Keşke daha önce okusaydım dediğim bir kitap daha. Evet mevzu çok derin, kolay değil, yıkık dökük bir devrin sonrasında binbir zorlukla kurulan Cumhuriyet ve baş aktörü Mustafa Kemal. Tabi ömrünü hayatını yeni bir diriliş için çaba sarfeden bir kurtarıcınında bir aşk hikayesi olacaktı. Mavi gözlü dev, bir çok kadının göz hapsindeydi. Ama onun tek derdi, gözlerinin önünde harabeye dönen toprakların yeniden filizlenmesini sağlamaktı. Önce Fikriye girdi hayatına, sonra Latife. Aklı başında bir insanın çok net bir şekilde anlayabileceği gibi o, evliliğini bile vatanı için planladı. Kadının dünyadaki yerini en iyi şekilde gösterebilecek birinin olması gerektiğini düşündüğü için okumuş, bir kaç dil bilen, tahsilli olan Latife'yi seçti. Gel görki keskin sirke küpüne zarar misali, plan uzun vade de başarısız oldu.
Konunun meraklısı iseniz daha önce bir illaki bir kaç kaynaktan bilginiz vardır. Benimde vardı fakat, daha geniş ve daha önce bildiğim şeyler öğrenmiş oldum. Fikriyenin yaşadıkları, çabaları, Latife'nin beklentileri, yaptıkları. Beğendiğin bir çalışma olmuş. Keyif alarak okudum. Fikriyeyi ve latifeyi de kıskandım. Her ne kadar kendilerine göre çok iyi şeyler yaşayamamış olsa da, hiç onu canlı kanlı görmeyenlerden elbetteki şanslı sayılacaklar.
Uzun lafın kısası, okunması gereken bir eser. Yazarı okumaya devam edeceğim. Bu özel kitap için yazarın emeğine sağlık diyorum iyi okumalar.