BEN,ROBOT
Puan vermedi
Isaac Asimov'un Ben, Robot kitabı dokuz öyküden oluşan bir romanın hikayeleştirilmiş hâli. Kitabın 50'li yıllarda yazıldığını göz önüne alırsak, insanlığın ilerki uzun yıllarda hayali gerçekleşmiştir. İnsanlık teknolojik çağına girmiş ve robot üretimine geçmiştir. Güneşin sistemimizde, insan gücünün yerini robotlar almıştır. Çocuk bakıcısından, uzay görevlerine kadar herşey robotlara yaptırılıyor. Bu anlamda dünya ekonominin gelişmesiylede altın çağınıda yaşıyor diyebiliriz. Hikayenin en kemikleşmiş hali, herşeyin üç yasa tarafından işleniyor olması. Nedir bu yasalar. 1. Robotlar insanlara zarar veremez, ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz. 2. Robotlar, Birinci Kanun'la çelişmedigi sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır. 3. Robotlar, Birinci ya da İkinci Kanun'la çelişmediği sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır. Her ne kadar bu robot kanunları yürürlükte olsada kusursuz bir şekilde işlemiyor. Bilim insanları yinede bir takım aksaklıklarla karşılaşıyorlar. Ve her ne kadar sorunla karşılaşsalarda bu sorunu kendi zekalarıyla aşmak zorunda kalıyorlar. Susan Calvin'in anılarından oluşan hikayelerde, bilim insanları her karşılaştığı sorunları mantıkla çözmeleri çok iyiydi. Her bölüm ilerledikçe robotlar bir üst düzeyde gelişiyorlar. Hikayede azda olsa politik eleştirlere değinilmiş, insan doğası ve felsefi çıkarımlarda hikayeden geri kalmamış. Eser daha çok gelecek öngörüsüyle ilgiliydi. Robotlar insanlardan daha zeki, ama insanlığı robotlardan koruyan şeyde bu üç yasa, zaten bu yasalar olmasa durum Matrix olayına evrilirdi. Ama bana göre kitap biraz ortalama bir eserdi. Çünkü şimdiki bilim-kurgu eserlerine kıyasla, biraz daha çağ dışı ve çok uçuk bir konu ortaya çıkarmış yazar. Tabii ki Asimov'un tek bir
Bilim-Kurgu
Ben RobotIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20229,4bin okunma
5/10
·302 syf.··
2025 47. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 15:41
Hayatımda ilk defa film analizi kitabı okudum. Bunu okuyacağıma forumlarda da gezebilirdim ama işte amaç kitap okumak olsun. Öyle aman aman bir Matrix hayranı değilim. Aslına bakarsanız ben öyle hiçbir şeyin körü körüne hayranı değilim. Zaten kitapta da sadece hayranlık belirten yorumlamalar yok. Özellikle kitabın makineleri eleştirip yine üst düzey teknoloji kullanarak bu filmi yapmış olmaları ve filmde makinelere karşı olan kişilerin yine teknolojiyi kullanarak beceri elde edebilmeleri çokça eleştirilmiş. Aynı zamanda izlenme amacı güdüldüğü için verilmek istenen felsefik mesajın havada kaldığı da düşünülmüş. Matrix birçok şeyden parça parça içinde barındıran bir film. Daha önce önce Simülakrlar ve Simülasyon kitabını okumuştum ve bu kitap aslında Matrix’in özünü oluşturuyor. Okuması kolay bir kitap değil ama anladığım kadarıyla kitap kadar derin bir film değil. Ki zaten öyle bir film olsa bu kadar izleyici kitlesine sahip olmazdı. Matrix’i 1 kere izleyerek anlamanız mümkün değil. Nasıl ki bir kitabı okuduğunuzda anladığınız şeyle ikinci ve hatta üçüncü kez okumalarınızda farklı şeyler dikkatinizi çekiyorsa Matrix’i izlemek de öyle. Kimisine içi boş bir vurdu kırdı filmi kimine göre ise çeşitli metaforik anlamlar barındıran üst düzey bir başyapıt. İzleyeni kalitedine göre filmin anlanış biçimi değişiyor desem çok da yanlış bir şey söylemiş olmam.
