8/10
·176 syf.·
2026 70. kitabı
Kitap psikolojiyi, akademik bir ders kitabı gibi değil, görseller ve karikatürlerle destekleyen akıcı bir anlatı şeklinde sunmuş. Psikolojiye giriş yapmak isteyen okurlar için hazırlanmış, karmaşık teorileri sadeleştiren ve çizimlerle destekleyen bir rehber niteliğinde olmuş. Freud'un psikanalizinden Pavlov'un koşullanma deneylerine, Skinner'ın davranışçılığından Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine kadar psikolojinin temel taşları okuyucuya ağır terminolojiye boğulmadan aktarılıyor. Ayrıca bilişsel psikoloji, sosyal psikoloji, gelişim psikolojisi ve hümanist yaklaşım gibi farklı ekolleri de genel hatlarıyla tanıtmış. Eğer bu alanda uzman ya da öğrenciyseniz size bilmediğiniz bir şeyi vermeyecektir. Ama zaten amaç da psikolojiyi derinlemesine öğretmekten çok, okuyucunun zihninde bir harita oluşturmak. Bu vesileyle psikolojiye yeni başlayanlar için korkutucu olabilecek kavramları basit örneklerle açıklaması öğrenmeyi kolaylaştırır. Psikolojiyi ilk kez keşfeden bir okur için kapıyı aralayan, ancak uzmanlaşmak isteyenleri daha kapsamlı kaynaklara yönlendiren bir "başlangıç rehberi" olarak değerlendirilebilir.
1000Kitap
PsikolojiNigel C. Benson · Say Yayınları · 2020194 okunma
Ruh sağlığı anlaşılmadan ruh hastalıkları anlaşılmaz.
Puan vermedi·245 syf.··
2026 8. kitabı
·
106 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 10:53
Maslow bu kitabında insanın gelişimi, ihtiyaç temelli bir süreç olarak ele alınmaktadır. Buna göre insan davranışlarının temelinde ihtiyaçlar yer almakta ve bu ihtiyaçlar doyuruldukça birey daha üst düzey gelişim aşamalarına yönelmektedir. Kimi psikologlar insan gelişimini tek bir temel amaca, yani kendini gerçekleştirmeye bağlamakta ve tüm gelişim sürecini bu doğrultuda açıklamaktadır. Bu yaklaşımda insan, pasif bir varlık değil; kendi potansiyelini gerçekleştirmeye yönelen aktif bir varlık olarak kabul edilir. Metinlerde çocuk gelişimine de özel bir önem verilmektedir. Çocuğun sağlıklı gelişimi için yetişkinlerin onun doğal gelişim sürecine güvenmesi gerektiği vurgulanmakta, aşırı müdahalenin çocuğun kendiliğinden gelişimini engelleyebileceği ifade edilmektedir. Bu bağlamda çocuk, dışarıdan şekillendirilecek bir varlık olarak değil, kendi içsel potansiyeline göre gelişen bir birey olarak ele alınmaktadır. İnsan işleyişi iki temel düzeyde açıklanmaktadır: eksiklik (E) ve varlık (V) düzeyi. Eksiklik düzeyinde birey, sahip olmadığı şeyleri elde etmeye yönelir ve davranışları ihtiyaç gidermeye odaklanır. Bu düzeyde biliş ve sevgi de ihtiyaç temellidir. E-bilişi, analiz eden ve eksikliği gidermeye yönelik düşünme biçimini ifade ederken, E-sevgisi bağımlılık ve sahiplenme içeren bir sevgi türüdür. Buna karşılık varlık düzeyinde birey, eksiklik duygusundan uzaklaşarak olayları ve insanları olduğu gibi kabul etmeye yönelir. V-bilimi, nesneleri bütünsel ve yargısız biçimde kavramayı ifade ederken, V-sevgisi karşısındaki kişiyi olduğu gibi kabul eden, özgür ve koşulsuz bir sevgi anlayışını temsil eder. Bu çerçevede sağlıklı birey, kendini gerçekleştirme düzeyine ulaşmış kişidir. Bu bireyler gerçekçi, bağımsız ve yaratıcı olup yaşamı derinlemesine deneyimleyebilme
