10/10
·200 syf.··
2026 7. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 22:32
Murat Menteş romanının kendine has üslubu ve yapısını barındırıyor : Kafiyeli isimler. Akla hayale gelmeyen kurgu. Ve mutlaka araya başka kitap almamanız gereken tuhaf bir akıcılık. Bir defa keserseniz okumayı toparlamak çok zor baştan başlamanız lazım okumaya. Romanda yaşamanız lazım. Bu sefer bir inception yansıması ile başlıyor matrix ve Pluribus dalgalarında sörf yapıyoruz. Yanımızda da gerçek karakterlerin karikatürleştirilmiş kuruları. Sinan Canan bile var kitapta cinsiyet değiştirmiş Canan Sinan olmuş öyle bir kitap.
Ucuz RomancılarMurat Menteş · Alfa Yayınları · 20241,082 okunma
Acımasız gerçekler
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Baudrillard, Simülakrlar ve Simülasyon'da bize sadece acımasız gerçeklerden bahseder. Matrix'teki şu güzel söz gibi... "Gerçeğin çölüne hoş geldin." Ayrıca hümanizmi bile eleştirebiliyor olmak herkesin harcı değildir. Okurken satır aralarında düşüncelere dalacağınız muhteşem bir kitap olmuş.
Simülakrlar ve SimülasyonJean Baudrillard · Doğu-Batı Yayınları · 20141,250 okunma
Reklam
Puan vermedi·188 syf.·
2026 15. kitabı
Stanisław Lem, benim için sadece bilimkurgu edebiyatının dehalarından biri değil; distopyayı ve ütopyayı mizahi bir dille harmanlarken, teknolojinin insan doğası üzerindeki yıkıcı etkilerine kafa yoran gerçek bir filozoftur. Onun kaleme aldığı ve bugün bile geçerliliğini koruyan başyapıtı Gelecekbilim Kongresi, beni tam anlamıyla gerçekliğin teknolojik araçlarla nasıl manipüle edildiği üzerine derin bir sorgulamaya itti. Kitapta beni en çok sarsan durum, insanların acı çekmemek adına yanılsamaları gerçeğe tercih etmesi oldu. İlaçların ve kimyasalların etkisi altında yaşayan bir toplum düşünün; özgür iradeden ve samimi duygulardan tamamen mahrum bırakılmışlar. Herkes zorunlu olarak mutlu, herkes "iyilik halini" sağlıklı bir durum sanıyor. Lem’in bu gelecekte kurduğu dünya öylesine değişmiş ki, yeni kavramları anlatabilmek için kelimeler kaynaşmış, bambaşka sözcükler ortaya çıkmış. Yazarın bu dilbilimsel dehası, kurduğu dünyanın yabancılığını hissetmemiz için muazzam bir zemin hazırlıyor. Hikayeyi asıl ikiye bölen nokta ise 2039 yılından öncesi ve sonrası. Başkahramanımız Ijon Tichy, bu zaman kırılmasının ve kaosun ortasında kalıyor. Tichy'nin halüsinasyonlar arasında gerçeği bulma çabası, aslında günümüz modern insanının bilgi kirliliği ve bitmek bilmeyen manipülasyonlar karşısındaki çaresizliğini temsil ediyor. Lem bize onlarca yıl öncesinden şu net uyarıyı yapıyor: Teknoloji bizi özgürleştirmek yerine; bizi duymak ve görmek istediklerimize hapsederek en nihayetinde zihinsel bir kafese dönüştürebilir. Öyle kolay işlenecek bir konu olmamasına rağmen, Lem'in bu yapıtının sinema dünyasına nasıl ilham olduğunu incelediğimde taşlar yerine çok daha iyi oturdu. Gerçeğe Çağrı (Total Recall) ve Vanilla Sky gibi filmler bu kaygan gerçeklik zemininden fazlasıyla beslense de, en
Gelecekbilim KongresiStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 2020317 okunma
Masal Şehrinin Sır Yağmurları
9/10
·152 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 17:38
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere güzel mitolojik bir romanla geldim. İstanbul aşığı kişilerin severek okuyacağı bir eser. İstanbul'un tarihinden ve güzelliklerinden bahsetmeden geçmemiş yazarımız. Size kısaca yazarımızdan bahsedeyim biraz sonra kitabın konusuna geçelim. Asıl mesleği Noterlikten başkatip olarak emekli olan yazarımız, biyoenerji ve Quantum nefes, modern şifa, Matrix gibi birçok alanlarda çalışmaları olmuştur. Polisiye ve metafiziğe ilgi alanı olan yazarımız bu konuda bilgilerini kitaba da yansıtmış. Gelelim konumuza... Selman başkomiser ve ekibi hiç durmadan olaylar çözüyorken polisliğin getirdiği zorlu mücadelelerden geçtiklerinden bahsediliyor. Selman başkomiser'in eski (rahmetli) nişanlısı Belkıs bilinmeyen sebeplerden ötürü denize kendisini atarak intihar etmiş. Şu anda dost, arkadaş ve belki daha yakın gördüğü Asya'sı ile görüşürken Asya'nın ona aşık bir eczacı hayalperest bir kadın olduğunu biliyor. Selman ise onun bu duygularını biliyor ve ondan geçmişini unutmak acılarını sonlandırmak için zaman istiyor. Selman ve ekibine gelen yeni bir olay ve çözülmesi gereken yeni bir keşif vardır. Deniz ve Derin iki kardeş küçük yaşta zorba, vahşi ve psikopat bir babanın kurbanı olan bu iki kızın annesi bu adam tarafından öldürülüyor. Deniz başından vuruluyor ve komada kaldıktan sonra gözlerini kaybediyor. Derin ise ayağından vurularak aksak kalıyor ve yağmur yağdığı günlerde acı çekiyor. Babaları kendisini de vurup intihar ediyor. Deniz ve Derin yetimhanede kaldıkları dönemde Deniz'e yetimhanenin müdürü Burhan Orak tecavüz ederken Cevdet denen çalışanda kızı ona getirerek yardım ediyor. Bu konu o dönemde kapanıp gidiyor ama Derin unutamıyor. Deniz her türlü kardeşine bakmaya çalışsa da Derin'in ruhsal çöküntüsü bitmiyor bir türlü ve kendini denize atarak