Kırmızı Hapı YutmakGlenn Yeffeth · Gelenek Yayıncılık · 200314 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 00:00
David Eagleman bu kitabda insan beyninin necə işlədiyini, kimliyimizin necə formalaşdığını, qərarlarımızın, hisslərimizin və davranışlarımızın neyrobioloji əsaslarını izah edir. Kitabın dili sadə olduğundan oxumaq olduqca rahatdır. Kitabı bəzi fikirləri istisna olmaqla sevdim. Maraqlı, ən əsası düşündürücü kitabdı. Əla suallar qoyub ortaya, səni araşdırmağa sövq edir. Bu xüsusiyyət bir kitab da ən dəyər verdiyim şeylərdən biridir. Kitab 6 fəsildən ibarətdir: 1-ci fəsil: Mən kiməm? Bu fəsildə David Eagleman əsasən kimliyimizin necə formalaşdığını araşdırır. Beynimizdəki neyronlar onlar arasındakı əlaqə, genetik faktorlar və həyat təcrübələrimiz şəxsiyyətimizi necə qurur? Hətta burda çox maraqlı bir hadisəyə toxunur: Charles Whitman adlı bir şəxslə bağlı. Bu hadisə göstərirki kiçik bir fiziki dəyişiklik davranışımızı necə köklü dəyişə bilər. David Eagleman qeyd edir ki, Bizim “mən” dediyimiz şey sabit deyil, beyinin vəziyyətindən asılıdır. Eagleman dən fərqli olaraq mən “mənlik” anlayışını BEYİNLƏ əlaqələndirMİRƏM. Düşünürəm ki, Mənlik daha dərin bir qatdır və sırf fiziki sistemlə( neyronlarla) izah edilə bilməz. Bu, daha çox ruh və şüurun maddi olmayan tərəfi ilə bağlıdır. Yəni, beyin təcrübələri daşıyan alətdir, amma “mənlik” deyil. (Daha çox danışmaq olar... ) Sadəcə onun dəyişikliyə məruz qalması hissəsinə QATILIRAM. Məndə düşünürəm ki, ruh(mənlik) daim inkişaf edir və kamilləşir. Yəni o SABİT DEYİL, daim inkişaf edir. 2-ci fəsil: Reallıq nədir? Bu fəsil ən çarpıcı olanlarından biri idi. Burda izah olunur ki, reallıq dediyimiz şey beynimizin yaratdığı bir modeldir. Göz, qulaq və digər hisslər sadəcə məlumat toplayır, amma beynimiz bu məlumatları şərh edərək “reallıq” yaradır. Burada nümunə kimi illuziyalardan və zaman hissindən danışılır. Məncə hər birimiz
BeyinDavid Eagleman · Domingo Yayınevi · 20167,1bin okunma
Okunabilir!
6/10
·191 syf.·
2025 122. kitabı
Sufi Günlükleri serisinin son kitabı ile Muhyiddin Şekur'a veda ediyorum. Müslüman olduktan sonra tasavvuf yolculuğunu anlattığı günlüklerinde, yaşam içinde manevi işaretleri okuyabilme üzerine bir yol izliyordu. Bu seride de, yaşadıkları ile uhrevi boyutta eşitlemeye çalıştığı anılarından oluşan aynı yapıda ilerliyor. Bu kez seçtiği örnekler biraz daha ilginçti: Muppet Show gibi bir kukla gösterisinden seçtiği ile 'tasavvufa konu olacağı hiç aklıma gelmezdi' dediğim, üç bölüme ayırdığı Matrix filminden sahneleri, yaşadığı zaman içindeki yansımaları manevi dünyasında paralellik kurarak aktarıyor. Filmin içeriği ile hayatımızda görünenin ötesinde bir hakikate bağlaması elbette kendi açısından istifadesini katlayan bir durum olduğu gibi, okur için de farklı bir bakış açısı kazandırması yönünden en ilgi çekici kısımdı. Özellikle modern zamanda hızla ilerleyen yaşamı takip ederken iç dünyasına bakmayan, adeta robotlaşan insanoğlunun, durup ne için yaşadığı ve koşturduğunu düşünmesi açısından farkındalık oluşturan bir yaklaşımı var yazarımızın. Lakin, manevi dünyasında kurduğu paralelliğin tamamen kendine has bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Herkes için aynı şekilde gerçekleşmesi mümkün olmayacak hadiselerin, en küçüğünden en ehemmiyetli olanına kadar bir işaret olarak yorumluyor. Bunu, herkesin zaman zaman başına gelen, "öyle şeyler yaşadım ki, anlatsam inanamazsın" dediğimiz, bizim çoğu kez "tesadüf" olarak isimlendirip (şahsen tesadüflere inanmam:), ihtimallerin aklımızın alamayacağı boyutta gerçekleşmesi üzerine şaşkınlığa düştüğümüz hadiselere benzetebiliriz. Yazar, maddi yaşamı manevi yaşama bağlamak için çok samimi bir gayrette olduğunu açıkça gösterirken, deneyimlerinin okuyan için bir manası olmuyor çoğu kez. Yani, kişisel deneyimi okur için fazlaca mistik hadiseler
