Ben masumum
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:26
Mata Hari'nin hikâyesini okurken bir casusun değil, görülmek isteyen bir kadının hikâyesini okuyormuşum gibi hissettim. Şöhreti herkes tarafından bilinen ancak benliği neredeyse hiç tanınmayan; etrafı insanlarla çevrili olmasına rağmen derin bir yalnızlık taşıyan güzel bir kadın. Roman boyunca karşıma çıkan İnanna efsanesi, kafesteki kuş metaforu ve Mata Hari'nin kendi anlatıları dönüp dolaşıp aynı soruda birleşti: Özgürlük nedir? Belki de Mata Hari'nin asıl trajedisi, casuslukla suçlanması değil; hayatı boyunca insanların onun kim olduğunu görmek yerine, kim olmasını istediklerine inanmalarıydı. Döneminin erkek egemen dünyasında, kendisine çizilen sınırları kabul etmek yerine özgürlüğünün peşinden koşmuş, bunun bedelini canını vererek ödemiş fakat kendi hikâyesinin öznesi olmaktan da vazgeçmemiş. Ölümün karşısında eğilmeyen, korkusunu saklamaya çalışmadan cellatlarının gözlerinin içine bakan o kadına selam olsun. Casus Paulo Coelho
Edebiyat
CasusPaulo Coelho · Can Yayınları · 20166,9bin okunma
9/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 20:05
"Seni leylekler getirdi " çocukluğunda duymamış olan var mı? Leylek galiba toplumumuzda umut,sevinç getiren hayvanların başında geliyor ki böyle bir cümle kurulmuş . Bu kitabı da farklı kılan bu .Hikayeyi bir leyleğin anlatması. Alegorik anlatımıyla dikkatimi çeken bir kitap oldu Masumiyetin Yükü.. Leylek ,anne ,babası ,kardeşiyle yaşamı öğrenmeye çalışıyor. Güçsüz olan kardeşlerini kaybediyor.Ben bununilk duyduğumda çok üzülmüştüm ama doğal seleksiyon hayatın her alanında gerekli galiba ..Leylek bir taraftan kendi ailesini anlatırken, bir taraftan da yuvalarını yaptığı evin içinde yasananlara tanık oluyoruz. Sema bir Ermeni genci olan Aram la aşk yaşıyor. Ama Ermeniye kız verilmiyor oralarda .Nurullah da okuldan beri Semaya aşık. Onla evlendiriliyor .Serdar dünyaya geliyor. Ama Sema hala Aram ı seviyor .Arada görüşüyorlar. İhanet fitili ateşliyor. Leyleklerin de yükü artıyor. Çünkü leylekler yuva yaptıkları evin derdini ,tasasını alıp götürüyor göç ederken, üç ay Afrika da dinlendikten sonra tertemiz ,masumca ,temizlenmiş olarak geliyorlar aynı eve .. Bakalım geri geldiklerinde neler olacak ? Çok hoşuma gitti bu hikaye. Leylekler resmen bilge kişi gibi .Doga olaylarında kadar mükemmel ki her şey yolunda ,her şey olması gerektiği gibi ... Fabl okumayı çok severdim küçükken ,aynı hislerle okudum kitabı... Hayvanlardan öğreneceğimiz çok şey var bizim.. Kitapla kalın dostlar.... Masumiyetin Yükü Ahmet Haşim Güler
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 202612 okunma
Reklam
2/10
·184 syf.··
2026 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 12:49
Koca sultan Abdülaziz HAN öyle bir pehlivandı ki ŞEHADETİNE tek adam çift adam diye gidemeyip altı pehlivan ile zar zor zapt edip dövüp her iki bileğini usturayla kesmişler(ama biz bunları okumuyoruz) bizki onların torunuyuz Amin Maalouf Abdülaziz’e intihar etti safsafatası atmadan önce sen bir yazarsın araştırmadan doğru bilgiye ulaşmadan on binlerceye bunları okutman ne kadar acı… Şayet maolufun müslüman ve Osmanlılar için kötü sözlerine denk gelmedim ama imaları gayette açıcı eğer bir kitapta karakter namaz kılan müslümanla secde ifadesi yapıyorsa Osmanlı’yada atıyorsa her kitabında ufak ufak niyeti belidir masumca bakamayacağım.. herkeste kitabı beğenmiş bilseydim geçmişte yaşananlara iftira atılmasını savunuyorsunuz ayakta alkışlardım!!! Kitapta sayfa sayısını indirmek için çoğu konuyu basitçe üsten anlatığı için hiçbir şekilde atmosferini Yaşayamadım motorla savaşın ortasında geçiyor ama sadece geçiyor detay yok sürekli kitapta atlamalar yaşanıyor” Tek geçirdiği duygu “insanın aşık olunca gökyüzüne bile farklı baktığı oluyor” kısmı Bakü nun zamanla kendini dürüstçe ifade ediyor olmasıdır paylaştığım alıntılar selametle
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
5/10
·120 syf.··
2026 51. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 12:22
Okusanız bir türlü okumasanız başka… Yazar verdi veriştirdi kadınlara. Erkeklerin üstünlüğü, saflığı, masumca hayata bakışı ortadayken kadınların bunları kendi rahatlığı için kullanmasına ateş püskürüyor yazarımız. Kısaca kadınlar sizi sevmiyorum diyor.