Roman
Masal Şehrinin Sır YağmurlarıNilgün Atalay · Kadran Yayınevi · 201913 okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2026 30. kitabı
Felsefe hayatımızı iyi yönde değiştirebilir mi? Fikirler Dünyası'nın başkanı Sokrates'in iddiasında haklı çıkmak için kurban seçtiği Ben Warner'a sorduğu soru bu. Ben de şunları sorayım: Cahillik mi mutluluktur bilgili olmak mı? Mutlu eden yalanlara inanmak mı rahatsız eden gerçekleri umursamak mı? Sorgulamanın dibine vurup en kutsal sayılanı, dini, yaratıcıyı, aileyi, adaleti, kaderi, devleti, tüm sistemleri, hayatı sorgulamak mı yoksa sorguyu yüzeysel/ dozunda bırakmak, beynin örümcek ağı tutmasından rahatsız olmamak mı? Fikir dahi olsa bir şey üretmeden yaşamak mı yoksa huzursuz olmak uğruna vicdan'ın sesini dinlemek mi? Sorular, sorular, sorular... Vicdan sahibi, üstüne kabullenemeyen yapıda olanların vay haline. "Duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa kendimi parçalayacak değilim. Ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem (Yeraltından Notlar - DOSTOYEVSKİ)." Galiptir bu yolda mağlup. Selam olsun kaybedeceğini bildiği halde savaştan kaçmayanlara; selam olsun en kutsala dahi isyan edenlere; selam olsun Sisifos'a; selam olsun kabullenmeyenlere, vicdan sahiplerine, her şeye rağmen insanlığını terk etmeyenlere, ilk günkü masumiyetini koruyanlara, kirlenmemişlere, masum ve saf kalplere, acı çektikçe inatla vazgeçmeyenlere... Felsefenin amacı ikna etmek değil şüphe oluşturmaktır. Kitabı okurken kâh filozofların karşısında mülakata giriyorsunuz kâh siz soru sorup filozofluğa soyunuyorsunuz. Karşınıza kimler çıkmıyor ki Sokrates, Kant, Marx, Nietzsche... Bu yönüyle Sofie'nin Dünyası'na benziyor. Bunun yanında kitabı okurken kendinizi Matrix üçlemesini, 2001: Bir Uzay Destanı, Kaynak (The Fountain - 2006), Truman Show, Black Mirror: Bandersnatch filmlerini; Black mirror dizisini ve Room 8 kısa filmini izlerken buluyorsunuz. Ayrıca Platon un Mağara Alegorisi kavramına
Duygu ve Düşünce
Portakalın Aklı OlsaLucy Eyre · Doğan Kitap · 200822 okunma
BEN,ROBOT
Puan vermedi
Isaac Asimov'un Ben, Robot kitabı dokuz öyküden oluşan bir romanın hikayeleştirilmiş hâli. Kitabın 50'li yıllarda yazıldığını göz önüne alırsak, insanlığın ilerki uzun yıllarda hayali gerçekleşmiştir. İnsanlık teknolojik çağına girmiş ve robot üretimine geçmiştir. Güneşin sistemimizde, insan gücünün yerini robotlar almıştır. Çocuk bakıcısından, uzay görevlerine kadar herşey robotlara yaptırılıyor. Bu anlamda dünya ekonominin gelişmesiylede altın çağınıda yaşıyor diyebiliriz. Hikayenin en kemikleşmiş hali, herşeyin üç yasa tarafından işleniyor olması. Nedir bu yasalar. 1. Robotlar insanlara zarar veremez, ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz. 2. Robotlar, Birinci Kanun'la çelişmedigi sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır. 3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun'la çelişmediği sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır. Her ne kadar bu robot kanunları yürürlükte olsada kusursuz bir şekilde işlemiyor. Bilim insanları yinede bir takım aksaklıklarla karşılaşıyorlar. Ve her ne kadar sorunla karşılaşsalarda bu sorunu kendi zekalarıyla aşmak zorunda kalıyorlar. Susan Calvin'in anılarından oluşan hikayelerde, bilim insanları her karşılaştığı sorunları mantıkla çözmeleri çok iyiydi. Her bölüm ilerledikçe robotlar bir üst düzeyde gelişiyorlar. Hikayede azda olsa politik eleştirlere değinilmiş, insan doğası ve felsefi çıkarımlarda hikayeden geri kalmamış. Eser daha çok gelecek öngörüsüyle ilgiliydi. Robotlar insanlardan daha zeki, ama insanlığı robotlardan koruyan şeyde bu üç yasa, zaten bu yasalar olmasa durum Matrix olayına evrilirdi. Ama bana göre kitap biraz ortalama bir eserdi. Çünkü şimdiki bilim-kurgu eserlerine kıyasla, biraz daha çağ dışı ve çok uçuk bir konu ortaya çıkarmış yazar. Tabii ki Asimov'un tek bir
Bilim-Kurgu
Ben RobotIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20229,4bin okunma
Reklam