Muad'Dib'in ailesiyle birlikte Arrakeen sokaklarından geçtiği o ilk gün, yoldaki insanlardan bazıları efsaneleri ve kehaneti hatırladılar; ve şöyle bağırdılar: "Mehdi!"
1000Kitap
şükür, ruhun üzerindeki 'hiçbir şey yetmiyor' illüzyonunu temizleyen en güçlü ciladır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
kul olduğunu ve acziyetini kabul etmek, ruhu özgürleştiren ilk adımdır.
Esasında Hacı'nın anlattıkları bütün eski eşkiya masallarındaki tekerlemeler... Bunu, işi ciddiye alanlar da biliyorlar ama tekrar tekrar dinlemek hoşlarına gidiyor. Beğenip de yap­maktan korktuklarını, "Bir ucundan biz de yapışalım" demeden başkasında seyretmek biraz kalleşlik ama kolay ..
Sayfa 413·Kitabı okudu
Şia'nın Kur'an'dan Çıkarımları...
"Şii müelliflere ait birçok eserde, imamların faziletleri ile ilgili olarak ayetlerden çıkarımlar yapılmıştır Örneğin; 'Allah, Adem'e isimlerin tamamını öğretmiştir' (Bakara 31) ayetinde Allah, imamların isimlerini kastetmiştir. 'Ben sizin rabbiniz değil miyim? diye sordu' (Araf 172) ayetinde aslında; 'Muhammed Nebiniz, Ali imamınız ve hidayete götürücü diğer İmamlar velileriniz değil mi? diye sordu'. 'Benim kullarıma senin gücün yetmez' (İsra 65) ayetinde Allah; ancak İmamları ve onların Şiasını kastetmiştir.' 'Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz' (İnsan 30) ayetinde; 'Allah bir şey dilediği zaman, İmamlar da o şeyi dilerler' kast edilmiştir. 'Onlar gayba inanırlar' (Bakara 3) ayetinde, kayıp imam kastedilmiştir. 'Hani Rabbin meleklere; Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti' (Bakara 30) ayeti; kayıp İmam hakkındadır. 'Onlar ceza gününü tasdik eden kimselerdir' (Mearic 26) ayeti, Mehdi'nin çıkışına işaret etmektedir."
Sayfa 79·Kitabı okudu
Din
YAVUZ VE HALİFELİK 2
İslam hukukunda halife devletin hatta dünyadaki bütün Müslümanların başıdır. Bu İslam’ın ilk dönemlerinde tekti. Sonradan aynı zaman diliminde birkaç halife olduğunu görüyoruz. Bu durum meşru mudur? Evet, dört halife ve Emeviler zamanlarında tek halife vardı. Fakat İslam Devleti de bir tane idi. Ancak İslam Devleti’nin süratle genişlemesi sebebiyle zaman içerisinde çeşitli sebeplerle pek çok İslam devleti ortaya çıktı. Bu şartlar içerisinde çeşitli beldelerde “emîrü’l-mü’minîn” veya “halife” adıyla müteaddit hükümdarlar ortaya çıkmıştır. Bu hadise ilk defa Abbasiler döneminde ortaya çıkmıştır. Nitekim Bağdat’ta Radi (v. 937) Abbasiler adına halife iken, Endülüs’te Abdurrahman, Kayrevan’da ise Mehdi emîrü’l-mü’minîn olarak devlet idare etmekteydiler. Bu durum aynı anda birden fazla halife olup olamayacağı hususunda çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Bunun üzerine ulema, her beldenin hükümdarının meşru olarak başa gelmesi ve hilafet için aranan şartları haiz olması durumunda, meşru halife sayılacağına fetva vermiştir. Buna karşılık bir hükümette veya bir beldede iki halifenin bir arada bulunması, hiçbir zaman için caiz görülmemiştir. Hiç kimse görmemiştir âlemde ey azizan Bir avrete iki er bir ile iki sultan Burada hilafetin tek bir şahsa münhasır olmadığı anlaşıldığı gibi aynı devlette iki başın yani halifenin olamayacağı da anlaşılmaktadır. Diğer taraftan tarihî bir gerçek olarak şunu da ifade edebiliriz. Çeşitli beldelerde farklı halifeler çıkmış ise de bunlar evvelki geleneğe uyarak Bağdat’taki halifenin manevi otoritesini tanımaya devam etmişlerdir. Moğol istilasından sonra ise Mısır’daki halife dünya Müslümanlarının başı addedilmiştir. Yavuz Sultan Selim Han’dan sonra Mısır’ın yerini İstanbul’daki halife alacaktır.
Sayfa 228 - TİMAŞ·Kitabı okuyor
Tarih