Kölenin MutluluğuEsther Vilar · Öteki Yayınevi · 1993120 okunma
Puan vermedi·172 syf.·
2026 33. kitabı
Baya zaman oldu bir kitabı okurken kitaptaki öznelerle hemhal olmayalı.Bu kitabı okurken ara ara yuh devenin nalı bu kadar da olmaz desem de çok beğendim:) Acayip psikolojik tahlilleri olan bir kitap.Ben asla olamam dediğim karakterler var.Özellikle kızı olan Şirin, babası annesini aldatsin diye arkadaşını ayarlamaya çalışan daha sonra da babasının sevgilisi ile arasını düzeltip kavuşturan bir evlat ,düşman başına:)) Babasını kaybetmiş biri olarak anneme hep derim iyi ki babam senden önce vefat etmiş evlenme ihtimali çok yüksek olduğundan :) Çok şükür yaşamadım babamı annem dışında biriyle görmek kabus olurdu:) Kitapta eleştirdiğim çok taraf vardı aşkı masumca anlatmak varken yasaklaştırıp güzellemenin manası yoktu .Her iki tarafın evli olması ve bunun normalleştirilmesi hoşuma gitmedi .Ha bir de öğretmenin öğrencisine aşık olması .Bu kadar eleştirecek şeyi olup da benim beğenmem şaşırttı bunu da yazarken fark ettim:) Sanırım bendeki merak duygusunu tetikledi uzun zamandır bu türde kitap okumuyordum.Kitaptaki öznelere söylene söylene bitirdim.:)Okumayanına tavsiye ederim.
1000Kitap
RomantikaTurgut Özakman · Bilgi Yayınevi · 20215,5bin okunma
Bilimin tehlikeli suları!!
6/10
·240 syf.·
2026 52. kitabı
Dörtlemenin biri olan Biz romanı, özellikle insanın makineleşmesi, birey kavramının git gide silikleşmeye yüz tutması, çağı etkisi altında yürüten bilimin otoriter bir krallık oluşturmuş olması üzerine çarpıcı bir bilimsel-otodünya kurar. Ben bu romanı özellikle etik ve bilimsel taraflardan değerlendirmek istedim. Öncelikle etik açıdan ele aldığım vakit romanın merkezindeki “Tek Devlet”, insan varlığının mutluluğunu özgürlükten üstün tutmayı yeğlemiştir. Kitap o kadar farklı ki İnsanların isimleri bile yoktur; herkes sayıdan ibarettir. Aklınız biraz belki o yönde karışabilir. Bu durum etik açıdan şu soruya kapı açar: “İnsan can güvenliği ve düzeni uğruna özgürlüğünden vazgeçebilir mi?” zor bir soru kabul ediyorum. Ama roman bize bu yönde akıl yürütmemizi ve aynı zamanda da çürütmemizi daha doğrusu çürütmemize sebebiyet veriyor. Zamyati'ye kafamızı çevirdiğimiz vakitse oldukça dikbaşlı bir cevapla karşılar. Özgürlüğünü kaybeden insan, insanlığını da kaybeder. (Ben bu cevap üzerine de küçük bir düşünce yazısı yazmayı yeğlerdim fakat uzatmak istemem.) Başta bahsini geçirdiğim birey kavramının silikleştirilmeye yüz tutmasını bariz olarak Tek Devlet’te insanlar bildiğimiz cam evlerde yaşarken mahremiyet alanı bir suç gibi görülmeye başlanır. Çünkü sistemin berraklığı ahlâkî olarak bunu önlerini koyar. Ancak etik açıdan bu durum, tam anlamıyla bireysel iradenin yok edilmesini sağlar. Romanın beni en etkilediği daha doğrusu biraz düşündüren ve kafamı karıştıran taraflarından biri şuydu, bilimi kutsallaştıran bir toplum tasarlaması. Evet belki bu yeni bir şey olarak bazılarımıza gelmemiş olabilir fakat beni oldukça huylandırıyor. Zamyati'ye baktığımız vakit bilimin kendisine değil de aslında bilimin ideolojiye dönüşmesi ve bunu kutsallaştırmaya çalışarak yüce tutan hatta
İnceleme
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Kızıl Panda Yayınları · 201811,9bin okunma
Reklam
Reklam