Nietzsche'ye göre ahlakın ne olduğunu bulan, tüm değerlerin
değersizliğini de bulmuş demektir. “Tanrı”, “öte dünya”, “gerçek dünya” kavramları, var olan biricik dünyayı değerden düşürmek, yersel gerçekliğimiz için bir amaç ve ödev bırakmamak için, “ruh”, “tin”, “ölümsüz ruh” kavramları bedeni hor görmek, yaşamda önemsenmeye değer ne varsa hepsine karşı umursamaz bir tavır takınmak için uydurulmuştur.
Hiçbir makam, mevki, soy sop farkı yoktur ki, kafalarını sadece bellerinin hizmetinde kullanan, bir başka ifadeyle, onu iradelerinin emellerinin bir hizmetkarı olarak gören milyonlarca insan ile "Hayır! Kafa bunun için kullanılamayacak kadar değerlidir, o sadece kendi kendisinin hizmetinde kullanılmalıdır, bu dünyanın harikulade
ve çok çeşitli manzaralarını hoşnutluk içinde izleme ve
düşünmeye ve sonra da onu bir birey olarak kişiliğime
yanıt olabilecek şekilde, ister sanat ister edebiyat olarak, bir biçim içerisinde yeniden üretmeye çalışmalıdır" diyecek cesarete sahip çok az ve ender bulunur kimseleri, birbirinden ayıran derin uçurum kadar büyük olsun