Tasavvuf
Mercan Resiflerinin ÖtesiMuhyiddin Şekur · Sufi Kitap · 2024237 okunma
biraz da gerçekler
2/10
·448 syf.··
2025 73. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2025 00:07
Bu kitabı okumak nasıldı biliyor musunuz? Üçüncü sınıf bir aksiyon filmini ortasından izlemeye başlamak gibiydi. Ve filmi de televizyondan izliyordum: durduramıyorum, geri saramıyorum, başka kanal yok ve göz kapaklarım da bantlı. Yorumlara bakıyorum herkes öve öve bir hal olmuş, kitaba dönüyorum yirminci sinir krizimi geçiriyorum. (Okurken böyle hissettiğim dördüncü kitap)... Okumak çok yorucuydu. İnceleme yazmak da öyle olacak sanırım ama neyi neden beğenmediğimi anlatmak istiyorum. Konu konu toparlamaya çalışacağım. Olmazsa aldığım notlara göre ilerlerim. Bakalım... 1. Evren Kitabı hiç beğenmeyenler bile - yakın arkadaşlarım olsun ya da düşük puan verenler olsun - kurgu evreninin çok güzel, yaratıcı, düşünülmüş vs olduğunu söyledi. "Evren güzel ama işlenememiş, evren güzel ama yazılamamış harcanmış..." Klasik cümleler. Bana göre ortada zekice kurgulanmış bir evren yoktu. "Ya konu çok güzel, konuya kıyamıyorum" asla dedirtmedi. Ben eski bir wattpad okuru değilim, yazarı da kitabı da tanımıyorum, sürekli övüldüğü için merak edip aldım. O yüzden eskisini yenisini bilmiyorum, elimdeki metne göre konuşuyorum haliyle. Kitabın türü mafya mı? Bana göre mafya kurgusu değildi. Başarısız bir distopya idi. Neden böyle düşünüyorum. ÇÜNKÜ KİTAPTA ÖNEMLİ OLDUĞU SÖYLENEN BİR ŞEYLER VAR AMA BEN ÖNEM DERECESİNİ HİSSETMEK BİR YANA OLAYIN NE OLDUĞUNU BİLE ANLAMADIM. Sayfalarca... İlk yüz sayfada bile hâlâ kitabın BAŞLAMASINI bekliyorum. Distopik bir şeyler verecek kitap bana diye bekliyorum. Boşu boşuna... "Dünya kartlarla yönetiliyor." Tamam da nasıl nasıl nasıl? İki ya da üç kez sayfalarca Yasmin'in (bir ara Hisar'ın) saç mevzusunu okudum. Dünyanın yönetimi, kıyametlerin anlamı, felaketlerin nasılı, kuyruğunu yiyen yılanların taşıdığı söylenen mana Yasmin'in saç ajitasyonu
1000Kitap
BronzÖzge Naz · Ren Kitap · 20232,980 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2025 356. kitabı
Kanada doğumlu, gelişimsel bilişsel sinirbilimde uzmanlaşmış, İngiliz deneysel psikolog ve filozof Bruce Hood tarafından BENLİK’İN OLUŞUMU üzerine yazılmış güzel bir psikolojik eleştiri kitabı. Bu konuda söylenmiş çok şey var felsefe tarihinde ama nihayete ermiş değil söylenenler. Öncelikle, hepimiz özgür iradeleri ve bağımsız benlikleri olan bireyler olduğumuzu sanırız. Üstelik bu, çok yaygın ve bağlı olduğumuz bir düşünce. Ama yazar bu düşüncede değil. Yazar Bruce Hood, sinirbilim, davranış bilim ve diğer disiplinlerin sonuçlarından hareketle çarpıcı bilimsel bulgularla tersini iddia ederek şöyle diyor: Benliğimiz ve özgür irademiz birer yanılsamadan ibarettir. Benlik dediğimiz şey, *Düşünce, duygu ve anı gibi zihinsel çıktılardan oluşan bir "demet", *Yazılması hayat boyu süren bir öykü, *Çok sayıda melodiden oluşan bir senfoni, *Yaşamak için inşa ettiğimiz bir dış dünya modeli, *Zihinsel bir Matrix olarak yararlı ve kaçınılmaz bir yanılsamadır. Benliğin bir yanılsama olduğundan hareket eden yazar, 1-Benlik yanılsamasının beyinde nasıl üretildiğini, 2-Bireyin gelişimindeki önemli aşamalarla olan ilişkisini,
Benlik YanılsamasıBruce Hood · Ayrıntı Yayınları · 2014122 okunma