Psikoloji
İnsan Olmanın PsikolojisiAbraham Maslow · Kuraldışı Yayıncılık · 20201,060 okunma
Reklam
Puan vermedi·245 syf.··
2026 9. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 17:52
Kitapta Maslow, temel olarak insan doğasının iyi olduğu yönünde bir vurgu yapma çabasında. Ona göre insanın doğası iyidir ve açığa çıkarılmalıdır. Kimi kültürler bu doğayı açığa vurmaya müsait, kimi kültürler kapalıdır. İnsan doğasını açığa vurduğunda v-biliş denilen bir bilişle duygularını yaşayabilme olasılığına kavuşur. Bu biliş, gerçeküstü ve şeyleri olduğundan üstün ve kusursuz hale getiren, o anı yaşayan için de tanrısal bir his yaratan bir biliştir diyor. Alternstifi olan e-biliş ise dünyayla daha ilintili olan bir biliş olup daha pratik ve sıradan bir biliş olarak karşımıza çıkıyor. Ona göre insan doğası sınırlandığında insan olmadığı biri gibi davrannaya başlar ve nevrotik sorunlar buradan husule gelir. Ancak oldukça temel kalan bir ilk soruna, ilk nedene veya kendisinden hareket edilen temele gelince ne yazık ki takılıyor. Zira insanların ancak %1'i tam olarak sağlıklıdır ve böylesi bir gelişimi başarmıştır diyor ancal bunların tespitinde tam olarak sınırlama formülü getiremiyor. İnsan içinden geleni yapmalıysa ve engellenmemeliyse bir sapığı veya katili bırakalım da yapsın mı sorusunu kendisi de gündeme getiriyor ama böyleleri nevrotik sorun sahibidir zaten deyip kestirip atıyor. Oysa herkese en doğal eğilim kendi eğilim ve istekleri olarak görüneceğinden aslında temelsiz kalıyor. Bununla birlikte, tarif ettiği doruk deneyim ve kendini gerçekleştirmek, islam tasavvufundaki Allah'la bütünleşme, budizm'deki kainatla birleşme metaforlarını andırıyor. Ona göre kişi kendisini diğer varlıklardan ayıran doğasını keşfettiği ve gerçekleştirdiği ölçüde, dış dünyayla birleştiği hissine de kapılacaktır. İnsanın içindeki tüm zıtların kişinin kendisi olarak hayat bulmasına gerçekleşmek ve birleşmek, bu yolla üst deneyime kavuşmak diyor. Bana kalırsa kitapta nispeten karşı
İnsan Olmanın PsikolojisiAbraham Maslow · Kuraldışı Yayıncılık · 20201,060 okunma
Ne senden öncesi ne senden sonrası var artık
Puan vermedi·192 syf.··
2026 5. kitabı
Kime ait olduğumuzu bilmek nasıl bir duygu? Bunu tanımlamak çok zor çünkü ait olmamayı hiç tecrübe etmedik. Geri verilen kızı okuyunca bunun nasıl bir şey olduğunu ya da olabileceğini düşünüyoruz? Öz annesi bildiği kadın onu ailesine geri verince hem aileler arasındaki ekonomik ve kültürel şoku yaşıyor hem de bunun bir rüya olabileceğini düşünüyor geri verilen kız. Öz annesi ilgisiz, sevgisiz üvey annesi ilgili ve sevgi doluyken terk ediyor. Öyle bir çıkmaz durumda ki bir yere ait olamadığı için yaşam denilen şeyin anlamı kayboluyor. Onu hayatta tutan tek şey koşulsuz seven, direnişçi küçük kız kardeşi. Sahi aidiyet duygusu Maslow'un ihtiyaçlar piramidinde kaçıncı basamaktaydı? Bence ne kadar ihtiyaç hissediyorsak aidiyet duygusuna o basamakta yer alıyor. Son dakika ihtiyaç piramidi özelleştirildi!
