Tam üç kez gidip cansız bedeninden nefes dinledim, bir nefes, sadece bir nefes dilendim. Vermedin. Morg neden tek heceli bir kelime, o gün anladım. İki heceli olsa çıkmaz insanın ağzından. Bir kerede söylüyorsun, boğazına takılıyor, sonunu duymuyorsun. O gün orada, tek heceli morgda, çekmeceyi kapatırken senin göğsüne, kefenin üstüne, üstündeki çörek otlarının hemen yanına umudumu yatırdım. Çekmece bütün ihtimallerin üzerine demir kale kapıları gibi kapandı, hem umudumu, hem sevdiğimi yitirdim. Sanki kilitler, kilitler, kilitler altında çaresiz kaldım.