8/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:10
Luzia, gerçeklerin perdesi aralanıp bütün gerçekleri tek tek hatırladığında bir seçim yapmak zorundadır. Ya bütün bu olan herşeyi affedecek ta da tek tek hepsinden intikamını alacaktı. Yüzyıllardır düşmanını öldürebileceği bir hançeri, vampirlerin düzenlediği bir müzayedeye Sidra ile katılan Luzia, vampirler ile insanların arasındaki çatışmada büyük rol oynamaktadır. Hatıraların üzerine yalanlar bindiğinde Luzia kendini vampir karşıtı bir grubun içinde bulur. Gerçeğin asıl perdesi yüzüne çok sert bir şekilde çarptığında yüzyıllardır devam eden savaşı durdurmak için sevdiği adamı karşısına almak zorunda kalır. Bundan aylar öncesinde ilk kitabı okuyup evrenden ve yazılan hikayeden nefret etmiştim ve ikinci kitabı okumamama kararı almıştım. Daha sonrasında hikayeyi sevenler anlamayıp onlara kızmış ve onlardan nefret etmiştim. Açıkcası NG çok sevdiğim bir yazar ve bu çalışması gerçekten beni hayal kırıklığına uğratmıştı BAŞTA! Sonra içimde biriken meraka yenik düşüp ilk fırsatta serinin ikinci kitabını aldım ve son bölümleri okuduğumda, neden bu kitabın bu kadar çok sevildiğini anlamış oldum. NG yine yapacağını yapıp ters köşeleriyle beni kendine aşık etmeyi bir kez daha başarmıştı. Son bölümlerde aldığım hazzı ilk kitapta alamadığım için bu kadar çok sinirlenmiş olmalıydım çünkü ilk kitap beklentimin çok altındaydı. Yazarın diğer eserlerine nazaran bu eser bana çok basit gelmişti. Bu kitaptan bütün hazzımı almış bir şekilde bir sonraki kitabı sabırsızlıkla beklemekteyim. SPOİ OLABİLİR!!! Açıkcası Sidra beni şaşırttı. Lux ve Lu gibi ben de ona inanmış ve güvenmiştim. Ondan böyle bir şey beklemiyordum demek istemiyorum çünkü vampir sonuçta arkadaşlar. Yazar bunu defalarca kez belirmişti vampirler çok kolay yalan söyler diye. Ama biz üç salak (Lu,Lux and
1000Kitap
Canavarlar da HüzünlüdürN. G. Kabal · Dex Yayınları · 2025385 okunma
Protokol ile oturmadan önce okunmalı
Puan vermedi
Lie to me dizisinden sonra okumuştum gayet keyifliydi bir kişinin oturmasından el hareketlerine kadar değiştirebilecek dikkatini arttıracak bir kitap dizi ile kombinleyince çok daha keyifli :)
Dikkat Vücudunuz KonuşuyorAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20254,617 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·52 syf.·
2026 147. kitabı
Üçüncü Yeni - Sayı 44 (Nisan-Mayıs-Haziran 2026) Üçüncü Yeni Dergisi Edebiyatın insana, insanın ise kendi içine döndüğü o kadim duraklardan biri bu ay Üçüncü Yeni Dergisi ile yeniden bizleri selamlıyor. Toplam 52 sayfadan oluşan ve yayın hayatına farklı bir soluk katan dergi, 44. sayısında son derece vurucu, bir o kadar da zamansız bir temayı sayfalarına taşıyor. Yalnızlık. İlk defa sayfalarında kalem oynattığım ve genel yayın çizgisiyle bende büyük bir beğeni uyandıran Üçüncü Yeni, bu sayısında çok sesli ve zengin bir içerik haritası sunuyor. Derginin sayfalarını araladığınızda sizi karşılayan yazar Ayşegül Sözen Dağ röportajı, sayıya dinamik ve ufuk açıcı bir giriş sağlıyor. Bununla da kalmıyor, derginin özellikle şehir, etimoloji ve inceleme kısımları, edebi derinliği entelektüel bir zeminle besleyen, dergiye çok yönlü bir kimlik kazandıran en beğendiğim köşeler oldu. Kelimelerin kökenine inen, mekân ile insanı buluşturan ve metinleri masaya yatıran bu bölümler, dergiciliğin nitelikli örneklerinden birini sunuyordu. Ancak bu sayının benim için en hususi ve anlamlı yanı, kuşkusuz "Kalabalıklar Arasında Yalnızlık" başlıklı yazımla bu edebi iklime dahil olmuş olmamdır. Yazımda, insanın modern dünyanın keşmekeşindeki yalnızlığından ve münzevilikten yola çıkarak, kendi içime, yani kendi kitabım olan " Elifce "me dokunan bir iz sürdüm. Bu içsel yolculukta, edebiyat tarihinin kendi içindeki meşhur yalnızlarını da unutmadım, yol üstünde Franz Kafka ve Nilgün Marmara ’nın uğraklarına uğradım, ruhlarını saygıyla yâd ettim. Nihayetinde ise hayatın kaçınılmaz ve tek mutlak gerçeği olan ölüm ile kapanış yaparak, dünyadaki yalnızlığın aslında bütünü kuşatan, kaçılamaz bir hakikat olduğunu gözler önüne sermeye çalıştım. Bu derin ve
Edebiyat
Üçüncü Yeni - Sayı 44 (Nisan-Mayıs-Haziran 2026)Üçüncü Yeni Dergisi · Üçüncü Yeni Dergisi Yayınları · 20261 okunma
