Silahlarla ülkeler, kitaplarla gönüller fethedilir. Kitaplar dünyayı değiştirmek için silahçılardan etkilidir. Ülkeler silahlarla fethedilir ama kitaplarla korunur.
İslam, kadının şanını yüceltip değerini artırmıştır. Onu erkeğin kardeşi ve hayattaki ortağı kabul etmiştir. Kadın erkekten de erkek de kadından bir parçadır. "Siz birbirinizdensiniz" (Ali İmran 195)
İslam, bütün insanlığın ve bütün zamanların dinidir. Bu din, yeryüzünde kula kulluğu yok etmek, şirk ve cehalet karanlığında debelenen insanlığı kurtarmak için gelmiştir. Bu din, kadın-erkek, karı-koca, zayıf-güçlü, zengin-fakir, amir-memur, işçi-patron kısaca kim olursa olsun ve hangi konumda bulunursa bulunsun herkes için rahmettir.
Evet bizi yıkan batılılaşma hastalığıdır ve bu hastalığın en çok sirayet ettiği alan da kadın ve ailedir. Bu nedenle Müslüman kızlarımıza gereken değeri vermeli ve onları Rabbani metod üzere eğitmeliyiz.
Ateşin ve demirin yıkamadığı bir düşünce haline gelmişti. Ateş ve demir zaman içinde oluşmuş bu düşünceyi yıkamamış ve bu binanın üstünlüğü alçak tağutları ezmişti. Tuğyan gidip kardeşler gelmişti. Tekrar tekrar tağutlar kardeşlerden bazılarının içlerine casus olarak sızdılarsa da her defasında bu casuslar ağaçtan kuru bir yaprağın düşmesi gibi düştüler ve safların arasına giremediler.
Kim olursa olsun, kadınla erkeğin vücut ve ruh yapısının aynı olduğunu iddia edebilir mi? Yine bir kimse, annelik ve babalık hadisesine inandığımız sürece hayatta kadının rolünün erkekle aynı olduğunu iddia edebilir mi?
İslam, kadına esas olarak tabii bir vazife vermiştir. Bu da evin iç idaresi ve çocuk terbiyesidir. Kadın bir genç kız olarak aile olmak için hazırlık yapar. Bir eş olarak evine, kocasına ve çocuklarına ait olur. Bütün zamanını evine ayırır. O evinin efendisi, idarecisi ve