"...harp sahasında kalın paltolarla kaba çizmelerin içinde uykusuz üç dört gece geçiren bu zat, salonlarda pek mahirane vals edermiş; tanıyanlar Mustafa Kemal Paşa'yı yalnız gözü yılmaz bir kumandan diye değil aynı zamanda salonlarda pek lezzetle aranan nazik, terbiyeli ve zeki bir kavalye diye anıyorlar."
23 Nisan 1920. Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.
Meclis binası tamamlanmamış bir binaydı. İnşaatına 1915'te başlanmış, yarım kalmıştı. Pencerelerinde cam yoktu. Çatısında kiremit yoktu. Bir okuldan sıralar getirilmişti, odun sobası kurulmuştu. Ankara'da kiralık ev yoktu. Zaten para da yoktu. Milletvekilleri öğretmen okulunda 25 kişilik koğuşlar halinde kalıyorlardı. Battaniye benzeri örtü ayarlayıp açık arazide yatanlar bile vardı. Çoğu sıtmaya yakalandı. Yemek ciddi sorundu. Bakkalın manavın malına çökmüyorlardı. Parasını vermeden ekmek bile almıyorlardı. Milletvekillerinin çoğu fiilen cephede vuruşuyordu. Fırsat buldukça Meclis'e geliyorlardı.