Nokta ve virgül dışında noktalama işaretinin olmadığı, bu özelliğiyle birçok insanı yoran fakat beni yormayan bir kitap. Aksine hoşuma gitti bu şekilde yazılması. Bir kitapta dikkat ettiğim ilk şey üslup olur. Bu da üslubuyla beni kendine çeken kitaplardan biri.
Körlük kitabının devamı niteliğinde yazılmış. Körlük salgınının ardından boş oy salgınıyla devam ediyor.
-Spoiler
Kitabın sonunda şunu anlıyoruz kötüler her zaman kazanır.
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
Sizi birbirinden farklı hayatlara davet edecek, daha önce duymamış olduğunuz ilginç tarihi bilgilerle şaşırtacak ve aydınlatacak, Livaneli'nin kendine has anlatımıyla hoşunuza gidecek bir kitap.
Özellikle evde kalmamız gereken bu dönemde okuyacak kitap arıyorsanız tavsiye ederim.
Günümüzde örneğine sık rastladığımız bir konu işlenmiş olsa da, Dostoyevski'nin, içinde bulunduğu dönemin çok ilerisinde bir yazar olduğunu kanıtlar nitelikteki eseri. Hikayedeki ilgi çekicilik hiç eksilmediği için kitap hiç sıkılmadan okunabilir.
Baş kahraman Bay Golyadkin'in memnun olmadığı hayatı tekdüze bir şekilde ilerlerken bir gün kendisiyle aynı ada sahip ve kendisine tıpatıp benzeyen birinin, Bay Golyadkin'in çalıştığı yerde işe girmesiyle hikaye başlıyor. Birden hayatına giren bu kişi, Bay Golyadkin'in içinde sakladığı, belki kendisinin bile farkında olmadığı öteki benliği. Onu karşısında bir insan olarak gördüğünde rahatsız olsa da dost olmak istiyor. Fakat öteki benliğinin onu düşmanı olarak gördüğünü düşününce, kendisiyle bitmeyen kavgası başlıyor.
Kitabın sonu beni pek memnun etmese de en sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
Murat Menteş'in okuduğum ilk şiir kitabı. Romanlarındaki etkileyiciliği şiirlerinde bulamadım maalesef. Hayal kırıklığı yarattı bende diyebilirim. Umarım şiir değil roman yazmaya devam eder
Kitap, zihninde, diğer dünya hükümetlerinin elde etmek istediği fikri, kuramı barındıran Shevek'in, atalarının dünyası olan Urras'a yolculuğunu ve kendi dünyası Anarres'te bu yolcuğun sürecini anlatıyor. Urras ve Anarres iki kardeş dünya. Urras Anarres'in, Anarres ise Urras'ın Ay'ı. Urras mülkiyetçilerin dünyası. Anarres'te mülkiyet, hükümet, başkan, ordu, savaş hiçbir şey yok. Yalnızca dayanışma var. Kendi organlarına bile sahip olmadıklarını düşünüyorlar. Mesela burnum akıyor yerine burun akıyor demek onlar için daha doğru geliyor. Anarres halkı her ne kadar mutlu ve özgür olsa da çorak ve kurak olan dünyaları onları sürekli çalışmaya zorunlu kılıyor. Özgür olduklarını biliyorlar, çalışmak zorunda olmadıklarını biliyorlar fakat çalışmadıklarında, işlerini reddettiklerinde komşularının onları bencillikle suçlamasından da korkuyorlar. Toplumdan dışlanmaktan korkuyorlar. Hiyerarşik bir düzen yok fakat toplum baskısı devrimci Anarres halkının özgürlüğünü kısıtlıyor diyebiliriz.
Anarres'te her insanın kendine özgü bir adının olması kitabın en sevdiğim yanı oldu. Dünyada o isme sahip tek insanın siz olduğunu bilmeniz çok güzel bir duygu olsa gerek.