Son yıllarda hep düşünüyorum; yazgının kucağına mı düştük biz de? Ne denli yiğit olup ne yakıcı düşler kurarsan kur, karanlık kuyuyu boylayacaksın sonunda öyle mi? Tuzak genlerimize kazılmış! İğneleri göz çukurlarına işte böyle batırdı Oidipus! Tutkularımız mı kör etti bizi yoksa körlüğümüz tutkularımızı mı doğurup besledi; serpiltip geliştirdi bunca!
Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Shakespeare'in “Kral IV Henry ~ II” adlı tiyatro oyunu oldu.
Bu tarihi oyunun ikinci bölümünde Kral IV. Henry, bir yandan hastalığıyla boğuşurken diğer taraftan isyancıların baskısı altında sıkıntılı durumlar yaşanır. Kral'ın ölümüyle başa geçen, önceki havai ve esrik tutumlarıyla bilinen kral oğlu Hal ise bambaşka bir haleti ruhiyeye bürünerek V. Henry olarak krallığı yönetme iradesini gösterme eğiliminde bulunur.
#kitapalıntıları
&BAŞPİSKOPOS
...
Bu devirde insan kime güvenebilir?
Richard ayaktayken onun ölmesini isteyenler
Onun mezarına tapar oldu.
&KRAL
...
Krallığım sadece bu temanın sahnelendiği bir piyes gibiydi.
Evet sürekli olarak içimizde taşıdığımız o boşluk, o belirgin heyecan, mantıksızca geriye dönme ya da zamanın akışını hızlandırma isteği, belleğin o yanan okları; işte buydu sürgün duygusu.