Izdırabın verdiği intibah zamanlarında, kendi kendini aldatmak, başkalarını kandırmak kadarı basit değildir ve insan kendi içindeki adaletten ürkmeye başlar.
Çünkü KAMU DİLİ bu ülkede feci surette tağşiş edilmiştir. İnsani değerlerle
bağı kopuk bir sembolik şiddet ve savaş diliyle kısıtlanmıştır. Yalan ve
ahlaksızlıkla eş tutulmuştur. Komşusunun otuna basmayı ayıp sayıp utanan
insan, kamu şapkasını taktığı anda ‘teröristleri’ bombalamayı, dinsize,
sataniste, yahudiye, ‘vatan hainine’, Danimarkalı karikatüriste, Hintli yazara
lanet okumayı mubah görür.