Hayat, insanı sanat yoluyla yok olmaktan korumakla da kendini korumuş olur. Silenos'un bilgeliğine karşı, sanat yoluyla hayat dikilir. Bu başarı yalnız sanatındır. Aynı şeyi bilim her denediğinde, hayal kırıklığına uğrar. Sınırlarına kadar götürülen bilim, sanata, «ağı, varlığı baştan başa saran» sanata sığınmak zorunda kalır. Sokrates son günlerinde müzik yapar. Nietzsche bu düşünceyi şöyle dile getirir: «Yunanlı var olmanın korkunçluğunu, dehşetini biliyor ve duyuyordu: genel olarak yaşayabilmek için, kendisiyle hayat arasında, Olympos tanrılarının ışıldayan hayal dünyasını kurması gerekirdi». Yunanlılar yaşayabilmek için, tanrılarını yaratmak zorunda kaldılar. İnsanlar yaşayabilmek için, eserler yaratmak zorundadırlar. Nietzsche için sanat, var olmanın baş şartıdır.
"Yüksek sesle yaşamak ve sessizce ölmek dedin
Ve tekrar edip durdun sürekli: Var olmak."
Rilke
Ormanda dolaşırken bir gün Kral Midas, ağaçlar arasında Silenos'u görür; onun üstün bilgeliğinden faydalanmak için peşine düşer; sonunda yakalayınca, ona, insan için en üstün iyi olan nedir, diye sorar. Silenos susar. Kral ısrar edince, bir kahkaha atar, der ki: «var olamamak, varsa hemen ölmek, yok olmak; budur insan için en iyi olan». Kral Midas susar. Silenos elleri arasından kayıverir.