Seni İçime Gömdüm
Puan vermedi
Sevgili Tomris Uyar’ın Adnan Semih’in etkisinde kalarak Andrew Jolly’den çevirdiği bu küçük ama içerik olarak dev yapıt Kafka, Camus ve Dostoyevski karışımı bir estetik tatla kimlikleşiyor, belleklerimizde bir hüznün romanı olarak irileşiyor. Yapıtın yazarı hakkında yeterli bir bilgiye ise ulaşılamamış. Ancak bu bilge başka bir roman daha yazmış bu bilgiye ben ulaşmadım çünkü araştırmadım. Araştıranlara selam olsun. Diğer kitabının adı; A Time of Soldiers. Başka kitapları var mı? Bilmiyorum. Seni İçime Gömdüm, yaşamın odağında parçalanan aşk, sevgi değil ama bunların üstünde ya da bunların da anlamlandıramadığı psikososyal bir sürece denk geliyor. Yüreğe gömülen bir sevda neye denk gelir? Bence en acı ayrılıklara… Yapıt, ötekilerin romanı. Kavminden sürülmüşlerin… Bir çığlığın romanı: Seni İçime Gömdüm (Lie Down In Me). Yalın! Romanın erkek kahramanlarından Kabrero, kimdir ne iş yapar varlığını nasıl tanımlar ona da bakalım inceleme boyunca. Ama bir sevdanın ardı sıra sürüklenen bir insana bakar gibi. Roman: “Tan ağarırken ölmüştü kız.” cümlesiyle başlar. Kızılderili olan bu kız, hastadır. Bakıma muhtaçtır. Yaralıdır. Hasta bir kıza tutkuyla eğilişin alanı bir evliliğe kayar. “Karı” olarak kendi topraklarının kızlarından birisini seçmez kahraman. Eski kamyonlar yağlı çadırlar misalidir hayat… O yüreğindeki yangına tutkundur. Ağabeyine, sevdiği kızın ya da takıntılı bir şekilde içerikleştirdiği kadının hastalığından söz bile etmez: “Ağabeyine yaradan söz açmayı düşünmedi bile. Duygularını tıpatıp açığa vuracak sözcükleri bulabilse de -diyelim ki vardı böyle sözcükler- yine bir işe yaramazdı; onun sözcükleriyle ağabeyinin aklından geçenler, birbirini tutmuyordu ki” (s.14). Ağabeyi Kızılderili sosyal kişilik/toplum yaşantısını kendince gördüğü için kardeşinin vazgeçmesi
1000Kitap
Seni İçime GömdümAndrew Jolly · Ayrıntı Yayınları · 20221,075 okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
o zamanlar gerçekten tam da ihtiyacım olan şeydi, zamanlaması.. satırlar arasında kaybolduğum o vakitler ve beni içine çekip alan kurgu her şeyiyle çok güzeldi ama şimdi o kadar çok bayıla bayıla okur muyum bilemedim.. yine de nagi'me bu tatlı kurgusu için teşekkür ederim.
00:00 Biri Sizi DüşünüyorN. G. Kabal · Ephesus Yayınları · 20208,6bin okunma
7/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 215. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 02:08
Nehrin Bildikleri insanın kendi kimliğini, doğrularını ve köklerini bulma yolculuğu... bazen en büyük aldatmacaların en çok sevilenler tarafından yapılabileceği fikri??? Gerçek güç ve güven; körü körüne teslimiyette değil, hakikatin peşinden gitme cesaretindedir. ​aristokrat bir ailenin kızı inez, anne ve babasınin çölde kayboluşuyla birlikte tüm hayatını değiştirir. Halasının katı kurallarından ve balo salonlarından çıkıp tek basına tehlikeli yolculuklara atılır. Babasının ona gönderdiği yüzük ve aklındaki birçok soruyla... Oldukça inatçı, meraklı, cesur ve toplumsal cinsiyet rollerine pek uymayan, içinde anne babasına duyduğu özlem ve sevgiyle zaman zaman yanılgıya düşen ama cevaplarını bulana kadar durmayacak genç bir hanım. Kitapseverlerkulüp Kitabı birlikte okudugum arkadaşlarım t.me/kitapseverlerok... Alıntılar ​​"Daha önce var olmayan bir şeyin yavaş yavaş yaratılması süreci beni daima büyülerdi. Tapınağa, antik duvarlara sıvanmış sanata bu kadar yakınlık duymamın nedenlerinden biri de buydu. " Sanat, yaratıcısından daha uzun yaşamalıydı." ​ ​"Sihrin kendine ait bir aklı vardı ve neden bir nesneye veya bir kişiye sıçrayıp yapışırken, bir diğerine yapışmadığını kimse bilmiyordu." ​ ​ ​"Yabancı bir ülkedeydim, tamamen yalnızdım ve buraya kadar gelebildiğim için inanılmaz derecede gururluydum." ​ ​​"Şeytanlarını uzak tutmak için kullandığı duvarın arkasına çekildi... Şu gülümsemen sevgi sözcüklerin kadar boş." "İnsanların yaptıkları kötülükler, onlardan sonra da yaşar. İyilik­ler ise genellikle kemikleriyle birlikte gömülür" Gerçek, kalbimin etrafını sertçe sıkan demirden bir yumruk gibiydi.
Nehrin BildikleriIsabel Ibañez · Artemis Yayınları · 2025154 okunma