Ebû Tu'me şöyle demiştir: İbn Ömer'in yanında idim. Bu sırada bir kişi geldi ve "Ey Ebû Abdurrahmân! Benim yolculukta oruç tutmaya gücüm yetiyor" dedi. Bunun üzerine İbn Ömer şöyle dedi: "Ben Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem'in 'Allah'ın verdiği ruhsatı kabul etmeyen (kullanmayan) kişinin Arafat dağları kadar günahı olur' buyurduğunu işittim."
"Hep merak etmişimdir, nedir bu bazı insanları dayanılmaz bir şekilde kendine çeken çağrı; kimini yollara, kimini denizlere, kimini dağlara götüren bu çağrı. Neden ve nasıl bazılarını her yerden, her şeyden kopartır da çoğu insan tarafından hissedilmez, anlaşılmaz bile. Sanırım bazı ruhlarda bu dünyaya karşı çok büyük bir açlık var. Zorba şöyle açıklıyor bunu:I've got enough fight in me to devour the world, so I fight.(İçimde dünyayı yiyip bitirecek kadar kavga var, bu yüzden dövüşüyorum.)Tutku içten geliyor, eylem yalnızca onun dışavurumu.Bir şair de şöyle demiş:
— Nereye bu yolculuk peki?
— Evimize hep evimize."