx aslında Hegelciydi. Gençliğinde "Genç Hegelciler" grubunun elebaşı, kulübün hızlı bir
Düşünce
KapitalKarl Marx · Yordam Kitap · 20212,282 okunma
Reklam
Reklam