“Evet, kendisine acınılmasını istiyordu, onun merhamete ihtiyacı vardı. Ta kalbinde bir şey ona kendisini çekerek saçlarını gözyaşlarıyla ıslatacak sevecen bir kalp aratıyordu. O şefkat kalbi, o cömertlik sinesi kimin olabilirdi? Bunu tayin edemiyordu fakat biliyordu ki o, gözyaşları, o derin bir rahmet membaından saçlarına akacak sıcak yaşlar, kalbinin, biçare yaralı kalbinin, yaralarını yıkayacak, zehirlerini temizleyecek ve yalnız o vakit işte kendisini mahveden bu müthiş, bu ciğerlerini kavuran hummadan iyileşecek.”