Bir günah işleyeceğin zaman semaya başını kaldırıp bak. Oradakilerden kork.Eğer bunu yapmazsan yere bak. Yerdekilerden utan. Semadakilerden korkmazsan,yerdekilerden utanmazsan kendini hayvanlardan kabul edip dilediğini yap.
Bir teorinin bilimsel bir hüviyete sahip olabilmesi için ş teorinin doğru olup olmadığını bilimsel deneylerle ispatlama şans ve imkânının bizde olması gerekir. Böylelikle hipotezimizin doğru olup olmadığını anlayabilir, elde edilen neticeye göre teorimizde düzeltmeler yapabilir veyahut teorimizi terk edebiliriz. Her türlü sınanma, deney ve gözlemlerle test ediİlebilme imkânı sunmasına rağmen çürütülemiyorsa teorimiz güçlü, tutarlı, bilimsel ve (o nispette) doğru demektir. Misal, “Bütün metaller ısıtıldığında genleşir.” şeklinde bir önerme yaptığımız zaman bu önerme bilimseldir. Çünkü bize kendisini yanlışlayabilme imkânı sunar. Bizim çeşitli metalleri alıp ısıtma ve bunun neticesinde meydana gelecek değişiklikleri görme olanağımız mevcuttur. Ne kadar çok metal üzerinde deney yaparsak teorimizin doğruluğu o oranda artar.
Deneylerde yanlışlanamadığı sürece de bu önerme doğru kabul edilir. Aksini iddia edenler için ise yanlışlama yolu açıktır. İsteyen, başka metalleri de ısıtarak bu önermeyi sınayabilir. İşte bir teorinin bilimsel olabilmesi için o teorinin bize kendisini yanlış” lama (sınama) imkânı tanımasından kasıt budur. Yanlışlansbilirse teori bilime ait bir teoridir, değilse metafiziğe.
Evrim teorisi bize kendisini sınama imkânı sunmadığından ikinci kötegoriye girer, Bilim insanlarının -gerek dolaylı gerekse doğrudanevrim teorisinin yanlışlanabilir veya sınanabilir olmadığını belirttiği birçok itirafıyla karşılaşıyoruz. Misal, Fransız paleontolog Philiphe Janvier evrim teorisini doğrudan test etmenin pratik olarak mümkün olmadığını ifade eder.” Çünkü kâinatın ilk oluşumundan bu yana tabiat hayatının akışını geriye sarıp gözlemlemek imkânsızdır. Evrim teorisinin balıkların sürüngenlere, sürüngenlerin kuşlara ve memelilere, maymunların insana dönüştüğü gibi her bir
Bir şeyin doğru olmasının ölçütü insanların onu benimsemesi ya da kabul etmesi değildir. İnsanların bir şeyden huzursuz olması, beğenmemeleri o şeyi yanlış yapmaz. Doğru insanların hoşuna gitmese de doğru olduğundan dolayı hakikattir. Hakikat insanların zevkine göre değişmez.