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,209 okunma
Cinselliğin On Bin Yılı
7/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
İnsanlar birbirlerinden ve yatak hayatlarından mutlu olduğu sürece, aptal siyasi düşüncelere kafa yormazlar. Öznel dünyanın kökeni , her insanın kör noktasıdır. Ona göre aşk, kimi zaman mutlu olunan kimi zaman ciddiyet gerektiren kimi zamansa diğer oyuncuları hatta bazen insanın kendisini mahluk etmesi ile alakalı bir yetişkin oyunuydu. Eğlenmediğimiz için pişman olmaktansa zevk alıp pişman olun. *vardır elbet evveli yapar bu işi kuşu ve dahi fili peki, insan nasıl eyledi son on bin yılı bu kitabın işi * Bir araya gelen yedi yazarımızın, M.Ö. 8000’lerde “Erotizmin İcadı”ndan başlayarak 2016 yılına dek cinsellik tarihinin aşamalarını bilgilendirici ve eğlenceli bir dille anlattığı Cinselliğin On Bin Yılı, Dr. Başak Sözer çevirisi ve Kaplumbaa Kitap tarafından basılmıştır. 179 sayfa 99 bölümden oluşan içinde pek çok bilgi barındıran eğlenceli , akıcı sohbet havasında olan bir kitap . Nasıl başlıyor nasıl bitiyor bir anda insan şaşırıyor . Kitabımız Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisininde birinci basamağında bulunan cinselliği süreç içerisinde detaylıca inceliyor. Cinsellik ve dolayısıyla insanlık tarihine dair pek çok hikâye barındırıyor. Erotizmin icadına tanıklık etmiş Natufyan kültürüne ait seks oyuncaklarının varlığından ya da Casanova’nın bir feminist olduğundan haberdar olabiliyorsunuz. İster başından ister ortasından, isterseniz sonundan başlayın, bitirdiğinizde şunu düşünmeden edemiyorsunuz: Sahi, insanlık olarak uygarlık tarihine paralel şekilde medenileştik mi? Yoksa çok daha önceleri, her şey aslında daha mı medeniydi? Toplum olarak kapalı kutular altında yaşanan , hiyerarşinin ilk basamağında yer olan bu temel ihtiyaç hakkında bilgilenmek isteyen herkes bu kitabı okusun
1000Kitap
Cinselliğin On Bin YılıNansen & Piccard · Kaplumbaa · 202147 okunma
10/10
·100 syf.··
2026 20. kitabı
Herkese merhaba arkadaşlar nasılsınız okumalar nasıl gidiyor, neler okuyorsunuz?Bugün sizlere muazzam bir kitapla geldim. Kitap ismi ve kapağı çok anlamlı yazar kitabın hakkını vermiş.Kapaktaki kaplumbağa da çok anlamlı ve mesaj verici nitelikte olmuş.Yazar kitapta 6 Şubat Depremini Raçel ve Kemal karakteriyle içten bir şekilde bizlere yansıtmış.Duygusal olarak hazırsanız başlayın derim.Raçel karakter ismini çok sevdim.Raçel( Rahel,Raşel: saf ve temiz olan kişi.Tevratta da Yakup'un en sevdiği karısı diye geçiyormuş.) Acaba gerçekten kendimizi biliyor muyuz,sınırlarımızı sahip miyiz, kendimizi sorguluyor muyuz( başkalarını sorgulamayı severiz ama iş kendimize gelince...) Kitapta eğitime dair bölümler de var.Çok benimseyerek okudum.En çok Raçelden Mektup kısmını sevdim.Yazar Temet Noscesini Raçel karakteriyle hepimize yansıtmış.Yazar kaplumbağa imgesiyle yavaş yavaş kendi kabuğumuza çekildiğimizi anlatmış bence.Kitap sadece bir hikayeden de ibaret değil kısa ama içerisine öyle güzel mesajlar yüklenmiş ki( müzik terapi ve frekans tedavisi DMS molekülü başta olmak üzere hormon tedavisi beyin dalgalarının yönetimi ile yapılacak tedaviler,holistik tıp,psikolojinin beden tedavisinde kullanılması maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine bakarak kişinin kendini sorgulayıp nasıl daha iyiye kendini taşıyacağının bilincine varması hedeflenmiş.)Herkesin okuması gereken muazzam kitap...Sizleri kitaptan birkaç alıntı bırakıyorum. Şu alıntıya da kalbimi bıraktım: "Korktuğun yer neredeyse mucizen oradadır.Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.
Temet NosceMüge Akgün Gülşen · Karina Yayınevi · 202545 okunma
Reklam
Reklam